İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Kocaeli Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 44. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2021 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lütfü Türkkan (İYİ Parti), 9 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 610 kelime.
Lütfü Türkkan (İYİ Parti, Kocaeli). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfu-turkkan-27-2021-02-09-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94989
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında bütün veriler ortada, hesaplamalar ortada, veriler açık, eğer tarımın gayrisafi yurt içi hasıladaki payı 2002 yılındaki oranda kalmış olsaydı bugün tarımdan yaklaşık 445 milyar lira gelir elde edecektik. Bugün bu rakam sadece 276 milyar lira. Değerli arkadaşlar, en basit hâliyle, son on sekiz yılda iktidar partisinin tarımsal üretimi göz ardı etmesinin maliyeti ülkemize yaklaşık 167 milyar lira, bu da yaklaşık 25 milyar dolar demek. Çok önemli bir rakam. 3 milyar dolar için siz, ola ki oradan 3 milyar dolar bir kredi talebiniz gerçekleşmez diye Uygur Türklerine yapılan mezalimi görmekten imtina ediyorsunuz.
Başka bir çarpıcı gerçek de çiftçilerimizin tarıma olan inancını kaybetmiş olduğu, toprağa küsmüş olduğu gerçeği. Son on sekiz yılda 3,5 milyon çiftçimiz üretimi bırakmış. Bugün 10 milyona yakın işsiz vatandaşımız olduğunu tam da burada hatırlatmak istiyorum. Bunun 3,5 milyonu daha önce tarımla uğraşıp şu anda tarımı bırakmış olan insanlar.
İşsiz vatandaşlar umudunu kaybedip intihara sürüklenirken taş eksen yetişecek altın değerindeki topraklarımız yok olup gidiyor. Sakın ha, buradan kalkıp da çiftçiliği bırakan köylülerimize, vatandaşlarımıza, çiftçilerimize kimse kızmasın. Türk çiftçisini, Türk tarımını bitiren, kaderine terk eden, toprağına küstüren, iktidar partisinin dışa bağımlı tarım politikalarıdır. Hasat zamanı geldiğinde ithalat vergisi sıfırlanan çiftçi toprağına küsmesin de ne yapsın?
İki yıl önce buradan seslendik, “Mazottan alınan vergiden çiftçilerimiz muaf tutulsun.” dedik, “Gelin bu vatandaşlarımızın elinden tutalım.” dedik; iktidar partisi ve paydaşları önergemizi kabul etmediler. Değerli milletvekilleri, açın verileri bakın, son on sekiz yılda mazot ne kadar artmış biliyor musunuz? Yüzde 500, yüzde 500. Hepinizin tarımla uğraşan akrabanız, eşiniz dostunuz var; fiyatı yüzde 500 artan bir ürün var mı tarım ürünleri arasında? Mazot yüzde 500 artmış. Sattığı ürün piyasada değer kaybederken mazota servet akıtan çiftçi toprağına küsmesin de ne yapsın?
Hatırlayın, bundan birkaç ay önce patates mümessili Tarım ve Orman Bakanının Bakanlığının bütçesi görüşülürken tarımsal desteklerin 25 milyar liraya çıkarılmasına ilişkin önergemiz Komisyonda reddedildi. Daha destek ödemelerini zamanında yapmayı bile beceremezken bu yılki destek ödemelerini de enflasyona ezdirdiniz. Ülkenin potansiyeline inancı olmayan bir Tarım Bakanının -bu ülkenin potansiyeline gerçekten inancı yok bu Tarım Bakanının- vizyonsuz tarım politikaları karşısında Türk çiftçisi toprağına küsmesin de ne yapsın?
Araştırmalar ayçiçeği ithalatında dünya lideri olduğumuzu gösteriyor. Bütün dünyada yapılan ayçiçeği ithalatının yüzde 30,6’sını Türkiye gerçekleştiriyor. Ayçiçeğini kaça aldınız siz bu dönem? 3.650 liraya. 4.500 lira verseniz ne olur? Bu sene herkes gidip ayçiçeği eker. Kimse ekmiyor, ekmiyor, zarar etti adam yahu. O yüzden şimdi Rusya yasakladı, Ukrayna fon koydu. Ukrayna’dan gelecek haberi bekliyorsunuz. Ukrayna bir 155 dolar daha fon koyacak. Buradan söylüyorum, nisan ayından itibaren Türkiye'de yağ kuyruklarına hazır olun, yağ yok Türkiye'de. Yazın bunu bir tarafa, görün çünkü artık paranız olsa bile ithal edemeyeceksiniz. Hani Tarım Bakanı vardı ya, o patates mümessili, diyordu ki: “Ne olacak yahu, ekemezsek de paramız var, ithal ederiz.” Paranız varsa bile ithal edemeyeceksiniz, vermiyor adam, vermeyecek çünkü artık tarım ürünleri bir ticaret meselesi olmaktan çıkmıştır, uluslararası bir güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Sizi silah gibi tehdit edecekler tarım ürünleriyle, bizi tehdit edecekler, hepimizi tehdit edecekler. Bunun için hazırlıklı olmak lazım, ciddi tarım politikaları geliştirmek lazım. Aranızda bu işleri bilen mutlaka iyi insanlar vardır, kabiliyetli insanlar vardır, bırakın bu patates mümessilini ya; düzgün, bu işi bilen bir adam getirin, bu işi oturalım, komisyon kuralım… Yoksa vallahi de billahi de aç kalacağız arkadaşlar, bu işin şakası yok! 70’li yıllarda ben hatırlarım, bizim üniversite dönemimizde -arkadaşlarımız bilir- biz yağ kuyruklarına giriyorduk ya, Sana yağı kuyruğu. Bakkal dosttu, çok önemli bir adamdı. Niye? 3 paket Sana yağı verecek diye. Ona hazırlanıyoruz, ona doğru gidiyoruz.
Üzerinde durmamız gereken bir konu da hububat. Buğdayı en çok ithal eden ülkelerden bir tanesiyiz, yine ayçiçeğinde olduğu gibi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla)Sayın Başkan, biraz…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
90 konuşma daha · 9 Şubat 2021