Sakarya'da yaşanan çevre ve sağlık sorunlarına ilişkin
Sakarya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 124. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Haziran 2013 · 366 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Münir Kutluata (MHP), 25 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAKARYA'DA YAŞANAN ÇEVRE VE SAĞLIK SORUNLARINA İLİŞKİN); konuşma 366 kelime.
Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Sakarya'da yaşanan çevre ve sağlık sorunlarına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-24-2013-06-25-sakarya-da-yasanan-cevre-ve-saglik-sorunlarina-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24449
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MÜNİR KUTLUATA (Sakarya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sakarya’da yaşanmakta olan önemli sorunlar hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.
Sözlerimin başında, Sakarya’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 92’nci yıl dönümü münasebetiyle düşmanı defeden kahramanları saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Onların torunları olan Sakaryalı hemşehrilerimi de gönülden tebrik ediyorum.
Sakarya, ekonominin bütün sektörlerinde önemli yere sahip bulunan bir ilimizdir. Marmara Bölgesi’ndeki özel konumu bu ilimizi öncelerden önemli bir sanayi kenti hâline getirmişti. Verimli tarım topraklarına sahip olması tarımdaki önemini devamlı artırmıştır. Devamlı artan ve dinamik bir nüfusa sahip olması hizmetler sektöründe Sakarya’ya yine öncelerden beri önemli bir yer sağlamıştı ama ne yazık ki bütün bu özellikleri son dönemde büyük oranda erozyona uğramaktadır.
Sakarya, Türkiye ekonomisi ve sosyal bünyesindeki köklü bozulmaları en derinden yaşamak zorunda kalan illerimizden bir tanesidir. Sakarya, AKP iktidarından önce önemli bir sanayi merkezi konumunda iken şimdi İstanbul ve Kocaeli’nden taşan ve Türkiye'nin diğer bölgelerinde yer bulamayan kirli sanayilerin tacizine maruz kalan bir il durumuna gelmiştir. Ne yazık ki bu kirli sanayi ilgisinin bir siyasi mihmandarlık çerçevesinde yürütüldüğünü de görmekteyiz. Sakarya şu anda Karasu Darıçayırı örneğinde olduğu gibi, yerleşim merkezi üzerine çimento fabrikası kurulabilen; Söğütlü örneğinde olduğu gibi, tarım ve mera arazileri üzerine çevrim santralleri kurma teşebbüsleriyle büyük çevre tahribatına maruz kalmış bir bölgemiz durumundadır.
İlde imalat sanayisine yönelenler her türlü güçlükle karşılaşırken kamuya ait doğal kaynakların yağmasının çok yaygın olduğu görülmektedir, taş ocağı furyası bunun örneğidir. Yeni bir taş ocağı yağmasından Sapanca Yanık köyü cesur direnişiyle önce kurtulmuşken şimdi Kocaeli bölgesinden yeni bir taarruza maruz kalmaktadır.
Kocaeli’ndeki büyük sanayi kuruluşlarının Sapanca Gölü’nün suyunu çekmelerine izin verilmesi gölü inşaat atıklarıyla dolduran yağmacı tutumların yeni bir örneğini sergilemektedir. Adapazarı’nın ana içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’nü besleyen tatlı su kaynaklarının göle ulaşamadan ticari meta hâlinde şişelenip piyasaya sürülme olayı büyük hız kazanmıştır.
Önemli bir tarım merkezi olan ilimizde aşırı bir borçlanma ve fakirleşme her gün artmaktadır. Kamu ve özel bankalar, tarım kredi kooperatifi borçları dâhil olmak üzere Sakarya’da çiftçi borçlarının 240 milyon lira olduğu hesap edilmektedir. Bunu 34 bin civarında olan çiftçi aileye oranlarsak her çiftçinin Sakarya’da 70 bin Türk lirası bir borç batağına saplandığı ve bu borcun da yüzde 60’ının yeni yapılandırma gören borçlar olduğu bilinmektedir. Çiftçinin, üretemiyor, kazanamıyor olmasının…
Evet, Sayın Başkan…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 25 Haziran 2013