İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
İzmir Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 58. Birleşim · 6. yasama yılı · 2 Şubat 2023 · 322 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Murat Çepni (Halkların Demokratik Partisi), 2 Şubat 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 322 kelime.
Murat Çepni (Halkların Demokratik Partisi, İzmir). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-cepni-27-2023-02-02-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=113974
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MURAT ÇEPNİ (İzmir)Teşekkürler Başkan.
Genel Kurul ve değerli halkımız; küresel iklim krizinde de su krizinde de aynı tabloyla karşı karşıyayız. Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum: Bütün bu tabloda bireysel tüketimin payı son derece düşüktür. Bütün bu krizlerin esasen yaratıcısı, Elmalı’da da olduğu gibi, Antalya’da da olduğu gibi yanlış politikalardır, şirket ve sermaye politikalarıdır.
Su krizi sulak alan krizidir aynı zamanda ve sulak alan krizi de tarım krizidir ve yaşam krizidir. Kuraklık, sulak alanların azalmasının sonuçlarından bir tanesidir. Türkiye’de 200’e yakın sulak alan vardır ve bunların 14’ü Ramsar Sözleşmesi’ne uygun alan statüsündedir. Sulak alanlar, dünya türlerinin yüzde 40’ına, tüm hayvan türlerinin yüzde 12’sine ev sahipliği yapmaktadırlar yani tam olarak bir yaşam kaynağıdırlar. Sulak alanlar, aynı zamanda tatlı su depolarıdır ve bu tatlı su depolarında arıtma işlemi gerçekleşir ve içme suyu kalitesinde su ortaya çıkar. Türkiye’de 2012 ölçümlerinde 181,49 milyar metreküp olan su varlığı 2022 ölçümlerinde 112 milyara gerilemiştir; çok ciddi bir gerilemeyle karşı karşıyayız ve Türkiye de bir su fakiri ülke pozisyonuna doğru hızla gitmektedir. Sulak alanlarımızın yarısı yani Marmara Denizi civarında bir oran son kırk yılda yok oldu. Örneğin, Konya kapalı havzasında aşırı sulama ve yanlış altyapı politikaları nedeniyle sulak alanların yüzde 65’i yok olmuş durumdadır.
Yine, 300’e yakın irili ufaklı doğal gölün yüzde 60’ı yok olmuş durumdadır. Buna HES’leri ekleyebiliriz, buna maden projelerini ekleyebiliriz ve dolayısıyla bir devlet politikasıyla, bir şirket politikasıyla yaşam alanları sistematik olarak yok edilmek durumundadır. Bunun sebeplerini şöyle sıralayabiliriz: Tarımda vahşi sulama, bunların başında geliyor. Yine, bir neden de endüstri, kentsel kullanım sonucu oluşan atıkların arıtılmadan doğaya geri verilmesi. Plansız kentleşme sonucu yerleşim yeri açmak için kurutulan sulak alanlar yine bunlardan bir tanesi. HES'ler söylediğimiz gibi, yine havzalar arası su transferi, otoyol ve köprüler gibi projeler, plansız geliştirilen bu projeler sorunlardan bir tanesidir. Sulak alanları besleyen havzalarda metal ve diğer madencilik faaliyetleri yine en etkili sebeplerden bir tanesidir. Yasak balıkçılık ve avcılık da yine bunların arasında sayılabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 2 Şubat 2023