Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Konya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 8. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2026 · 1.887 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mustafa Kalaycı (MHP), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 1.887 kelime.
Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-2026-10-20-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149126
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 294 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Sizleri ve aziz milletimizi hürmetle selamlıyorum.
Kanun teklifiyle Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonundan bu kanunun yayını tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455.758 kişidir. 30 Eylül 2026 tarihli SPK kararı çerçevesinde 66 adet yatırım fonunun tasfiye işlemleri tamamlanmış, 45.747 kişiye toplam 40,8 milyar lira tutarında ödeme yapılmıştır. Böylece, tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131'den 65'e düşmüştür.
15 Ekim 2026 tarihli SPK kararıyla da bir portföy yönetim şirketine ait fonların tasfiye işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda 31 fonu olduğu ve tasfiyenin kısa sürede gerçekleştirileceği açıklanmıştır. Kanunun yürürlük tarihine kadar tasfiye süreci tamamlanan fonlar bu Kanun kapsamında yer almayacaktır.
Kanun teklifiyle kapsama giren fonların tasfiyesinin Sermaye Piyasası Kurulunun gözetim ve denetiminde tasfiyeyle görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülmesi düzenlenmektedir. Kurula varlık tespiti ve nakde çevirme, değerleme, fon pay sahipliği mutabakatı, ara ve nihai ödeme ile dağıtım sırası gibi birbirine bağlı tasfiye aşamalarının tek bir idari çerçevede yürütülmesini sağlamaya yönelik yetki verilmektedir. Ayrıca, fon pay sahipliğini fon bazında ve farklı kayıt sistemlerinin mutabakatı sonucunda belirlenmesi esası getirilmektedir. Fon varlıklarının satışında temel ölçüt, işlemin süratle tamamlanmasıyla birlikte fon pay sahiplerinin ortak menfaati gözetilerek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesidir. Özellikle borsa fiyatının gerçek ekonomik değeri yansıtmadığı veya olağan satışın tasfiyeyi gereksiz biçimde geciktirdiği durumlarda geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi, geçici farklı fiyat marjı ve mevzuatta öngörülen diğer yöntemlerin kullanılabilmesi öngörülmektedir. Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı suçlarına ilişkin fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumların bu kanuna özgü tasfiye ve geri kazanım mekanizmasından ödeme alamayacağı hükme bağlanmaktadır.
Kanun teklifiyle tasfiye mal varlığının bütün fon pay sahiplerine ödeme yapılmasına yetecek ölçüde nakde dönüşmediği durumda uygulanacak ödeme sistemi düzenlenmektedir. Bu aşamada amaç, fonun kâğıt üzerindeki veya gerçeğe aykırı biçimde oluşmuş geçmiş değerini ödeme ölçüsü yapmak yerine, fon pay sahibinin fona fiilen koyduğu ekonomik değeri esas alan nesnel bir ara dağıtım zemini oluşturmaktır. Net yatırım tutarı, fon pay sahibinin fona yatırdığı nakit giriş ve çıkışların tasfiye tarihine kadar TÜFE ile ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenmesi ve çıkışların ilk giren ilk çıkar yöntemiyle mahsup edilmesi suretiyle Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hesaplanacaktır. Net yatırım tutarı ve belirlenen hak ve alacak tutarı aşılmamak üzere kişi başına azami 1 milyon lira ödeme yapılabilmesi, mevcut nakdin bu ödemelerin tamamına yetmemesi hâlinde ise her fon pay sahibinin ara ödemeye esas tutarının toplam içindeki oranı korunarak dağıtım yapılması öngörülmektedir. Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fondan çıkış yapmış kişilerin fiili net yatırımları ile fonun türü ve yatırım stratejisine göre aynı veya benzer nitelikteki fonların olağan getirisi toplamını aşan kısmının gönüllü olarak iade edilebilmesi de düzenlenmektedir.
Kanun teklifiyle fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin kapsamı ve bu nedenle doğan zarar ve kayıptan sorumluluk da düzenlenmektedir. Açıkça mevzuata aykırı işlemlerle birlikte şeklen mevzuata uygun görünmekle birlikte fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan karşılıksız veya muvazaalı işlemler de kapsama alınmaktadır. Bunların ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası araçları, mallan, haklar ve alacakların şahsi sorumluluk kapsamında takip edilmesi öngörülmektedir. Sorumluluk bakımından öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi portföy yönetim şirketine başvurulması, buradan tamamen veya kısmen tahsil sağlanamaması ya da tahsil edilemeyeceğinin açık olması hâlinde zarar veya kaybın oluşumunda sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişilerle birlikte hareket edenlere gidilmesi öngörülmektedir.
