İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 72. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Mehmet Günal

Antalya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 72. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Nisan 2016 · 884 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Günal (MHP), 13 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 884 kelime.

Mehmet Günal (MHP, Antalya). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-26-2016-04-13-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=47385

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET GÜNAL (Antalya)Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, grup önerisinde, İran’da yapılan operasyon sonucunda “fesat fil arz” tabir ettikleri yani “yeryüzünde fesat çıkarmak” olarak tabir ettikleri suçla mahkûm edilen, idama mahkûm edilen Babek Zencani’nin Türkiye’deki işlerle ilgili söylediği şeyler üzerine bir komisyon kurulmasını talep etmiş arkadaşlarımız. Ama tabii bunun burada çok fazla tartışılmasının nedeni, şu anda yine onlarla bağlantılı olan ve geçmişte, geçen dönem burada hem araştırma komisyonu kurulması için hem de gensorularla ilgili vermiş olduğumuz birçok önerge vardı. Bunlar tartışılırken de defalarca siz bunları akladınız, soruşturulmasını da engellediniz.

Şimdi, buradaki rakam çok büyük, az önce Sayın Çıray da bahsetti, araştırma önergesinde de var, 8,5 milyarlık bir şeyden bahsediliyor. İran kendisinin 2,8 milyarını çaldığını söylüyor. Ama, ben sizin dikkatinizi birkaç şeye çekmek istiyorum bu vesileyle. Babek Zencani’nin tutuklandığı tarih 30 Aralık, suçlandığı tarih aralığın sonu, 2013. Size bir şey hatırlatıyor mu? 17-25 Aralık 2013… 17-25 Aralıkta… Bugün Reza Zarrab’ın tutuklanması için işlemleri yapan Amerikan Hazine Bakanlığının bu finansal işlerle ilgili Bakan Yardımcısı David Cohen İstanbul’daydı 17 Aralıkta. Yani, aynı anda hem Türkiye’de hem orada birtakım şeyler demek ki yapılıyormuş. Tabii, burada, bakanlarla ilgili şey konuşulduğunda arkadaşlarımız çok farklı görüşler ileri sürdüler, hatta Sayın Davutoğlu kendisi kendilerinin Yüce Divana gitmesi gerektiğini söyledi, hatta Peygamberimize referansla –kendisini de rahmet, minnetle anıyoruz, Kutlu Doğum Haftası var- “Kızım Fatıma da olsa elini keserim!” dediğini söyleyerek burada soruşturulması gerektiğini söylemişti, nedense burada arkadaşlarımız bunları akladılar ve gitti.

Bakın, şimdi, bu sistem, tamam, İran’a bir ambargo uygulanmış, onun için de kendileri gelmişler, birtakım şeyleri delmek için bazı yollar denemişler. Ama, mesele orada bitmiyor, bu kadar masum, İran’a ambargonun delinmesiyle bitmiyor. Bu sistemin içerisinde -sizler hatırlıyorsunuz- yine Sayın Zafer Çağlayan’la ilgili buradaki Meclis soruşturması açılmasına ilişkin talebimizi tartışırken -geçen dönem olan arkadaşlarımız biliyor- burada gördüğüm bir rüyadan bahsetmiştim. Çok “Zihni Sinir” projelerle yeni şeyler geliştirmişler. Önce altın ihracatı; altınla ilgili konu yasaklanınca, örneğin yükte hafif pahada ağır olan gıda ve ilaç ihracatı, birtakım şeyler yapmışlar. Bunların hiçbirisini soruşturmadık bakın. Nasıl yapılmış? Örnek söyledik, bunların hiçbiri ciddiye alınmadı. Geminin tamamı 5 bin ton alıyor, arkadaşlar 150 bin tonluk konşimento düzenlemişler. Yani giden para da tam olarak gitmiyor, hayalî ihracat yapılıyor gibi gösterilip paranın karşılığında altın giriyor, para giriyor, dolaştırılıyor belli ülkelerden, sonuç olarak oraya bir aktarma yapılıyor. İşte bu kişiler de o aktarma, döndürme işlerinde nüfuzlarını kullanarak, edindikleri dostlukları kullanarak veya rüşvet yoluyla bu işlemi kolaylaştırıyorlar. Yani bizim merak ettiğimiz...

TAHSİN TARHAN (Kocaeli)Gemiler kimin?

