İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · SALI

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Ocak 2020 · 437 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Toğrul (Halkların Demokratik Partisi), 28 Ocak 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 437 kelime.

Mahmut Toğrul (Halkların Demokratik Partisi, Gaziantep). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-togrul-27-2020-01-28-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=84768

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen sevgili yurttaşlar; hepinizi öncelikle saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 24 Ocakta Elâzığ Sivrice merkezli, 6,8 şiddetinde bir depremle sarsıldık. Depremin etkisi Gaziantep’ten Trabzon’a kadar çok geniş bir alanda hissedildi ve deprem neticesinde maalesef 41 yurttaşımız yaşamını yitirdi, 1.600’ün üzerinde yaralı var.

Değerli arkadaşlar, her şeyden önce, yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Değerli arkadaşlar, aslında her fırsatta vurguladığımız bir şey, Türkiye deprem riskiyle karşı karşıya olan, ciddi risk içeren fayların üzerinde olan bir ülke. Çarpıcı bir örnek vermek istiyorum değerli arkadaşlar: 17 Ağustos depreminden bu yana ülkemizde 165 bin deprem olduğu ifade ediliyor, 165 bin yani aslında neredeyse sürekli oynayan fay hatları üzerindeyiz.

Değerli arkadaşlar, tabii ki depremle ilgili üç aşama var. Birincisi: Depremden önce yapılması gerekenler, atılması gereken adımlar. İkincisi: Deprem sırasında yapılması gerekenler ve nihayetinde üçüncüsü: Depremden sonra yaşananlardan çıkarılması gereken dersler ve yapılması gerekenler şeklinde.

Şimdi, değerli arkadaşlar, ülkemiz 17 Ağustos depreminde büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. O tarihte depremin yaralarını sarmak ve aynı zamanda önlemlerin alınmasını sağlamak üzere o dönem bir özel vergi de koyduk; “özel iletişim vergisi” adı altında koyduğumuz vergi önce bir yıllığına, sonra da sürekli hâle getirildi. Bu vergiyle şu ana kadar ülkemizde 65 milyarın üzerinde bir paranın toplandığı biliniyor yani eski rakamla 65 katrilyon. Değerli arkadaşlar, bu parayı ne yaptınız diye sorduğumuzda yürütme tarafından neredeyse vatan hainliğiyle karşı karşıya kalan ifadeler kullanılıyor. Peki, sormayacak mıyız değerli arkadaşlar, ne yaptınız bu deprem paralarını? Bu parayla kaç binayı güçlendirdiniz? Ne kadar bina hâlâ risklidir? Bakın, ben daha buraya çıkarken Manisa Kırkağaç’ta 4,3 şiddetinde bir deprem yaşandı, düşünün, 4,3 şiddetindeki depremde bile yıkımla karşı karşıya kalıyoruz. Bu ne demektir? Gerekli önlemler alınmamış demektir değerli arkadaşlar. Gerekli önlemler alınmadığı gibi tam tersi, aslında binaların yapılması sırasında da gerekli çalışmaların yapılmadığını da görüyoruz. Tam tersine, binaların kaçak yapılması, ruhsatsız yapılması için de zemin hazırlanıyor. Biliyorsunuz, imar barışı adı altında yasalar getirildi. Burada da, şu ana kadar 16 milyar civarında bir para toplandı. Peki, ne oldu bu paralar? İmar barışı nedir? Kiminle barışıyorsunuz? Deprem olduğunda enkaz altında yaşamını yitiren yurttaşlarımızla mı barışıyorsunuz değerli arkadaşlar?

Değerli arkadaşlar, yeterli önlemin alınmadığını, bu paraların da hukuksuz bir şekilde harcandığını biliyoruz. Dönemin Maliye Bakanına bu paranın akıbeti sorulduğunda “Duble yollar yaptık.” dendi. Duble yollar yurttaşların yaşamını kaybetmesini engellemedi değerli arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, tabii, önemli bir diğer nokta da deprem sırasında yapılması gerekenler. Şunu öncelikle ifade etmek gerekir ki Türkiye halkları gerçekten, Elâzığ depreminde ciddi bir sınav verdiler. Kürt’üyle Türk’üyle, Alevi’siyle Sünni’siyle bu coğrafyada yaşayan tüm yurttaşlar yaraların sarılması…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 28 Ocak 2020

61 konuşmanın tamamı →