Kanun teklifiyle ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerlerinin fonla hukuki ve ekonomik bağlantısı bulunduğu ölçüde geri kazanım sistemine dâhil edilmesi düzenlenmektedir. Bu varlıkların doğrudan ilgili fona veya TMSF nezdinde açılacak özel geri kazanım hesabına aktarılması öngörülmektedir. TMSF söz konusu mal varlıklarına kayyum olarak atanabilecek ve dava sonucunu beklemeden satış işlemlerini gerçekleştirebilecektir. Satışlardan elde edilen nakit geri kazanım hesaplarında izlenecek ve dava sonunda fon pay sahiplerine dağıtılacaktır.
Kanun teklifiyle ayrıca SPK ile Yatırımcı Tazmin Merkezine finansal işlemlerin ve dava süreçlerinin hızlı ve eksiksiz yürütülebilmesi için dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edebilme yetkisi de verilmektedir.
Değerli milletvekilleri, tasfiyesine karar verilen fonlarda yaşanan sorun birden ortaya çıkmış gibi görünse de sürecin bugüne kuvvetli ayak sesleriyle geldiği anlaşılmaktadır. Sorun büyürken üstelik göstergeler, yargı, uluslararası endeks kurumu ve bazı şikâyetler uyarı verirken kamusal denetim mekanizmalarının ve erken uyarı sistemlerinin zamanında müdahale etmemesi ya da edememesi gerçeğini gündeme getirmektedir. Nitekim, Adalet Bakanımızın 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubatta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve SPK'ye yazı yazdıklarını belirtmiştir. Sermaye Piyasası Kurulunun 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında da 2025 yılı son çeyreğinde yatırım fonları içerisinde bilhassa serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları vasıtasıyla belirli portföy yönetim şirketlerine ait fonların fiilî dolaşım oranı düşük olan paylarda ekonomik gerçeklik ve şirket temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak şekilde fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiği belirtilerek teyit edilmektedir. 4 Kasım 2025 tarihinde yapılan 9'uncu Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde Hazine ve Maliye Bakanının "Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. Manipülasyon alanında eksiklikler olduğunu biliyoruz, eksiklikleri gidereceğiz." yönünde uyarısı olmuştur. 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi kararı sonrasında SPK çalışma grubu oluşturmuş, 18 Aralık 2025 tarihinde nitelikli yatırımcı şartlarında aranan 1 milyon lira olan finansal varlıklar toplam tutarı 10 milyon lira olarak güncellenmiş, 31 Temmuz 2026 tarihinde bazı fonların net aktif değer üzerinden değerleme yapmasını engellemek üzere düzenleme yapılmıştır. 28 Ağustos 2026 tarihinde de yatırım fonlarına ilişkin rehberde kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Rehberle yatırım fonu sektöründe özellikle para piyasası fonlarıyla hisse senedi serbest fonların ilişkili taraflar arasında teminatsız borçlanma ve borsada olağan dışı fiyat hareketleri yoluyla oluşturdukları sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemek amaçlanmıştır. Uygulamaya konulan kurallar isabetli olsa da sürecin takibi ve erken müdahale anlamında geç kalındığı, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerin meselenin temelinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla piyasaların düzenlenmesi, denetimi ve gözetimiyle ilgili görevli kurumlarca bazı portföy yönetim şirketlerine ait fonların fiilî dolaşım oranı düşük olan paylarda ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak şekilde oluşan fiyat hareketlerine karşı neler yapıldı? Bu konuda yargı ve Uluslararası Endeks Kurumunun uyarıları ve şikâyetler karşısında hangi işlemlerin yapıldığı, manipülasyon yaptıkları iddia edilen fonlara likidite sağlayan işlemlere izin verilip verilmediği, ayrıca balon hisse diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen haksız kazançlara, fonlardan yüksek montanlı çıkışlara ve yurt dışına yapılan yüklü transferlere neden mâni olunmadığı açıklanmalı, mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Başta SPK, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, MASAK ve BDDK gibi düzenleme ve