İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Mahmut Toğrul

Gaziantep Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 78. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Mayıs 2019 · 485 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Toğrul (HDP), 15 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 485 kelime.

Mahmut Toğrul (HDP, Gaziantep). “Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-togrul-27-2019-05-15-kapadokya-alani-hakkinda-kanun-teklifi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77725

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi’nin üzerine şahsım adına söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu ve Genel Kurulun sevgili emekçilerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, tabii, şimdi öncelikle bir alan başkanlığı noktasında, Türkiye birçok tarihî, kültürel zenginlikleri olan bir coğrafya, Anadolu coğrafyası, her bir alanla ilgili ayrı bir kanun yapma yoluna gidilmesinin ciddi sıkıntıları olabileceğini düşünüyoruz.

İkincisi, burada alan başkanlığının bir komisyon tarafından yürütüleceği… “Komisyon” denince bizim aklımıza AKP’nin şimdiye kadar icraatları gelir ki AKP bu komisyonları birer arpalık gibi, kendi yandaşlarından oluşturur ve aslında konunun önemi ve gerekliliği ihmal edilir. Bunun sayısız örneği var.

Değerli arkadaşlar, komisyonun görevleri tanımlanmamış. Biraz önce AKP sözcüsü bir önergeyle bunu gidereceklerini söyledi. Ama işte kanunlarımızda böyle giderayak, hızlıca, tartışılmadan, üzerinde yoğunlaşılmadan yapılıp hızlı bir şekilde tekrarına düşmek gibi bir yol ve yönteme gidiliyor ve bunlar maalesef, aslında usul ekonomisi açısından da ciddi sıkıntılar yaratıyor.

Tabii, Kapadokya’nın korunması son derece önemlidir ama yanında Ihlara, bakın, yine on iki bin yıllık bir tarihî şehir olan Hasankeyf bugün sular altında bırakılıyor. Anadolu’daki her bir tarihî, doğal güzellik hepimizin, insanlığın ortak mirası. Bakın, yine Çin Seddi’nden sonra en uzun surlar Diyarbakır Surları bugün bakımsızlıktan yıkılıyor, burçlarının taşları dökülüyor ve bu Hükûmet döneminde hiçbir önlem alınmadı. Sur’da onlarca tarihî mekân yerle bir edildi, hiçbir önlem alınmadı.

Tabii, bu doğanın, tarihin korunması önemli ama -her şeyden önemlisi- bu ülkede bir toplumsal barış her şeyin önündedir değerli arkadaşlar. Bakın, bugün Türkiye'nin cezaevlerinde 3 binin üzerinde insan bu ülkeyi yöneten Hükûmet çıkardığı, altına imza koyduğu ulusal ve uluslararası anlaşmalara uysun diye bedenini açlığa yatırmış durumda, 3 binin üzerinde insan. Ve yüzlerce anne, her gün, haberlerde, sosyal medyada, gerçi yandaş medya bunları vermiyor ama… Her gün anneler, çocukları ölmesin diye cezaevlerinin önünde tartaklama görüntülerini yaşıyoruz.

Değerli arkadaşlar, anneler iki gündür Mecliste. Dün bizim grup toplantımıza geldiler ve tek istekleri var: “Bu ülke, hukukuna uysun ve cezaevlerinde çocuklarımız ölmesin.” Şu anda bizim grup salonundalar. Ben burada tüm partilerin grup başkanlıklarına bir çağrıda bulunuyorum: Gelin, birer komisyon kurun, annelerle görüşün; bu anneler ne istiyor, neden buradalar, neden ağlıyorlar ve neden her gün cezaevlerinin önünde bu hakarete maruz kalıyorlar, bir de onlardan dinleyin. Çok zor değil insanlarınızla konuşmak, çok zor değil değerli arkadaşlar. Bakın, grupta bekliyorlar sizleri.

Dün Meclis Başkanıyla görüştüler, hiçbir şey gelişmedi. Değerli arkadaşlar, bugün 30 kişi ölüm orucuna girmiş durumda ve her geçen saniye cezaevlerinde acı bir haberin gelmesine doğru bir işleyiş gösteriliyor, her an olumsuz bir haberin çıkma ihtimali var. Gelin, birbirimize kulak verelim; gelin, annelerimizi bir dinleyelim ne istiyorlar diye. Bunun siyaset malzemesi yapılmasına hiç ihtiyaç yok değerli arkadaşlar. Bu bir insanlık sorunudur ve istenen talep öyle yeni yasalar yapmanızı gerektiren bir talep değil; insanidir, hukukidir, ahlakidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda der ki: “Her yurttaş mahkeme önünde aynı haklara sahiptir. Hükümlü de olsa, tutuklu da olsa her hükümlü ve her tutuklu aynı haklara sahiptir.” Ama siz şu veya bu gerekçeyle birilerine farklı bir uygulama yaptığınızda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 15 Mayıs 2019

75 konuşmanın tamamı →