İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Meslek odaları başkanları ve yöneticilerinin seçimde aday olabilmeleri için istifa etmeleri zorunluluğuna ilişkin

Mehmet Ali Susam

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Kasım 2013 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Susam (CHP), 6 Kasım 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MESLEK ODALARI BAŞKANLARI VE YÖNETİCİLERİNİN SEÇİMDE ADAY OLABİLMELERİ İÇİN İSTİFA ETMELERİ ZORUNLULUĞUNA İLİŞKİN); konuşma 490 kelime.

Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Meslek odaları başkanları ve yöneticilerinin seçimde aday olabilmeleri için istifa etmeleri zorunluluğuna ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-24-2013-11-06-meslek-odalari-baskanlari-ve-yoneticilerinin-secimde-aday-olabilmeleri (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=26412

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, öncelikle, gündem dışına geçmeden önce, hassasiyetinizle bu konuda bana söz verdiğiniz için size teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün söyleyeceğim konuyu tüm Meclisin dikkatle dinlemesini rica ediyorum. Konu şu: Mart ayında yerel seçimleri yapacağız. Yerel seçimlerde aday olmak isteyen –meclis üyeliğine veya belediye başkanlığına- bütün kamu kurumu niteliğindeki seçilmiş meslek odalarının başkan ve yöneticileri eğer aday olmak istiyorlarsa bulundukları görevden istifa etmeleri gerekiyor. Bu, Yüksek Seçim Kurulunun bir müracaat üzerine verdiği yorum. Bu yorumun öncelikle yanlış olduğunun altını çizmek istiyorum çünkü yerel yönetimler yasasında, seçilmiş insanların istifa zorunluluğu yoktur ama 2010 yılında çıkarılan Milletvekili Seçimi Kanunu’na atıfta bulunarak “Burada hüküm yok ama Milletvekili Seçimi Kanunu’nda istifa etmesi gerekenler sayılıyor, bunların içerisinde kamu kurumu niteliğindeki meslek odaları da var.” deyip görüşünü böyle oluşturmuş. Şimdi, binlerce yönetici, aday olmak için görevlerinden istifa etmek, seçildikleri görevden istifa etmek zorunda kalıyorlar.

Değerli arkadaşlar, bu, bu Meclisin düzeltmesi gereken bir konudur. 2010 yılındaki Milletvekili Seçimi Kanunu’yla demokratikleştirdiğimiz, hatta ileri demokratik ülke yaptığımızı iddia ettiğimiz Türkiye’de, seçilmiş, toplumun önderleri olan insanların milletvekili, belediye meclisi üyesi, belediye başkanı olmasını engellemek doğru mu? Kimler bunlar? Esnaf odaları başkanları, yöneticileri, ticaret odaları, sanayi odaları, ziraat odaları, mimarlar, şehir plancıları ve benzerleri. Yani, bu insanlar meclislerde, yerel yönetimlerde yoksa kim olacak? Size soruyorum: Bu insanlara “Seçildiğiniz görevlerden istifa edin.” deme gereğini nasıl duyarsınız? O insanların orada güçlü olması, arkasında bulunan, temsil ettikleri kişilerin gücüyle orantılıdır.

1980 öncesinde de 1980 sonrasında da aynı görevde bulunan insanların hiçbir şekilde istifa etmeden meclislerde ve bu Parlamentoda oldukları olmuştur ve kanun bu şekildeydi. Ama, şimdi, geldik, bu yıl, bu yerel seçimlerde, bu insanların aday olabilmek için istifa etmeleri zorunlu oluyor.

Yüksek Seçim Kurulu kararlarına itiraz edilemiyor ama bunun çözüm yolunu bu Parlamento bu seçim dönemi için bulmak zorundadır. Ben gittim, Adalet ve Kalkınma Partisinin en üst düzeyde temsilcilerine bunu anlattım. Bu konuda TESK’e, TOBB’a ve TMMOB’a görev düşmektedir, seslerini çıkarmalı, bu insanların bu konuda etkin olmasını sağlamalıdırlar.

Bakın, geçen gün, Cunda Adası’nda bir fotoğraf gördüm duvarda; Meclisin üyeleri var, 1946 yılındaki esnaf nitelikleri yazıyor orada. Yani, biz 1946’dan 2013’e gelmişiz, esnaf yöneticilerinin Parlamentoda veya yerel parlamentoda olmasını engelleyen bir anlayışımızı “ileri demokrasi” dediğimiz –tırnak içerisindeki- rejimde savunma noktasında kalıyoruz. Böyle bir şey kabul edilemez. Bu anlamıyla hem Hükûmeti hem iktidar partisini ve tüm Parlamentoyu…

Demokratik bir sistemde katılımcı bir demokrasiyi işlevli hâle getirmenin yolu: Örgütlü güçler o kurullarda olmalı ve orada hak ve menfaatlerini arayabilmelidir.

Bu dediğim insanların temsil ettiği kitleler milyonları ifade etmektedir. Milyonları ifade eden örgütlü kesimin seçilmiş temsilcilerini Parlamento dışında, yerel parlamentoların dışında bırakmak hiçbir şekilde kabul edilebilecek bir nokta değildir. Bu nedenle, bugün, bu konuyu dikkatle izleyen bütün Türkiye’deki oda yöneticileri ve başkanları sizleri ve bu Parlamentoyu izliyorlar. Hem Hükûmetten yanıt bekliyorum hem iktidar partisinden yanıt bekliyorum. İş birliğiyle bu işin kısa sürede çözülmesini ve demokratik bir yerel seçimde bu temsilcilerin o parlamentolarda demokratik tepkilerini gösterebilecek ve ülkenin demokratik yönetimine katkı koyabilecek bir durumda olmalarını hassaten rica ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 6 Kasım 2013

58 konuşmanın tamamı →