Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Mersin Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 500 kelime.
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149233
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Aslında bir örnek olay üzerinden piyasalardaki hisse manipülasyonunun hâlâ nasıl devam ettiğini anlatmaya niyetim var idi ama şu oylamadaki tablo üzerine birkaç cümle söylemeden geçmek istemiyorum.
Hepimiz için Anadolu'da çokça ifade edilen bir cümleyi yeniden hatırlama vaktidir, o da maaşını helal etmek yani bir iş karşılığında bir ücret alıyorsunuz ve bu iş için ortaya koyduğunuz emek, çaba ve sürenin sonucunda kendi kendinize "Ben bu maaşı acaba helal ediyor muyum?" diye sormak durumundasınız. Milletvekilinin bence maaşını helal edebilmesinin en az üç ayrı yönü var; birincisi, kendi seçim bölgesinde seçmeniyle kurduğu iletişim ve seçim bölgesinin sorunlarını Ankara, Hükûmet ve Meclis gündemine taşıma kapasitesidir. İkinci helallik yolu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına katılmak ve burada ortaya koyduğu performanstır. Üçüncüsü de seçildiği listelerden yani partisinin kendisine vermiş olduğu vazifeleri yerine getirmek yoluyla maaşını helal etmektir.
Az önce Türkiye'de en az 7 milyon ailenin doğrudan etkilendiği, Türkiye piyasalarının 100 milyar dolar değer kaybettiği, binlerce vatandaşın ekranlardan izlediği bir kanuna dair önerge ve görüşmeler iktidar sıralarından sadece 55 kişinin oylamaya katılımıyla gerçekleştirildi ve dün tümü üzerinde görüşmeler yapılırken de içeride 8 arkadaşımız vardı, bir ara bu 8 arkadaşımıza da referans vererek bir "tweet" atayım dedim ama sonradan vazgeçtim.
Arkadaşlar, kimse kimseyi zorla milletvekili yapmıyor ve biz milletvekili olmak ve bu yemini etmekle birlikte seçim bölgemize, Anayasa'da yer aldığı şekliyle Türk milletine ve partimize karşı sorumluluk sahibiyiz. Allah aşkına, bu kadar önemli bir konunun görüşmelerini dahi takip etmeye değer bulmuyorsanız üç ayda bir aldığınız maaşı helal edip etmediğinizi lütfen bir düşününüz. Sadece lider otoritesi, sadece grup yönetiminin size karşı ricaları değil ruzimahşerde manevi bir duygu olarak da bu maaşın karşılığını her aşamada ne kadar verdiğinizi düşünün diyorum.
Sürem de çok azaldı ama yine de kendi gündemime de değinmek istiyorum, özellikle SPK'yi temsilen gelen arkadaşların dikkatini çekmek istiyorum. İki gündür hem özel basın toplantısı hem de bugünkü söz almada Sayın Günaydın Gündoğdu şirketinden bahsetti. Ben Gündoğdunun sahipleri kimdir, politik bağlantıları nelerdir, buna girmeyeceğim ama bu örnek olay da o kadar vahim ve devam eden çarpıcı durumlar var ki kısaca bunlara dikkat çekmek istiyorum. 35 liradan halka arz ediliyor, 2.700 liraya kadar fiyatı çıkıyor ve Arçeliki geçiyor bir dönemde piyasa değeri. Gündoğdu firması peynir üretiyor ve bu, bir şekilde piyasa şartları nedeniyle 2026'nın şubat ayında 16 Şubatta KAP'a bildirimde bulunuyor; diyor ki: "Ben peynir üretimini durdurdum, 169 olan personel sayımı da 2'ye düşürdüm." Bu bildirimi yaptığı gün, Gündoğdu kâğıdının piyasa değeri 294 lira ve devam eden süreç içerisinde 2.700 liraya kadar çıkıyor. Üretimini durdurmuş, eksi gelir beyan eden, finansal varlığı dahi 500 ya da 600 milyon lirayla tarif edilen, denetleyicinin uygun görüş bildirdiği bir kâğıt bir anda yüzde 818,37 değer kazanıyor ve geliyor 2.700 liraya; bu, tabii, Pusula Holdingin marifetiyle oluyor, daha sonra 15 Eylülde patlıyor. Patlayınca taban, taban, taban, taban bugüne kadar geliyor.
Şimdi, bir yerde suçüstü bir hırsızlık vakası yaşandığında Emniyetin otoritesi ve gücü, devletin kamu otoritesi ve gücü orada en azından kısa vadede ikinci bir hırsızlık yapılmasının önünde engel olmalı değil mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
120 konuşma daha · 21 Ekim 2026