Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'un sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Nisan 2016 · 248 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 5 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'un sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 248 kelime.
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'un sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-26-2016-04-05-sakarya-milletvekili-engin-ozkoc-un-satasma-nedeniyle-yaptigi-konusmas (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46998
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkanım, Başbakanlığın bir genelgesi var, kamu görevlilerini uyarıyor: Modern dünyada teröristler saman altından su yürütmeye çalıştıkları gibi aynı zamanda meşru imkânları da kullanmaya çalışıyorlar…
İSMAİL OK (Balıkesir)Sayenizde!
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)…buna karşı bir dikkat çekme. İdarenin her tür eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık, Anayasa madde 125. Dolayısıyla, genelgeye ilişkin gerekleri yerine getiren kamu otoriteleri bunlara yol açarken, ilgili kamu görevlilerine yönelik bir tutum alırken bu idari işlemlere karşı hukuk yolunun da açık olduğunu öncelikle görelim. Dolayısıyla, ortada vahim bir durum, hukuka yönelik bir ilga girişimi asla söz konusu değil; normal, kendi meşru mecrasında yürüyen bir iş.
Diğer taraftan, şu paralel yapı meselesine gelelim. “Paralel yapı” diye adlandırdığımız çevre 2010, 2011 yılına kadar olağan yol ve yöntemlerle faaliyet gösteren, kamuoyunda da o tür izlenim yaratan, esasen bu çerçevede bir imaja sahip olan bir toplumsal ve aynı zamanda, ekonomik çevre idi. Fakat özellikle, MİT Müsteşarına yönelik girişimlerle birlikte, 17-25 Aralık darbe girişimi, dışarıyla bağlantılı, Türkiye’deki iktidar ilişkilerine yönelik bir müdahil organizasyon olarak bunların kullanıldığını ortaya koydu. AK PARTİ’nin de esasen tavır aldığı ve karşı olduğu husus -tamamen hukuk temelinde- gayrimeşru bir girişime karşı itirazdır. AK PARTİ’nin tavrı açıktır, meşru görünürken, öyle kabul edilirken, imaj öyleyken problem yok, bir darbe girişimine kalktığında da tavır almak var. Asıl problem nedir biliyor musunuz? Bu darbe girişimi ayan beyan ortadayken, ondan sonra paralel yapıyla AK PARTİ’ye husumet olsun diye kol kola girenler, asıl dikkat etmesi gereken onlardır.
Saygılarımla. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
90 konuşma daha · 5 Nisan 2016