İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 17. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Mehmet Rüştü Tiryaki

Batman Milletvekili ·

Genel Kurul, 17. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2019 · 482 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Rüştü Tiryaki, 13 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 482 kelime.

Mehmet Rüştü Tiryaki (Batman). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-rustu-tiryaki-27-2019-11-13-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81904

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; halkın seçme, seçilme ve yönetme hakkını ortadan kaldıran kayyum atamalarının yarattığı hukuksuzluk ve yolsuzluk çarkının bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılması amacıyla Meclis araştırması açılması önergemiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Daha önce de söyledim, Türkiye artık anayasal bir hukuk devleti değildir, Türkiye'de Anayasa’nın üstünlüğünden söz edilemez. Eskilerin silsileimeratip yani “normlar hiyerarşisi” dediği ilke de Türkiye'de hukuk ilkeleri arasında yer almamaktadır. Neden mi? Ben şimdi size açıklayacağım.

Anayasa madde 127/4 “Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.” Normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca Türkiye'deki hukuk düzeninin en üstündeki düzenleme hangisi? Anayasa. Görevden uzaklaştırıp kayyum atadığınız belediye eş başkanlarımız, meclis üyelerimiz hakkında görevleriyle ilgili herhangi bir soruşturma var mı? Hiçbirisi hakkında görevleriyle ilgili başlatılmış tek bir soruşturma yok. Peki, görevleriyle ilgili bir soruşturma olmadığı hâlde İçişleri Bakanlığı tarafından belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin görevden uzaklaştırılması ne anlama geliyor? Anayasa’nın açıkça ihlali anlamına geliyor. Evet, atanmış İçişleri Bakanlığı, 19 Ağustos 2019 ve 13 Kasım 2019 tarihleri arasında Anayasa’yı tam 20 kez ihlal etmiştir. Bakın, gidin herhangi bir adliye sarayına, her adliye sarayında anayasal düzeni korumakla görevli cumhuriyet savcıları vardır. Ben, buradan, bu anayasal düzeni koruma savcılarını göreve çağırıyorum. 20 kez Anayasa’yı ihlal eden İçişleri Bakanlığı yetkilileri hakkında işlem başlatılması gerekiyor. Anayasa’yı yok sayıyorsunuz da bunu neye dayandırıyorsunuz, ben onu söyleyeyim: Kalıcı hâle getirdiğiniz olağanüstü hâl rejimine dayandırıyorsunuz. Soruyorum size: OHAL’i kaldırdınız mı? Uzatmayarak olağanüstü hâl yönetimini kaldırdınız, sona erdirdiniz öyle mi? Elbette ki kaldırmadınız. Neden? Çünkü OHAL’i kalıcı hâle getirdiniz, geçici önlem olan OHAL’de onlarca yasada yüzlerce madde değiştirdiniz. Bunlardan bir tanesi ne? 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 45’inci maddesinin ikinci fıkrası. 5393 sayılı Kanun’un 45’inci maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa’nın 127’nci maddesi karşısında yok hükmündedir. Buna dayanarak hiçbir belediye başkanını veya seçilmiş organı görevden alamazsınız.

Şimdi, ben size bir resim göstereceğim, daha önce de gösterdim belediyeleri nasıl gasbettiğinizi. Görüyor musunuz, uzun namlulu silahlarla askerler belediyeyi kuşatmış durumda, uzun namlulu silahlarla. Bu size neyi hatırlatıyor? Darbe girişimi sırasında –tırnak içerisinde söylüyorum- emir komuta zinciri içerisinde verilen emirleri yerine getiren asker ve polisleri ne yaptınız? Görevden attınız ve hepsi hakkında soruşturma başlattınız, hatta askerî okul öğrencilerini bile okuldan attınız, onların hakkında soruşturma başlattınız, yüzlerce öğrenci tutuklu. Bunu hangi gerekçeyle yaptınız? Dediniz ki: “Eğer konusu suçsa komutanı tarafından yazılı olarak verilmiş bir emir olsa bile o asker veya askerî okul öğrencisi bunu yerine getirmemeliydi.”

Şimdi, Anayasa’ya açıkça aykırı olan, seçme ve seçilme hakkını yok sayan bu uygulamanın ne farkı var? 15 Temmuzda da Anayasa’ya ve hukuk düzenine açıkça aykırılık vardı, burada da aynı şey var. 15 Temmuzda da seçilmiş Hükûmet hedefti, bugün bu yaptıklarınızla seçilmiş belediyelerimiz ve belediye başkanlarımız hedef hâline getirilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

68 konuşma daha · 13 Kasım 2019

68 konuşmanın tamamı →