İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 6. Birleşim · 6. yasama yılı · 12 Ekim 2022 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Rüştü Tiryaki (Halkların Demokratik Partisi), 12 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 474 kelime.

Mehmet Rüştü Tiryaki (Halkların Demokratik Partisi, Batman). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 12 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-rustu-tiryaki-27-2022-10-12-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109535

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Öncelikle Genel Kurulu, sizi ve ekranları başında bizleri izleyen bütün yurttaşları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Önergemiz şu, biz diyoruz ki: Türkiye'de kolluk şiddeti münferit olmaktan çıktı, sistematik hâle geldi. Gün geçmiyor ki herhangi bir demokratik protesto etkinliğine, barışçıl, silahsız, saldırısız, herhangi bir etkinliğe kolluk tarafından müdahale edilmemiş olsun; hiç fark etmez, işçiler, emekliler, EYT’liler, öğretmenler, sokağa çıkan herkes bir biçimde kolluğun şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Münferit olmaktan çoktan çıktı.

Evet, Türkiye'de kolluk şiddeti, iktidar eliyle ve bizzat birinci derecede sorumlu olanlar tarafından, İçişleri Bakanlığı tarafından, bizzat İçişleri Bakanı tarafından ve valiliklerce teşvik ediliyor. Nasıl mı? “Siz gerekirse bacağını kırın, talimatı ben veriyorum.” denilerek teşvik ediliyor, “Siz yıkın, gerekirse mahkeme kararı sonra gelir.” denilerek teşvik ediliyor, açık, aleni biçimde, valiliklerce yalan söylenerek teşvik ediliyor.

Evet, Türkiye'de kurumsallaşmış bir hesap sorulmazlık pratiği var. Kolluk şiddeti, başta muhaliflere olmak üzere, kime yönelirse yönelsin cezasızlık politikasıyla karşı karşıya kalıyor; soruşturma konusu yapılmıyor, eğer soruşturma konusu yapılırsa yargılama konusu yapılmıyor, eğer yargılama konusu yapılırsa beraatle sonuçlandırılıyor, olur da bir ceza verilirse ya çok cüzi bir ceza veriliyor veya verilen ceza erteleniyor. Böylece, kolluğa açık biçimde teşvik edici bir siyaset yürütülmüş oluyor.

Bu yüzden diyoruz ki hukuk devleti ilkesini ortadan kaldıran kolluk şiddetinin araştırılması için bir komisyon kuralım. Diyemezsiniz de varsayalım, diyebilirsiniz ki: Böyle bir şey yok, kolluk şiddeti yok Türkiye’de. Eğer kolluk şiddeti olmadığını düşünüyorsanız buyurun, bir araştırma komisyonu kuralım, bu konuda vatandaşların, yurttaşların ve bütün kurumların yakınmalarını dinleyelim ondan sonra karar verelim diyoruz. Sadece bir tane örnek: Sertuğ Sürenoğlu’nu anımsıyor musunuz? Bir avukat, bir meslektaşım, İstanbul’da Cumhurbaşkanının düğün konvoyu geçerken, düğüne giderken bütün yolların kapatıldığı bir sırada “Bütün konvoy, bütün bunlar bir düğün için mi?” dediği için güvenlik görevlileri tarafından, kolluk tarafından âdeta linç edildi, yüzü gözü morluk içerisinde kaldı. Peki, Avukat Sertuğ’a bunu yapanlar soruşturuldu mu, hesap soruldu mu, yargılandı mı, cezalandırıldı mı kameralar önünde gerçekleştirilen bu olayla ilgili? Hayır, ama Avukat Sertuğ hakkında soruşturma başlatıldı. Şiddete uğrayan Avukat Sertuğ, iktidarınız tarafından cezalandırılmak istendi.

Son olarak, dokunulmaz olana bile dokunulacağını göstermek için pek çok uygulamaya imza attınız. Ben bunlardan birkaç tanesini örnek vereceğim. Özellikle 2016’dan sonra bunların yaygınlaştığının altını çizmek isterim. Neden? 2016 öncesinde “Avrupa Birliğine uyum süreci” adı altında bir dizi düzenleme yaptınız ama 2016 yılından sonra bütün bu düzenlemeleri rafa kaldırarak âdeta kolluğun şiddetini teşvik ettiniz. En son, dokunulmaz olana, Anayasa uyarınca dokunulmaz olana, milletvekillerine kadar sirayet etti. 2019 yılında pek çok belediyemize kayyum atamıştınız, pek çok belediyemizde kayyum görevlendirmiştiniz, belediye başkanlarımızı görevden uzaklaştırmıştınız. Doğal olarak her siyasi partinin yapması gerektiği gibi bizler de bunu kabul etmediğimizi söyledik, yönetimlerin bu biçimde görevden uzaklaştırılamayacağını söyledik, bunun bir “sivil darbe” olduğunu söyledik, her yerde bunu protesto ettik. Peki, siz buna karşı ne yaptınız? Sokağa çıkan her arkadaşımıza şiddet uyguladınız milletvekili olup olmamasına bakmaksızın. Diyarbakır Milletvekilimiz Remziye Tosun’un omurgasında kırık oluştu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

129 konuşma daha · 12 Ekim 2022

129 konuşmanın tamamı →