İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle

Mahmut Tanal

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Ekim 2017 · 307 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Tanal (CHP), 18 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle); konuşma 307 kelime.

Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-26-2017-10-18-497-sira-sayili-kanun-tasarisi-nin-anayasa-ya-aykiri-maddeler-icerdigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62148

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkanım, sizden de alkış bekliyoruz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Biraz sonra alkışlarız.

MAHMUT TANAL (Devamla)İnşallah.

Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.

“Bu tasarı Anayasa’ya aykırı mıdır değil midir?” tartışması Komisyonda ileri sürüldü, Komisyon üyesi arkadaşlarımız ileri sürdüler, alt komisyonda da ileri sürdüler, gayet rahat, sıra sayısı burada, elimizde. Hukukta “Söz uçar yazı kalır.” denilen bir ilke var ve bu Komisyonda, alt komisyonda ve ana komisyonda ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık iddiası Komisyon tarafından karara bağlanmış değil, Anayasa’ya aykırı olmadığı şekilde bir karar oluşmuş değil. Öncelikle bunu belirtmekte yarar var.

Değerli arkadaşlar, şimdi, biraz önce hatip dedi ki… Burada resmî nikâhı herhangi bir dinî referans taşımayan devlet memurlarına verirsek o zaman dediklerinize katılırız. Dinî referans taşıyan bir devlet memuruna bunun verilmesinin tartışılması bugünün konusu değil. 1923 tarihinde Lozan Sözleşmesi’nin 42’nci maddesi tartışıldığı dönemde, o dönemde de azınlıklar kendi hukuklarıyla ilgili, evlenmeyi, boşanmayı, nafakayı, bunları tartışmışlardı. O dönemdeki gerek Hristiyan gerek Musevi diğer semavi dinler tarafından bu hak, imtiyaz istendiği zaman denilmiş ki: “Türkiye Cumhuriyeti devleti laik bir devlet olacak. O sebepten dolayı herhangi bir din, mezhep üzerinde bir ayrıştırma olmaksızın herkese dinî referansı olmayan kişi tarafından nikâh kıyılacak.” Ancak o dönem böyle bir güvence Türkiye Cumhuriyeti devleti veremedi çünkü Medeni Kanun 1926’da yürürlüğe girdi, Lozan Sözleşmesi’yle 1923’te bu tartışmalar başladı. Ancak yıl 1925’e geliyoruz. O dönemde Musevi ve Hristiyanlar ve diğer semavi dinlerin yetkililerince bu haktan feragat ediliyor, tek bir hukuk sistemi ülkede uygulansın diye 1926 tarihinde Medeni Kanun kabul ediliyor. Bizim o dönemdeki Medeni Kanunu’muzun 110’uncu maddesi, Sayın Muş, Anayasa 174/4, açık ve net yazıyor, devrim yasaları ve bu değiştirilemez; Anayasa’nın 2’nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine, Anayasa’nın 4’üncü maddesindeki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez” hükmüne, Anayasa’mızın 24’üncü maddesinin son fıkrasına ve en önemlisi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TANAL (Devamla)Sayın Başkan, bitireceğim, bir iki dakika… Özür dilerim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

123 konuşma daha · 18 Ekim 2017

123 konuşmanın tamamı →