MEHMET GÜNAL (Devamla)Gemiler zaten önceden alınıyor, hava yolu şirketleri alınıyor, ayrıntısına girmeyeyim; Reza Zarrab’ın üzerindekiler, Babek Zencani’nin üzerindekiler, hepsini zaten ilgili şeyler yazmış, İran’daki soruşturma sırasında bunların bir kısmı kayıtlara girmiş, Türkiye’de çok gündeme gelmiyor. Şimdi, Amerika’daki soruşturmayla ilgili de ilgili şirketlerin hepsi yayınlandı biliyorsunuz. Ama ben işin nasıl döndürüldüğünü söylüyorum. Şimdi, 5 bin tonluk gemiye 150 bin tonluk fatura kesiliyor. Bunun mucidi de “saf çocuk” diye sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından o zaman nitelenen Süleyman Aslan’mış. Yani yeni bir yöntem buluyorlar, Amerika Halk Bankasını uyarıp altın ihracatıyla ilgili de petrole de ambargo koyunca bu sefer farklı yollar denenmiş.

Şimdi, bunların doğruluğu yanlışlığı araştırılması gereken şeyler. Bundan niye ürktünüz ben anlamıyorum. O zaman sayın bakanlarla ilgili de dedik, onlar töhmet altında kaldılar çünkü onlar istifa ettirildiler ve şu anda Mecliste yoklar. Eğer masumsalar onlara da yazık oldu, eğer suçluysalar milletin paralarına yazık oldu ve adalet tecelli etmemiş oldu. Onun için, gelin, burada, gönderelim Yüce Divana aklayalım demiştik. Şimdi, bizi ilgilendiren kısmı, yeniden büyük bir rüşvetten bahsediliyor ve bunun Türkiye’de dağıtıldığı söyleniyor. Şimdi, adamlar oradan kendileri kaynağını araştırıyor biz burada hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz.

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Mehmet Bey, milletin parası nerede?

MEHMET GÜNAL (Devamla)Ben sonra anlatırım, ayrıntısı var da.

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Milletin parası nerede?

MEHMET GÜNAL (Devamla)Ben anlatırım birazdan, nereye gittiğini göreceğiz şimdi.

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Haydi anlat.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Şimdi, biraz daha başka rakamlar da vereceğim. O zaman o kadar korkmuyorsunuz da...

Reza Zarrab, Sayın Genel Başkanımız kendisine şarlatan dediğinde bir dava açmıştı, seçim gezileri sırasında “Ne idiği belirsiz.” diye... İyi dedik. Bir de tazminat davası açmış, partimizin avukatları “İran’dan dosyayı, müştemilatını getirin.” dediği zaman anında o davadan vazgeçti. Neden? Çünkü dosyanın içinde, soruşturmada bir sürü bilgi, belge var. Bakın, bunları biz yaşadık. Sayın Bahçeli, kendisine “ne idüğü belirsiz”, “şarlatan” dediği için dava açtı; sonrasında da bizim avukatlar “Bunlar İran’dan gelsin, ne varmış görelim.” deyince bir anda davadan vazgeçti. Şimdi, demek ki burada bir şeyler oluyor. Eğer üstü kapatılırsa -her seferinde söylüyoruz- bunlar gider, eğer soruşturursanız en azından ne olupbittiğini anlamış oluruz. Burada örnek söylüyorum: “Ben Meclise bilgi veririm.” diyor. Kim diyor?

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Bak, beni buradan duymuyorsun, buraya geldim.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Duyarsın, benim sesim iyidir.

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Benimkini duymuyorsun.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Reza Zarrab’ın şoförlüğünü yapan kişi, avukatıyla konuşan, “tape”lerinin bir kısmı yayınlanan, daha önce adı Adem Gelgeç olan, sonra korkusundan soyadını değiştirmiş, diyor ki: “Beni Meclis çağırsın, ben ifade vereyim.”

NURETTİN YAŞAR (Malatya)Mehmet Bey, Allah’ını seversen şu milletin parasını söyle.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Biz de diyoruz ki: Şurada kuralım bu komisyonu. Çağıralım, mademki -mahkeme- tarafsızlık, güvensizlik bir şeyler varsa çağıralım, burada biz rapor hazırlayalım, mahkemeye biz sunalım arkadaşlar. Adam “Ben gelir konuşurum.” diyor, “Ben konuştum.” diyor. “Kimlere ne verdiğini tek tek biliyorum.” diye anlatmış. Ben şimdi girmiyorum ayrıntısına da, sonra onların fotokopisini veririm size, benim zamanım az.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 13 Nisan 2016

94 konuşmanın tamamı →