İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · SALI

Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle

Metin İlhan

Kırşehir Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2025 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Metin İlhan (CHP), 4 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 535 kelime.

Metin İlhan (CHP, Kırşehir). “Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-ilhan-2025-03-04-siber-guvenlik-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133112

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

METİN İLHAN (Kırşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Siber Güvenlik Kanunu Teklifi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Siber güvenlik sorunu tüm dünyada mevcutken ve her alanda dijitalleşme baş döndürücü bir hızla ilerlerken Siber Güvenlik Başkanlığının kurulmuş olması ve bu kanun teklifini görüşüyor olmamız ulusal güvenliğimiz açısından ziyadesiyle önemlidir. Ancak teklifteki birçok madde sorunlu ve eksik hükümler içermektedir. 4'üncü maddede siber uzayın oluşturulmasının temel hedef olarak belirlenmesi doğrudur ama bu sadece bir hedef olmamalı, somut ve planlı bir programın bir parçası olmalıdır. Zira, güncel ve tüm dünyaya etki eden "DeepSeek" örneği varken dijital alanda vuku bulan her hadisenin sadece şirketleri değil ülkelerin ekonomilerini bile etkileyebileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla görüşmekte olduğumuz bu teklif, ciddiyetle ele alınması ve çok daha önemle hazırlanması gereken bir düzenlemedir.

Ayrıca, 4'üncü maddenin içeriğiyle bağlantılı diyebileceğimiz 10'uncu maddede sözleşmeli uzman personel istihdamı ve bunlara verilecek her türlü ödemelerin belirlenmesi yer almaktadır. Söz konusu kamu güvenliğini sağlamak için mümkün mertebe çalıştırılacak personelin daimî kamu personeli olması yerinde olacaktır diye düşünüyorum. Bu noktada, uzman diyeceğimiz bu kişilerin özlük hakları, çalışma koşulları, hiyerarşik konumları ve işin mahremiyetiyle ilgili teklifte daha net düzenlemeler olmalıdır. Tabii, bir de bu düzenlemelerin Siber Güvenlik Kurulu tarafından belirlenmesi ileride sorunlara yol açacaktır. Zira, Anayasa'mızın 128'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bunların kanunla açık bir biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.

Savunmayla ilgili kamu personelinden söz etmişken terörle mücadelede yani vatan savunmasında yaralanıp gazi sayılmayanların sorunları hâlâ devam etmektedir. Ayrıca, kamuda yasal iş hakları siyasetçilerin referanslarına bırakılan uzman çavuş ve sözleşmeli erler çaresizce beklemektedirler. Emekli binbaşıların ve emekli astsubayların tazminatları bir türlü verilemedi. Astsubay ve astsubaylıktan subaylığa geçiş yapan yaklaşık 1.500 kişinin sivil okul borçlanma sorunu da çözülebilmiş değil ne yazık ki.

Değerli milletvekilleri, Başkanlığa geniş yetkiler tanıyan teklifin 5'inci maddesinde Başkanlığın görevleri net şekilde tanımlanmalı, diğer kurumlarla yetki ve icra çakışmalarını engellemek adına ayrıntılı düzenlemeler yapılmalıdır. Zira, saldırılar ve tehditler sanal ortamda gerçekleşse de nihayetinde işin içinde insan ve konum faktörü vardır. Her ne kadar 9'uncu maddede Siber Güvenlik Kuruluna Başkanlık ile kamu kurum ve kuruluşları arasında meydana gelebilecek ihtilaflar hakkında geniş yetkiler tanınarak karar alma görevi yüklense de bu hâliyle uygulamada sorun yaşanacağı aşikârdır. (CHP sıralarından alkışlar) O sebeple, kanun teklifinin bu bölümdeki yetki, görev, sorumluluk ve uygulama alanları daha detaylı ele alınmalıdır.

Son olarak, kanun teklifinin 8'inci maddesinde yer alan "Başkanın yazılı emri ile konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilir ve kopya çıkarma ve el koyma işlemi gerçekleştirilebilir." ifadesinin Anayasa'mıza açık bir şekilde aykırı olduğunu vurgulamak isterim. Bu hükmün teklife konulması oldukça düşündürücüdür ve iktidarın güçler ayrılığı ilkesini açıkça ihlalidir.

Ayrıca, 6'ncı maddede yer alan caydırıcılık sağlanmasıyla ilgili Başkanlığa verilen yetkilerin kullanımı esnasında veri, imaj "log" kayıtlarına ulaşılması, arşivlerden sınırsızca yararlanılması, uluslararası kuruluşlar ve ülkelerle ilişkiler yürütülmesi, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmesiyle ilgili yapılacak iş ve işlemlerde hem 1173 sayılı Kanun'la hem de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki hükümlerle çelişmesinin önüne geçebilmek için daha açık ve somut kriterlerin kanunda yer alması gerekmektedir.

Yine, benzer bir başka sorun da cezai yaptırımları içeren 16'ncı maddede yer almaktadır. "Veri sızıntısı yapılmış gibi içerik oluşturanlara ve/veya bu içerikleri yayanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." hükmü kanunun uygulanması hâlinde ileride birçok olumsuz durumun ortaya çıkmasına sebep olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

99 konuşma daha · 4 Mart 2025

Günün kaydı →
99 konuşmanın tamamı →