İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mehmet Karaman

Samsun Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 8. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Ekim 2024 · 518 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Karaman (Yeni Yol), 16 Ekim 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 518 kelime.

Mehmet Karaman (Yeni Yol, Samsun). “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-karaman-2024-10-16-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-ya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127873

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET KARAMAN (Samsun)Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni değerlendirmek üzere söz almış bulunmaktayım.

Kıymetli milletvekili arkadaşlarım, bu Meclis, her şeyden önce, tüm vatandaşlarımız için adaleti tesis etmeyi amaçlamalıdır. Adaletin tesisi ise ancak yasama, yürütme ve yargı erklerinin kendi mevcudiyetine uygun şekilde çalışmasıyla sağlanabilir. Ancak gelin görün ki bu erkler yani devlet organizasyonu özellikle sizin döneminizde ciddi anlamda tahrip edilmiş durumda. Bunun sonucunda da ne oluyor peki? Her açıdan çürüyen bir toplum yapısı. Devletin asli vazifesi toplum yapısını korumaktır ama geldiğimiz noktada, ne yazık ki, aldığınız kararlarla devletin yapısını bozdunuz. Saadet Partisi olarak sizin eşi benzeri görülmemiş müstesna Türk tipi başkanlık sistemine bu yüzden en başından beri karşı çıktık. Günümüzde de saygınlığını yitirmiş bu sistemin ülkemizi ne gibi kriz ve kaos ortamına getirdiğini görünce üzülerek söylüyorum ki haklı olduğumuz ortaya çıktı. Neden bunu söylüyorum? Yirmi iki yıldır İsrail'in Türkiye'nin toprakları üzerinde emelleri olduğunu hatta kendi Parlamentosundaki haritada Türkiye topraklarının kendi haritalarında gözüktüğünü söylediğimiz hâlde yirmi iki yıldır bunu dinlemediniz ama yirmi iki yıl sonra İsrail'in Türkiye'yi hedefine aldığını söylediniz. Bu demektir ki yirmi iki yıl boşa gitti çünkü bunu siz de görüyorsunuz, bu sistemin verdiği zararların farkındasınız ancak hâlâ inat ediyorsunuz.

Dün, Komisyondan çekilen savunma sanayisiyle ilgili teklifin, Sayın Grup Başkanınızın, Cumhurbaşkanının talimatıyla çekildiğini söylemesi hakikaten ilginç geldi bana çünkü bugüne kadar bütün kanunların Cumhurbaşkanının talimatıyla yapıldığını ve Meclise geldiğini söylüyorduk. Ha, demek ki bu kanun teklifi Cumhurbaşkanının bilgisi dışında Meclise getirilmiş, bunu da Cumhurbaşkanının haberi olup geri çekmesi çok memnun edici bir durum oldu. Demek ki bazı kanunları, bazı şeyleri Cumhurbaşkanına söylemeye cesaret edemiyorsunuz, söylerseniz doğruları yapacağından endişe ediyorsunuz.

Kıymetli milletvekilleri, bugün gelmiş olduğumuz noktada uluslararası bir siyaset bilimcinin de belirttiği, kibirlenme, popülizm, muhalefete karşı açıkça husumet, sistemin frenleyici erklerden yoksun kalması, merkez-kenar kutuplaşması ve benzeri birçok olumsuz yanlarıyla nesillerimize bu saygınlığını yitirmiş sistemi mi bırakacağız?

Bakınız, sadece bu değil, halkımıza hızlıca karar alınacağı çatışmaların yaşanmayacağı, toplumsal barışın tesis edileceği gibi bin türlü vaatle getirilen bu sistemden elimizde kalan bir kişinin iki dudağına bakan yürütme, işlevsizleştirilmiş bir yasama, bağımsızlığını kaybetmiş bir yargı.

Milletvekilleri, bakınız, başkanlık sistemine geçtiğimiz zamandan beri bu ülkenin yüzü gülmedi. Sistem değiştirildiği gibi Cumhurbaşkanı kararlarıyla ne konu varsa el atıldı. Sözde keskin bir kuvvetler ayrılığı olacaktı ama görüyorsunuz ki olmadı. Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla 703 sayılı KHK çıkardınız ama bu KHK ne Anayasa Mahkemesine ne milletimize uyum sağlayabildi. Meclisi bu şekilde meşgul etmeye hakkınız yok arkadaşlar. Çevremiz ateş çemberi. Bizimkiler ne yapıyor? Bizim daha elzem ve kronikleşmiş meselelere çözüm getirmemiz gerekmez mi? Halkımız bizden bunu bekliyor ve bu yüzden bizi bu koltuklara oturttu.

Kıymetli milletvekilleri, görüşülen kanun teklifine bakacak olursak müspet düzenlemeler var; biz bu düzenlemelere karşı değil, mantık dışı uygulamalarınıza, teamüllere aykırı tutumlarınıza ve dayatmalarınıza muhalifiz.

Bu kürsülerden kaç kere, her parti vekilimiz dile getirdi; her şeyi karışık ve torba şeklinde düzenliyorsunuz. İnanın “kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair” şeklinde başlık görmekten bıktık. Lütfen, elma ile armudu birbirine karıştırmayınız artık. Muhterem kardeşlerim, yasama çalışmalarının sağlıklı yürütülmesini ve milletimize fayda sağlamasını istiyorsanız bu iş tutuş şeklinizi ivedilikle değiştirmelisiniz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

124 konuşma daha · 16 Ekim 2024

Günün kaydı →
124 konuşmanın tamamı →