Samsun’un sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2025 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Murat Çan (CHP), 4 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Samsun’un sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 472 kelime.
Murat Çan (CHP, Samsun). “Samsun’un sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-can-2025-03-04-samsunun-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133017
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MURAT ÇAN (Samsun)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Bugün sizlere bahsedeceğim konu Samsun'da önemli bir sorun ama Doğu Karadeniz'den Batı Karadeniz'e kadar bütün bölgeyi etkileyen, ekonomik girdileri itibarıyla tüm Türkiye'nin ekonomisine katkıda bulunan fındıkla ilgili bir sorun.
Fındık, ülkemiz açısından stratejik öneme sahip. Dünyada üretimin yüzde 64'ünü biz gerçekleştiriyoruz, piyasanın regülasyonunun yüzde 70'i Türkiye'de fakat Türkiye'de piyasayı belirleyen ana unsur yabancı bir firma. Bu önemli bir sorun ama başka sorunlar da var. Yedi yıldır fındığa musallat olmuş bir zararlıdan bahsediyoruz, kahverengi kokarca. 2024 yılında bizzat ben araştırma önergesi verdim; ben ve muhalefetten bölge milletvekilleri iktidarı bu kürsüden defalarca uyardık, duyan olmadı. Bu yıl mart ayından sizleri uyarıyoruz. Geçen hasat sezonunda kahverengi kokarca yüzünden rekolte yüzde 20 etkilendi. Ayrıca ürün verimliliğinde, ürün kalitesinde yüzde 40'lık kayıp oluştu. "Geç kaldınız." dedik, "Alınan önlemler yetersiz." dedik, "Mücadele stratejisi başarısız." dedik, "Üreticimizi kaderine terk etmeyin." dedik, "Suçu onlara atmayın." dedik; duymadınız, duymadınız ama üreticimize de kulak asmadınız. Şimdi, yine mücadele ediyormuş gibi yaparak hasat sonu ortaya çıkacak felaket tablosunda sorumluluğu üzerinizden atmanın yolunu arıyorsunuz.
Tablo gerçekten çok vahim. Bu istilacı tür şimdi çok geniş bir coğrafyaya yayıldı, en batıya ulaştı. Artık rakım farkı da tanımıyor, dinlemiyor. Daha endişe verici olan, fındığın ardından başka ürünlere de bulaştı maalesef. Şu anda kavak yetiştiriciliği yapılan alanlarda bu tahribat çok daha belirgin hâle geldi. Bu zararlıyla mücadelede "feromon tuzak" dediniz ama özellikle fındık yetiştiriciliğinde, kavak fidanlığında hiçbir işe yaramadığını bölge üreticileri söylüyor. Bizzat ben kendim müşahede ettim yerinde. Başka ürünlere de bulaştı kahverengi kokarca; mesela çeltik, tarla bitkileri, kök bitkileri ve daha birçok ürün bu zararlının etki alanında. İktidar şu ana kadar sorumluluğunu yerine getirmedi, görevini savsakladı, yıkımı perdelemeye çalıştı. Hatta daha ileri gidip özellikle benim bölgemde "Bu böcekler tarlasına, bahçesine iyi bakmayan, ilaçlamayan çiftçiler yüzünden yayılıyor." diyerek suçu çiftçimize attılar. Oysa tek suçlu bu istilayı görüp de etkin bir mücadele için yol haritası belirlemeyen, bunun için devletin kurumlarını seferber etmeyen, koordinasyonu sağlamayan iktidardır. Tek suçlu, seçilmiş belediye başkanlarıyla, Cumhuriyet Halk Partisiyle, sanatçılarla, gazetecilerle, Mustafa Kemal'in askerleriyle uğraştığının yüzde 1'i kadar kahverengi kokarcayla uğraşmayan iktidardır. (CHP Sıralarından alkışlar)
İktidarın tarımı ne kadar önemsediğini, üreticimize ne kadar değer verdiğini Samsun'dan size başka örneklerle de aktarayım: Kızılırmak ve Yeşilırmak Ovalarının yanında son yıllarda Vezirköprü ve Havza Ovası'yla Türkiye'nin en bereketli ovalarından 4'ünü içeriyor Samsun bölgesi. AKP iş başına geldiğinde Samsun'daki tarım alanlarının toplam büyüklüğü 433 bin hektar iken bugün aynı tarım alanları 375 bin hektara geriledi. Elbette tarım arazileri buhar olup uçmadı; tarım vasfını kaybetti, ranta açıldı ya da üretici emeğinin karşılığını alamaz hâle gelince tarlaya küstü, tarımsal üretim günden güne düştü.
Bafra'ya, Alaçam'a gidiyoruz; üretici sulama altyapısından şikâyetçi. Çarşamba'ya, Terme'ye gidiyoruz; "Tarlaları sel ve su baskınlarından kurtarmak amacıyla projelendirilen Salıpazarı Barajı neden hâlâ tamamlanamıyor?" diye çiftçimiz bize soruyor. Temeli sekiz yıl önce atılan barajda inşaat seviyesi yüzde 30'larda hâlâ, bu hafta sonu bizzat gittim, yerinde gördüm.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 4 Mart 2025
