CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Muğla Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Nisan 2016 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Erdoğan (MHP), 20 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 592 kelime.
Mehmet Erdoğan (MHP, Muğla). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-26-2-2016-04-20-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=47742
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET ERDOĞAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu önerge hakkında konuşmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.
Öncelikle, tabii ki ülkemizin birliği beraberliği için bugüne kadar can vermiş, kan vermiş bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum; gazilerimize, özellikle şu anda GATA’da yatmakta olanlara Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyorum ve hâlihazırda da terörle mücadele konusunda gecesini gündüzüne katarak canı pahasına mücadele eden askerimize, polisimize, korucumuza ve orada görev yapan herkese başarılar diliyorum; Allah onların yâr ve yardımcısı olsun.
Şimdi, tabii, AKP iktidarının terörle ilgili yaptıklarını masaya bir güzel yatırmak lazım. Ondan sonra, yapılması gerekenleri ikinci etapta konuşmak lazım. AKP iktidara geldiğinden bu yana hep teröristlerle içli dışlı hareket etmeyi kendisine bir yol haritası olarak belirledi. Önce emniyetin içinde, terörle mücadele konusunda uzun yıllardır tecrübesi olan, birikimi olan özel harekât birimlerini, terörle mücadele birimlerini darmadağın etti, emniyeti paralel ortaklarına teslim etti. Dolayısıyla, artık emniyet terörle mücadeledeki hafızasını kaybetti. Arkasından, paralel ortaklarınızla birlikte orduya el attınız. Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla ordunun en mahrem noktalarına kadar girdiniz, o “gizli tanık” dediğiniz birtakım teröristlerin ifadeleriyle “Ergenekon’du, Balyoz’du.” diye ordunun içinde terörle mücadele etmiş her kim varsa onları yargıladınız ve emniyetin, jandarmanın, ordunun psikolojisini bozdunuz. Tabii ki bu saatten sonra terörle mücadele yapmayı zorlaştırdınız. Bunları yaparken öbür taraftan Habur’da teröristleri törenle karşıladınız, Oslo’da onlarla masaya oturdunuz ve terör artık toparlanıp yeniden devletimize, milletimize saldırıya geçtiğinde siz “çözüm” adlı çözülme sürecini, ihanet sürecini devreye koydunuz ve bu süre içerisinde de “Aman bunlara dokunmayalım, biz bunlarla masada uzlaşacağız.” dediniz. Yani orada operasyonlara izin vermeyen valinin iradesi AKP iktidarının iradesiydi. Orada tabii ki şunu da unutmamak lazım, iki tane sorumluluk var: Bir, kanunsuz emir veren iktidarın siyasi sorumluluğu. İki, kanunsuz emirleri yerine getiren, onları hiç sorgulamayan bürokratların sorumluluğu. Bu bakımdan, AKP’nin bu hesabı vermesi elbette ki çok zor olacak.
Yine, hâlihazırda, bugün de devletin yürürlükteki kanunlarını doğuda başka, batıda başka uygulamaktasınız. Doğuda teröristler elini kolunu sallayarak gezebilmekte ama batıda en ufak bir trafik suçu ihlalinden dolayı insanlara o güvenlik kuvvetleri farklı davranmaktadır, bu ikircikli görüntünün de ortadan kalkması lazım.
Dış politikada yaptıklarınız ortada; Irak’ta gelinen nokta, Suriye’de gelinen nokta ortada. Gene, Sayın Cumhurbaşkanı Amerika’ya gitmeden önce “Ey Amerika, biz PYD’yi terör örgütü görüyoruz, sen de kararını ver.” diye burada herkes bağırıyordu, bu Genel Kurulda da bağırdı bütün AKP sözcüleri. Ama Cumhurbaşkanı Amerika’dan dönerken ses soluk kesildi, artık “Ey Amerika” lafları bitti, “Ya PYD için Amerika’yla da ilişkilerimizi bozacak değiliz.” noktasına gelindi. Dış politikada böyle zikzaklarla terörle mücadeleyi sürdüremeyiz. İçeride de dışarıda da bütün teröristlere karşı iradenin ortada sağlam durması lazım.
Yine, şu anda güvenlik güçlerimiz gece gündüz mücadele ediyorlar ama inanın hepsinin kafasının arkasında büyük bir soru işareti var. “AKP geldi, 90’larda terörle mücadele edenleri yok faili meçhuldü, yok şuydu, yok buydu hesaba çekti. Bizim bugün yaptığımız mücadeleyle ilgili yarın bize de AKP iktidarı kazık atacak mı?” diye bir endişe hepsinin kafasının arka tarafında var.
HASAN BASRİ KURT (Samsun)Hiçbir endişe yok, hiçbir endişe yok.
MEHMET ERDOĞAN (Devamla)Bu endişe var, var, var!
HASAN BASRİ KURT (Samsun)Aslanlar gibi çatışıyorlar, aslanlar gibi.
MEHMET ERDOĞAN (Devamla)Bunu giderecek bir kararlılık lazım. Boşuna oradan laf atma, kürsüye gelince anlatırsın, bırakın bu işleri.
HASAN BASRİ KURT (Samsun)Kimin değirmenine su taşıyorsunuz!
MEHMET ERDOĞAN (Devamla)Biz de bu işi biliyoruz, biz de bu insanların içindeyiz, biz de bu insanlarla her gün görüşüyoruz. Bunları geçin kardeşim.
İSMAİL OK (Balıkesir)Gerçekler acıdır, gerçekler, tamam mı?
MEHMET ERDOĞAN (Devamla)Arkadaşlar, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda otuz yıldan fazla birikimi var. Türkiye’nin Avrupa’dan, Amerika’dan, şuradan buradan terörle mücadele konusunda tecrübe satın almaya ihtiyacı yoktur.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 20 Nisan 2016