Kamu finansmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 86. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Nisan 2013 · 460 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Müslim Sarı (CHP), 2 Nisan 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 460 kelime.
Müslim Sarı (CHP, İstanbul). “Kamu finansmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muslim-sari-24-2013-04-02-kamu-finansmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-ile-ba (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=23585
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MÜSLİM SARI (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 443 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın birinci bölümü hakkında düşüncelerimi açıklamak üzere grubum adına söz almış bulunuyorum.
Mevcut olan torba yasa, tasarı birçok açıdan eleştirilebilir. İlgili madde hükümleri çerçevesinde, yeri geldiğinde arkadaşlarımız eleştirilerde bulundular ve düşüncelerini açıkladılar. Ben de çok fazla ayrıntıya girmeksizin, birinci bölümün üzerinde, değerlendireceğim 4 tane maddesi hakkında temel düşüncelerimi anlatıp ondan sonra bazı genel değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, bir defa, 2’nci madde son derece sakıncalı bir maddedir. Varlık yönetim şirketlerinin statüsüne ilişkin olan bu madde Plan ve Bütçe Komisyonunda da çok ciddi tartışmalara neden oldu. Burada, varlık yönetim şirketinin hukuki statüsü üzerinden bir paralel hukuk yaratılma ihtimali vardır ki bu son derece sakıncalıdır. Bugüne kadar Hazine Müsteşarlığı 3,1 milyar Türk lirası yurt içi piyasalardan, 1,5 milyar dolar da yurt dışı piyasalardan olmak üzere 6 milyar TL civarında borçlanmıştır fakat bu varlık yönetim şirketi bir özel hukuk tüzel kişisi midir, bir kamu hukuku tüzel kişisi midir tam olarak belli değildir. Dolayısıyla, statüye ilişkin bir problem vardır. Sadece Bakanın uhdesinde, onun iradesiyle ortaya çıkmış olan bir şirkettir, Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin birçoğunun dışındadır ve bu özelliğiyle de bir paralel hukuk yaratılma tehlikesi söz konusudur. Önümüzdeki dönemde bazı bakanlıklar için belli alanlara münhasıran bu tür şirketlerin kurulması söz konusu olabilir. Bu, Türk hukuk sistemi açısından son derece sakıncalıdır, birincisi bu.
İkinci değerlendireceğim nokta, 4’üncü maddede özellikle yerel yönetimlerin hazine garantisi ile borçlanmasına ya da tahvil ihracı sırasında ödeme hesaplarının tahsis edilmesine ilişkindir. Plan ve Bütçe Komisyonunda bununla ilgili yapmış olduğumuz eleştirilerde yerel yönetimlerin tahvil ihraçlarına ek bir garanti getirilmesinin söz konusu olmadığı her ne kadar belirtilmiş olsa da böyle bir düzenlemenin yapılıyor olması, orta ve uzun vadede, tahvil ihraçlarına hazine garantisi verilmesini gündeme getirebilir. Burada dikkatli olmak gerekir.
18’inci madde Merkez Bankasının özellikle denetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkindir. Burada denetleme kurulu seçme yetkisi genel kurula verilmek suretiyle Hazine Müsteşarlığına doğrudan doğruya bütün denetleme kurulu üyelerini seçme hakkı tanınmaktadır. Bu, Merkez Bankasının özerkliği ve bağımsızlığı açısından sakıncalıdır.
25’inci madde yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek kamu yatırımlarının alanını ciddi şekilde genişletmektedir. Bildiğiniz üzere, AKP hükûmetleri dönemi boyunca, kamu sektörü tarafından yapılması gereken, hatta birçoğu saf kamusal hizmet olarak ele alınması gereken bazı yatırımların yap-işlet-devret modeliyle özel sektör eliyle yaptırıldığını gördük. Orta ve uzun vadede kamu yatırım harcamalarının ciddi şekilde aşağıya doğru çekildiği bir patikayı Türkiye ekonomisinin önüne getirecektir.
Son dönemde ardı ardına gelen yasalar ve ardı ardına gelen ekonomik büyüklükler Türkiye’de son on yıldır AKP hükûmetleri dönemindeki ekonomik tablonun biraz daha farklı açılardan değerlendirilmesini zorunlu kılıyor diye düşünüyorum. Biraz önce Sayın Bakan burada sorulara cevap verirken…
MUSA ÇAM (İzmir)Dinlemiyor, sizi dinlemiyor, Sayın Bakan dinlemiyor.
MÜSLİM SARI (Devamla)Sayın Bakanım…
AHMET AYDIN (Adıyaman)Genel Kurula hitap et.
MÜSLİM SARI (Devamla)Sayın Bakana soruyorum ama.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 2 Nisan 2013