İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Murat Emir

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mart 2021 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Emir (CHP), 2 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 648 kelime.

Murat Emir (CHP, Ankara). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-27-2021-03-02-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95690

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Genel Başkanımız geçen hafta basit bir soru sordu, dedi ki: “Devlet Malzeme Ofisi, ücretsiz girdiğini belgesiyle ispatladığımız 1 milyon doz aşı için herhangi bir ödeme yaptı mı, bir fatura kesildi mi?” Cevabı vermesi gereken kim? Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü. Kim? Onun bağlı olduğu Hazine ve Maliye Bakanı ama kim cevap veriyor? Sağlık Bakanı. Peki, olsun çünkü aşıyla ilgili. Sağlık Bakanı nasıl bir cevap veriyor derseniz? Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürüne sormuyor, Hazine ve Maliye Bakanına sormuyor, kendisi bildiğini söylemiyor, Sinovac firmasından getirttiği belgeleri gösteriyor. Değerli arkadaşlar, bu belge bir kâğıt parçasıdır, belge niteliği taşımaz. Peki, Bakan niye buna ihtiyaç duyuyor? Çünkü inandırıcı olması lazım. Bakın, garip olan, sanki bunda patates baskı bir mühür kullanılmış. Niye? Çünkü eğer bu Çin’de üretildiyse, Çin’de üretildiyse gerçekten bu belgeler Türkçesini niye üretiyorlar, zaten İngilizcesini yazmışlar? (CHP sıralarından alkışlar) Böyle akılsızca bir şey olur mu? Neresinden baksanız tutarsız ve bir bakana yakışmayacak derecede bizce yanlış bir işlem.

Peki, 12 milyon doların ödendiğini anladık. Peki, bu 12 milyon dolar niye ödenmiş? Biz diyoruz ki: “Bu 12 milyon dolar sizin ısrarla sakladığınız aracı firmanın komisyonudur.” Sayın Bakan şu belgeye güvenerek dedi ki: “Nakit akışı için yapılmış bir şey.” Bakın, burada diyor ki, buradan okuyoruz: “Geçici teminat mektubu gerekiyormuş, firma verememiş, o yüzden 1 milyon dozu bedava, ücretsizmiş gibi yolladık.” Ama Keymen firması dün açıklama yaptı, o da diyor ki: “Ben bazı masraflar yaptım. Bakın, teminat mektubu verdim, lojistik işlemler yaptım, dolum tesislerinin işlemlerini yaptım ve bu nedenle de bu masraflar için de bana 1 milyon dozu ücretsiz yolladılar.”

Değerli arkadaşlar, bir defa, bu ikisi arasında tutarsızlık var, birisi “Teminat.” diyor, diğeri “Masraflara mahsuben, ticareten mahsuplaştık.” diyor. 2 belge bile, 2 firmanın sunduğu belge bile tutarsız; bir. İkincisi: Bizim mevzuatımıza göre maldan teminat olmaz, mal teminat olarak gösterilemez gümrükte. Bu, usule aykırı, yasaya aykırı, akla aykırı, ticaretin mantığına da aykırı.

Peki, devam ediyoruz. Bakın, bu da faturası, sizin söylemekten çekindiğiniz fatura. Faturada parti ne kadar? 1 milyon 340 bin doz için gelmiş. Eliniz değmişken niye bunu bu kadar yapmadınız madem bir bağış söz konusu değilse? Niye 1 milyon doz? Nereden çıkıyor 1 milyon doz?

Değerli arkadaşlar, yine, bakın, burada firmanın açıkça bir kârı söz konusu. Bu paranın firmanın kasasında olduğu apaçık ortada. Bir an için doğru olduklarını düşünelim. Diyelim ki masrafları var, masraflarını karşılıyor. O zaman bu şirketin masraflarının karşılığında fatura kesmesi, onları vergide beyan etmesi, onları gelirinden düşmesi gerekmez mi? Böyle bir ticaret var mıdır? Mümkün değil.

Değerli arkadaşlar, açık seçik yakalandınız. Neresinden baksanız tutarsızlık var. “Ticari sır” kavramının arkasına saklanamazsınız. Ticari sır, 83 milyonun sağlığı söz konusu olduğunda, tüyü bitmemiş yetimin hakkı söz konusu olduğunda, halkımızın her bir kuruş vergisi söz konusu olduğunda geçerli olamaz.

Firma diyor ki: “Biz, sorsalardı söylerdik. Gümrük memurlarından bunu almalarına gerek yoktu.” Bakan diyor ki: “Bir telefon etseydiniz söylerdik.” Değerli arkadaşlar, ben bu Meclis kürsüsünden, Mecliste soru önergesi vererek… Arkadaşlarımın, hepimizin dilinde tüy bitti, aylardır soruyoruz: “Sözleşme yaptınız mı? Sözleşmeyi kiminle yaptınız? Sözleşme üzerinde aşının birim fiyatı kaç lira? Aşı bize kaç liraya mal oluyor? Nasıl, hangi partiler hâlinde gelecek?” Bir gram cevap gelmedi, bir gram. Sonra da yakalanınca “Sorsaydınız söylerdik.” diyorsunuz.

Bakın, aracı var mı yok mu, bir türlü öğrenemedik. Önce “Aracı…” kem küm etti Sayın Bakan, sonra benim “Aracı var mı?” ısrarlı sorularımı Sevilay Yılman sorunca “Aracı maracı yok, biz Çin’le direkt sözleşmemizi imzalayacağız.” dedi ama şimdi anlaşıldı ki sözleşme Keymen firması ile Devlet Malzeme Ofisi arasında kurulmuş ve biz hâlâ o sözleşmenin ayrıntılarını bilmek istiyoruz. İşin doğrusu, biz o sözleşmenin ne olduğunu da biliyoruz.

Bakın, bir bakanın böylesine kritik bir konuda, böylesine hassas bir konuda “Aracı var.” “Yok.” “Var.” tekrar “Yok.” demesi akla uygun mudur? Keymen firmasının etiketleri Çin’den gelen aşı kolilerinin üstünde yakalanınca bu sefer dedi ki: “Ya, biz Çin’den alıyoruz, direkt alıyoruz, sürekli onlarla görüşüyoruz ama temsil ve lojistiğini bu firma sağlıyor.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

85 konuşma daha · 2 Mart 2021

85 konuşmanın tamamı →