İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

Murat Emir

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 7. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Ekim 2017 · 241 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Emir (CHP), 12 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 241 kelime.

Murat Emir (CHP, Ankara). “Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 12 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-26-2017-10-12-afyonkarahisar-milletvekili-mehmet-parsak-in-satasma-nedeniyle-yaptigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=61928

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT EMİR (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Elbette kişiselleştirmeyeceğiz ama, bugün bu benim konuşmam elbette doyurucu olmadı, farkındayım; sebebi de üç dakika konuşmak zorunda kalmış olmamızdır. Onun da içerisinde değerli hatibin önemli katkıları vardır, bunu tespit edelim bir defa.

İkincisi, biz Türkiye’de ağır bir yargı bağımsızlığı sorunu olduğunu ve yargı siyasallaşması olduğunu biliyoruz, bu ülkede herkes bunu biliyor. Dolayısıyla da bunun her zeminde, başta da Parlamentoda tartışılması gerekiyor. Elbette biz buna “evet” diyeceğiz, meraklılar açısından buradan da belirtmiş olayım.

Değerli arkadaşlar, bir diğer nokta. Evet, milletvekillerinin dokunulmazlığını bu Meclis kaldırdı. Evet, milletvekilleri yargılanabilir ama milletvekillerinin yargılanması başka bir şeydir, milletvekillerinin tutuklanması bambaşka bir şeydir. Üstelik de tutuklamalar Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen yapılmıştır. Tam da konuştuğumuz budur. Yargıya elbette güveneceğiz ama hangi yargıya? Bakın, siz yaptığınız Anayasa değişikliğiyle buna da cevap vermediniz. Anayasa değişikliğiyle Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunu bir kişiye, bir parti genel başkanına emanet ettiniz. Dolayısıyla bütün hâkimlerin, bütün savcıların özlük haklarını, atanmalarını ve bütün ikballerini bir kişiye bağladınız, hem de o kişi bir siyasi partinin lideri. Ondan sonra da “Yargıya güvenmek lazım.” diyorsunuz. Sorunlu taraf burasıdır. O kişi, mesela Can Dündar için miting meydanlarından “Öyle bırakmam onu.” diyen bir kişidir. Mesela Amerika’ya “Al papazı, ver papazı.” diyebilecek kadar, aslında bütün dünyaya yargı üzerinde ne kadar hâkim olduğunu söylemekten çekinmeyecek bir kişidir. İşte, bir kişiye bütün yargıyı teslim ettiğiniz zaman…

Bu kısa zaman diliminde ancak bu kadar anlatabiliyoruz yargımızın ne hâlde olduğunu ve nasıl siyasallaştığını.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 12 Ekim 2017

97 konuşmanın tamamı →