İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 101. BİRLEŞİM · SALI

AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Müslüm Doğan

İzmir Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 101. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Haziran 2016 · 580 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Müslüm Doğan (HDP), 14 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 580 kelime.

Müslüm Doğan (HDP, İzmir). “AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muslum-dogan-26-2016-06-14-ak-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=49656

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MÜSLÜM DOĞAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkenin çok önemli sorunları varken getirilen önerinin gündemi değiştirmekle ilgili olduğunu düşünüyoruz. Gerçekten, bugün, parti gruplarını gezen… Türkiye'nin iki önemli sorununu size arz etmek istiyorum:

Değerli milletvekilleri, uzun zamandır ülkenin gündeminde olan bir kentsel dönüşüm projesi ve mülteci kampı, iki önemli mesele olarak bugün, Meclis grupları da ziyaret edildi, bu sorunlar dile getirildi. Şimdi, bunlarla ilgili size kısaca bilgi vermek istiyorum.

Uzun zamandır vatandaşlarımızın yaşadığı mahalleler ve konutlar rant amacıyla baskı altında bırakılmaktadır. Vatandaşlarımızın hak arama mücadeleleri de kamu idaresinin gücü ve olanakları kullanılarak kesilmektedir. Herhangi bir bilimsel ve teknik analize dayanmadan, mahkeme kararlarını yok sayar biçimde riskli alan ve riskli yapı kararları alınmaktadır. Bugüne kadar yapılmış olan riskli alan ilanları da dikkate alındığında, 6306 sayılı Kanun’un nasıl keyfî bir şekilde uygulandığını hepimiz görmekteyiz. Şu an İzmir Karabağlar’da 16 mahalle, 540 hektar alan ve Kemalpaşa’da 4 mahalle kentsel dönüşüm mağduriyeti yaşamaktadır.

Değerli milletvekilleri, kentsel dönüşüm konusunda idarenin, kamulaştırılan gayrimenkullere tam değerini verme ihtimali çok zayıftır. Vatandaşlara gayrimenkulünü kendi değerlendirmeleri için verilecek yasal süreler ise çok kısadır. Bu süreler içinde, birbirini tanımayan komşuların, mahalle sakinlerinin gayrimenkul sahiplerinin bir araya gelip karar oluşturmaları imkânsızdır. Binası depreme karşı dayanıklı, hatta yeni bir bina olsa da kentsel dönüşüm yapılacak alan içerisinde kalıyorsa maalesef, kamulaştırılacak ve yıkılacaktır. Vatandaşların kendi aralarında anlaşarak yapacakları uygulamalar için öngörülen 5 bin metrekare ada şartı ise çok yüksektir. Büyükşehirlerde mevcut hâl düşünüldüğünde, 5 bin metrekare üzerinde onlarca bina ve yüzlerce bağımsız bölüm bulunmaktadır. Yüzlerce insanın bir araya gelip karar alabilme ihtimali ise çok zayıftır. Kentsel dönüşüm uygulamalarında idare, devlet sağlam binaları dahi yıkacak ve yıkım parasını vatandaştan alacaktır. Yıkım parası vatandaştan alındıktan sonra vatandaşa verilecek kamulaştırma bedeli ise pek az miktarda kalacaktır. Kentsel dönüşüm uygulamalarında vatandaşı en fazla mağdur edecek uygulama ise vatandaşa verilecek kamulaştırma bedeli binanın mevcut hâline göre değil, yıkıldıktan sonra oluşacak arsa pay oranı üzerinden değerlendirilmesiyle oluşacaktır. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi adına kentsel dönüşüm mağdurlarının önerilerini sizin huzurlarınızda sunmak istiyorum. Özellikle bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisine, kentsel dönüşüm projesi mağdurlarının kurmuş olduğu Mahalleler Birliği yönetiminin bu önerilerini size arz etmek istiyorum:

16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen (7)[okunamadı]’nci fıkrasına “yapısı riskli olmayan ve yapının güçlendirilmesi tercihinde bulunmayan vatandaşın rıza göstermesi hâlinde” ibaresinin eklenmesi gerekmektedir.

6306 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin (1)[okunamadı]’inci fıkrası “Riskli alanların ise vatandaşların 3194 sayılı Kanun’a göre yapısını kendi tercihleriyle yeniden inşa etme hakkını ortadan kaldırmamalıdır.” şeklinde düzenlenmelidir.

Yine 6306 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (1)[okunamadı]’inci fıkrası “Paydaşların üçte 2 çoğunluk kararı vermesi, alanda uygulanacak proje ve sözleşmelere bağlı olarak hukuken geçerli bir sözleşme olanağının var olması şartına bağlanmalıdır.” şeklinde yeniden düzenlenmelidir.

6306 sayılı Kanun’da tanımlanabilir, somut ölçülere yer verilmelidir. “İmar mevzuatına aykırı” ya da “ruhsatsız yapı”, “yüzde 65” gibi toptancı bir genelleme değiştirilmelidir.

6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği hükümleri içerisinde yer alan bilimsel tetkikler esas alınmalıdır. Riskin ve riskliliğin gerek yapı ölçeğinde gerekse alan ölçeğinde nasıl tespit edileceği 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliğinde belirlenmiştir. Şayet, ruhsatsızlık ölçü olarak alınacaksa o vakit bütün ruhsatsız yapılar riskli alan ilan edilmelidir.

Değerli milletvekilleri, şimdi, bildiğiniz üzere bu gecekondu sorunu ve kentsel dönüşüme neden olan imar mevzuatına aykırı yapıların bu sorunun çözülmesine ilişkin 755 sayılı Gecekondu Kanunu ile 2981 sayılı İmar Affı Kanunu çıkartılmasına rağmen… Bak, düşünün 2981 sayılı İmar Affı Kanunu’nu çıkaralı otuz iki yıl olmuş ve otuz iki yıl içerisinde imar mevzuatına aykırı yapıların hukuki ve geometrik durumu hâlâ belediyeler tarafından tespit edilememiş. Tespit edilemeyen hukuki ve geometrik durumun üzerinde kentsel dönüşüm projeleri uyguluyorsunuz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 14 Haziran 2016

62 konuşmanın tamamı →