İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Mehmet Güzelmansur

Hatay Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 527 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Güzelmansur (CHP), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 527 kelime.

Mehmet Güzelmansur (CHP, Hatay). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guzelmansur-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149241

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, kıymetli bürokratlar; Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Buradan özellikle fon mağdurlarına seslenmek istiyorum: Yıllarca emek verip biriktirdiğiniz paranız için bugün kaygı içindesiniz, ne kadarını ne zaman geri alacağınızı bilmiyorsunuz. Bu Gazi Meclisin görevi sizi belirsizlik içinde bırakmak değil hakkınızı güvence altına almaktır. İnşallah, iktidar bloku sizin hakkınızı güvence altına alacak önerilerimize "hayır" diyerek sizleri mağdur etmekten kurtaracaktır. Dilerim, iktidar bu kadar mağdur vatandaşımızın sesine kulak verir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, teklifin 3'üncü maddesi tasfiye kapsamındaki fonların, varlıkların nasıl satılacağı, yatırımcıların haklarının nasıl belirleneceği ve paraların kimlere, hangi sırayla ödeneceği konusunda SPK'ye verilen yetkileri içeriyor. Maddeye ilişkin parti olarak da şahsi olarak da ciddi itirazlarımız var. Birinci sorun SPK'ye tanınan geniş yetkilerdir. Hangi varlığın ne kadar edeceğine, nerede ve nasıl satılacağına, ödemelerin sırasına büyük ölçüde SPK karar verecek. Hatta borsa dışı satış gibi yöntemleri de SPK buna karar verip kullanabilecek. Peki, bir varlığın gerçek değerini kim, hangi ölçüyle belirleyecek; bu, kanunda açık değildir. Hangi yatırımcıya ne zaman ödeme yapılacağı hangi açık kurallara göre kararlaştırılacak; bunlar kanunda açıkça yazılmalıdır.

Öyle mağduriyetler var ki bu kanun teklifi bu mağduriyetleri kapsamıyor. Bazı yatırımcılarımız bir fondan çıkıp diğer bir fona yatırım yapıyor. Örneğin, yatırımcı tasfiye hâlindeki 131 fondan birine 30 milyon koymuş, 100 milyona çıkmış, bu 100 milyonu daha sonra yine bu 131 fondan bir diğerine yatırmış ve 200 milyon zarar etmiş ama şimdi bu yatırımcının zararı görmezden geliniyor, reel zararı dikkate alınmıyor, "Sen 70 milyon kâr elde etmişsin, bunu iade et." deniyor ama diğer bir taraftan zarar ettiği 100 milyonu hesaba katmıyorlar. Devletin kurumlarına güvenmenin sonucu bu mu olmalı? Böyle bir adaletsizlik olur mu?

Diğer bir adaletsizlik, fon skandalının başaktörü konumunda olan Tera Portföy fonlarının çoğu, 131 fon tasfiye kapsamına alındı ancak Tera Portföyün 15 bin yatırımcısı olan bir serbest fonu 21 Eylül itibarıyla temerrüt açıklamasına rağmen tasfiye kapsamına dâhil edilmedi. Tasfiye kapsamına alınan birçok fondan daha sorunlu durumda olan ve daha fazla yatırımcısı olan bu fonun tasfiye kapsamına alınmamış olması devletin eşitlik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır. Yapılması planlanan erken ara ödemelerle yüz binlerce mağdura çare üretilirken, aynı zorluklarla mücadele eden bu fonun mağdurlarının kapsam dışında tutulması anlaşılır gibi değildir.

Bir diğer ve çok önemli bir sorun ise işlemleri tamamlanmış alacakların durumudur. 17 Eylül 2026'daki tasfiye kararından önce fon payını satmak için talimat veren, takas işlemi tamamlanan ve parası blokaj statüsüne geçen vatandaşlarımız var. Bu kişilerin alacaklarının genel tasfiye paylaşımına ayrılarak ilk nakit mevcudundan özellikle ödenmesini önerdik ama iktidar ne yazık ki bu önerimizi kabul etmedi. Şimdi ben buradan soruyorum: İşlemi tamamlanmış, alacağı takas kesinliği kapsamında korunması gereken vatandaşın hakkı neden açıkça güvence altına alınmıyor? Bu insanların parasını geri alabilmesi neden belirsizliğe bırakılıyor?

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bizim istediğimiz çok şeffaf ve çok açık: Şeffaflık, adil ödeme sırası, gerekçeli karar, etkili itiraz hakkı ve tamamlanmış işlemlerinden doğan alacakların korunması.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla)Çünkü bu mesele yalnızca fonların tasfiyesi değil vatandaşın emeğinin ve devlete duyduğu güvenin korunması meselesidir. Dilerim ki bu yanlışlıktan geri dönülür.

Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

120 konuşma daha · 21 Ekim 2026

Günün kaydı →
120 konuşmanın tamamı →