HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Adana Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 32. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Ocak 2016 · 587 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (HDP), 26 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 587 kelime.
Meral Danış Beştaş (HDP, Adana). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 26 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-26-2016-01-26-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43793
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Doğrusu bize yönelik eleştirilerde genellikle bölgede, Kürt illerinde, kürdistan illerinde meydana gelen olayları…
ZEKİ AYGÜN (Kocaeli)Bırak “kürdistan”ı ya, Türkiye Cumhuriyeti.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)…gündeme getirdiğimizi ve bu konuda farklı bir yaklaşımı sergilemeye çalışıyorlar ama şunu ifade etmek isteriz ki: Bazı meseleler o kadar önceliklidir ki, o varken başka hiçbir şey konuşulamaz. Şu anda biz, yaşam hakkının yerle bir edildiği, yaralıların tedavi edilmediği, çocukların öldürüldüğü, cenazelerle yaralıların bir bodrumda tutulduğu zaman diliminde başka bir meseleyi konuşamayız.
Dört gündür Şırnak Milletvekilimiz Faysal Sarıyıldız -diğer milletvekillerimiz de sık sık yazıyorlar- Cizre’de bodrumda 28 yaralının olduğunu ve acilen tedavi edilmezlerse tek tek yaşamlarını yitireceklerini yazıyor. 4’ü hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tedbir kararı verdi, bir saat içinde. Cihan Karaman için üç gün boyunca tedbir kararına rağmen maalesef ambulans gitmedi ve Cihan Karaman yaşamını yitirdi. Ondan sonra 3 tane yaralı daha o bodrumda yaşamlarını yitirdiler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu Parlamento ve Hükûmet olaya müdahil olmadı. Gerçekten ortada insanlığa karşı suç işleniyor. Bu yaralıların ölüme terk edilmesi, ambulans gönderilmemesi, cenazelerin sokakta bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin gereklerinin yerine getirilmemesi, OHAL ilan edilmeden sıkıyönetimin ve darbenin en daha üsteki koşullarının bu ülkede yaşatılmasının bir adı var: Bu gerçekten hukuksuzluk, bu gerçekten kanunsuzluk, bu gerçekten keyfiyet. Bu rejimin adı nedir? Bunu hep birlikte Parlamentoda koyalım. Bu olaya Parlamentonun müdahil olması lazım.
Şu anda 24 insan, birisi bugün daha da ağırlaştı, can çekişiyor ve on dakikalık mesafede, Şırnak Valisini İçişleri Bakanı aşamıyor. Bugün Başbakana da aktardık. İster sivil olsun -hepsinin sivil olduğunu da söyleyeyim, hepsinin- isterse örgüt mensubu olsun, isterse başka bir kimlikte, inançta, dilde olsun o yaralıları tedavi etmek devletin temel görevlerindendir. Kasten, taammüden planlayarak insanlar ölüme terk edilemez. Şu anda savaşta bile -savaş olduğu kabul edilmiyor ama- savaşın en korkunç dönemlerinde bile, Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında bile alenen dünyanın gözünün içine baka baka yaralılar ölüme terk edilmemiştir. O ölenler de yaralılarla birlikte aynı zeminde kalıyor ve bodrum katındalar, üst katları iki gündür bombalarla bombalanıyor. Bu gerçekten tarif etmekte zorlandığımız bir mesele. Bu mesele dururken ne konuşabiliriz, insanlar orada can çekişirken biz neyi tartışabiliriz? Bu Parlamentonun gündemi… Bu ölümler, bu katliam, bu cinayet silsilesi dururken başka ne konuşulabilir? Halk bizlere yetki verdi, “Türkiye’nin problemlerini çözün, Kürt sorununu çözün, Türkiye’de eşit ve özgür yurttaşlık meselesini çözün, Türkiye’de hukukun üstünlüğü problemini çözün, insanların gerçekten barış içinde kardeşçe yaşayacağı bir ortamı yaratın." dediler ama şu anda yapılan tümüyle her sesi kısma, her isyanı bastırma ve her zulmü örtme ve farklı bir şekilde gösterme çabasıdır. Gerçekten vicdanlarınıza seslenmek istiyorum. Ben kendi adıma dört gündür gece uyumadım. Sabahlara kadar medyanın yanında bakıyorum, vekillerimizle görüşüyoruz, oradaki halk arıyor, “Her an ölebiliriz.” diyor ve yanı başlarında hastane var. Ve bu sadece milletvekili olmayı gerektirmiyor, insanız biz ve insanlar orada can çekişiyor. Mehmet Yavuzel’in ayağı kangren, sosyal medyada annesinin çığlıklarını duyduk. Terlik bile bulamadan hızla çıkmış çocuğunu kurtarmaya çalışıyor. Bu feryatları bu Parlamentonun dinlemesini, duymasını ve bunun gereğini yerine getirmesini istiyoruz. Bizim tek talebimiz var, hukuka davet ediyoruz. “Türkiye’nin imza attığı uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirin.” diyoruz. 112’yi aramak yerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Strazburg’tan karar almaya zorlayan bir yaklaşımın Türkiye açısından büyük bir utanç ve ayıp olduğunun altını çizmek istiyoruz.
Şu anda telefon hattımızda Şırnak Milletvekilimiz Sayın Faysal Sarıyıldız var ve kendisi orada, sokağa çıkma yasağının olduğu bölgede ilk günden beri orada ve kendisi size hitap edecek.
Buyurun Faysal Bey.
(Hatip tarafından cep telefonundan bir ses kaydı dinletilmeye başlandı) (AK PARTİ sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 26 Ocak 2016