CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 89. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Haziran 2019 · 329 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mensur Işık, 13 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 329 kelime.
Mensur Işık (Muş). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 13 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mensur-isik-27-2019-06-13-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78610
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MENSUR IŞIK (Muş)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. CHP’nin vermiş olduğu araştırma önergesi üzerine partim adına söz almış bulunmaktayım. Şu an bizi izlemekte olan halklarımızı da saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlar, Hatay gerçekten Türkiye’nin küçük bir örneği. Yani Hatay Kürtler, Türkler, Araplar, Sünniler, Alevilerin birlikte yaşamış olduğu ve bugüne kadar da genel anlamda huzur içerisinde yaşamını beraberce sürdürdükleri küçük bir kent. Ama maalesef AKP’nin son yıllarda özellikle Suriye’deki iç savaşa yönelik olarak göstermiş olduğu yanlış politika, yapmış olduğu yanlış politika, özellikle… Aslında Suriye’deki yanlış politikanın temelini ben şuradan halkların huzurunda şöyle ifade etmek istedim: Anti Kürt politikası yani Kürt fobisini, Kürt sorununu hâlâ fobi olarak görmeye devam etmesi ve Kürtlere karşı beslemiş olduğu, bir türlü işin içinden çıkamadığı anti Kürt politikasından kaynaklı Suriye’de yanlış bir bataklığa batmıştır. O yanlış bataklık bugün Türkiye’de maalesef, yaklaşık olarak, resmî rakamlara göre 4,5 milyon Suriye’den kaçıp Türkiye’ye gelen, yerleşen insanla dolmuştur. Şimdi bunun en yoğun olarak etkilendiği kent de tabii ki Hatay ili olmaktadır.
CHP’nin önergesine bu yönüyle elbette katılıyoruz. Gerçekten de yanlış politika sonucu olsa da netice itibarıyla ülkemize gelip sığınmak zorunda kalan, iç savaştan kaçan halklara, ülke, siyasi iktidar, ayrımcı politika olmaksızın insan onuruna yakışır bir yaşamı vermek zorundadır. Bu yönüyle özellikle basında da zaman zaman Suriye’den kaçıp Hatay’a gelen ve öncelikle Türkiye’nin değişik illerine gelip sığınmak zorunda kalan Suriyeli yurttaşlar -artık “Suriyeli vatandaşlar” diyeceğim onlara- Suriyeli halklara da aynı şekilde, siyasi iktidar, gerekli olan, dediğim gibi, insan onuruna yakışır bir yaşamı vermek zorundadır. Bu yönüyle, dediğim gibi, siyasi iktidarın özellikle bu konuda Suriyelilerden bahsederken diline, üslubuna çok dikkat etmesi gerekir. Zaman zaman basında da şöyle durumlarla karşı karşıya kalmaktayız: Özellikle bazı sahil kentlerinde ve bazı illerde devlet idaresinde çalışan bir kısım belediye ve aynı zamanda mülki idare amirlerinin de Suriyeli vatandaşlara, Suriyeli insanlara ayrımcı politika dili uygulayarak toplumda farklı bir kutuplaşma yarattığına tanık olmaktayız. Ben özellikle de idarecilerin bu konuda daha hassas davranması gerektiğini düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 13 Haziran 2019