İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 72. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Mehmet Naci Bostancı

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 72. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Nisan 2019 · 302 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 30 Nisan 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 302 kelime.

Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Ankara). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-27-2019-04-30-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77399

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTU GRUBU ADINA MEHMET NACİ BOSTANCI (Ankara)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Çubuk’ta yaşanan esef verici bir hadisedir. Bu olayın çok çeşitli biçimlerde değerlendirmeleri yapıldı, çeşitli siyasetlerin yaklaşımları oldu, lehinde-aleyhinde sayılabilecek, öyle yorumlanabilecek birtakım görüşler dile getirildi.

Bu tür konulara yaklaşırken varsayımlar oluşturuyorsak hayra yönelik varsayım oluşturmak daha doğru olur. Şer gibi anlaşılabilecek varsayımların barışçı, uzlaşmacı çizgideki bir siyasete, memleketi kucaklamaya yönelik bir dil olmadığını vurgulamak isterim. O yüzden hayır üzerine konuşmak, varsayımlar kuruyorsak o istikamette değerlendirme yapmak daha doğru olur.

Hepimizin kaderi ortak, Engin Bey çok doğru söyledi. Kader ortaklığımızın zemini demokratik siyaset. Demokratik siyasetin de en temel unsuru şiddete karşı olmaktır, hiçbir biçimde şiddetin yanında olamaz. Şiddeti biz her hâlükârda, her şartta, kesin bir dille reddettik, bu olaya ilişkin olarak da reddettik ve kınadık. Yaşanan olay…

Biraz önce yine Engin Bey de ifade etti protesto hakkının olabileceğini, provokasyonun olamayacağını. Çok doğru. Fakat garip bir şekilde protesto ile provokasyon birbirinin kardeşidir. Eğer bir toplumsal protesto varsa provokasyonculara gün doğmuş demektir çünkü durup dururken kimse provokasyon yapmaz, bir toplumsal iklim varsa yapılır. Tabii, sorun şudur: Bu toplumsal iklim nasıl teşekkül etti? Bu konuda herkesin görüşleri muhtelif, bizim de görüşlerimiz var, sizin de görüşleriniz var. Ama eminim ki Cumhuriyet Halk Partisinin değerli yöneticileri bu toplumsal iklime ilişkin nedenlerin doğmasına yönelik olarak akıl yürütürken sahada yapılan tartışmaların ötesindeki ihtimalleri, hususları da değerlendirmeye katıyorlardır. Niçin kendi hâlindeki insanlar böyle bir protesto unsurunun parçası oluyorlar ve sonra niçin bu zehirli provokasyonun hiç olmazsa bir kısmı paydaş oluyor bir kısmı itiraz ederken? Şuna emin olun ki orada şu Meclisten hangi arkadaşımız olsa -ki olanlar vardı- olayların önüne geçmek, atılan yumruğun önüne geçmek, atılan sloganların da önüne geçmek için çaba gösterirdi. Dolayısıyla demokratik siyasetin refleksleri ve aklı konusunda bir problem yok.

Benim kanaatim, bu konuya ilişkin bir araştırma önergesi kabul de edilebilir…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 30 Nisan 2019

57 konuşmanın tamamı →