denetleme organlarında kimin sorumluluğu bulunuyorsa hesabını vermeli, bu süreçteki sorumlulukları sonuna kadar soruşturulmalıdır. Sürecin odağında borsadaki sığ hisseleri araç olarak kullanarak yüz binlerce vatandaşın birikimini organize bir biçimde kendi ceplerine aktaran, piyasa dolandırıcılığı suçu işleyen bir şer odağının bulunduğu değerlendirilmektedir. Adalet Bakanımızın açıklamasına atfen, bir gazetenin 9 Ekim 2026 tarihli haberinde 13 ile 16 Eylül 2026 tarihleri arasında 141'i gerçek, 73'ü tüzel kişi olmak üzere toplam 214 kişinin üç ayrı fondan 187 milyar 653 milyon lira kâr elde ettiği, listenin TMSF'ye gönderildiği, haksız kazançların iadesi için TMSF'nin resmî bildirimlere başladığı ifade edilmiştir. Yine 1 Eylül-16 Eylül 2026 tarihleri arasında sadece iki fondan on altı günlük zaman diliminde 440 kişi tarafından çekilen paranın 401 milyar 266 milyon lirayı aştığı, haberli olarak çıkış yapıp yapmadıklarının araştırıldığı basına yansımıştır. Adalet Bakanımızın 16 Ekim 2026 tarihinde konuk olduğu Anadolu Ajansı Editör Masası'nda yaptığı açıklamada "Hukuk çerçevesinde kısa sürede fahiş kazanan, işte, tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince üzerimize ne düşüyorsa yapacağız." demiştir. Bu süreçte güçlü siyasi kararlılığını ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanımız da "Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece üç beş ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans gösterilmeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz." demiştir. Milletimizin alın teri, helal emeği olan kaynaklarını hiç edenlere, vatandaşlarımızın ekmeğinden aşıranlara kesinlikle göz açtırılmamalı, haksız sağlanan kazançlara tümüyle el konulmalı, mağdurların kayıpları da buradan karşılanmalıdır. Piyasa dolandırıcısı vicdansızlar bilsinler ki sağladıkları haksız kazanç haramdır, zehirdir, zıkkımdır, burunlarından fitil fitil gelecektir. (MHP sıralarından alkışlar) Bunların kimler olduğunun listesi de mutlaka milletimize açıklanmalıdır. (MHP sıralarından alkışlar)
Konu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulunca yapılan inceleme ve denetim devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı hakkında 30 Eylül 2026 tarihli soruşturma izni talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanı 14 Ekim 2026 tarihinde soruşturma izni vermiştir. Fon soruşturması kapsamında her geçen gün değişmekle birlikte 302 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 86 kişi tutuklanmış, 163 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 35 şüpheli için yakalama kararı çıkarılmıştır. Fon soruşturması kapsamında yargı ve denetim süreci işlemekte, devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konunun sonuna kadar takipçisiyiz. Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru, aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.
Değerli milletvekilleri, sorunlu fonlar tasfiye edilerek sermaye piyasalarımızın yapısı güçlendirilirken benzer sorunların bir daha yaşanmaması için gerekli adımlar da atılmalıdır. 18 Ekim 2026 tarihli Altıncı Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda sermaye piyasalarında yapısal sorunların giderilmesi, düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesi, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngören yeni bir taslak düzenlemeye ilişkin değerlendirmeler yapıldığı açıklanmıştır. Açıklamalara göre yasal düzenleme 2027 yılının ilk aylarında çıkarılacaktır.
Sermaye piyasalarını güçlendirmek ve küçük yatırımcıyı korumak Milliyetçi Hareket Partisinin ekonomi programının temel amaçları arasında yer almaktadır. Programımızda da vurgulandığı üzere reel ekonominin ihtiyaçlarını karşılayacak ve büyümeyi finanse edecek her türlü finansal aracın ihraç edilebildiği, işlem maliyetlerinin düşük olduğu, güçlü bir teknolojik ve beşerî altyapıya sahip, etkin bir biçimde denetlenen, yenilikçi ve şeffaf işleyen bir mali piyasa yapısı oluşturulmalıdır. Bununla birlikte sermaye piyasasında ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerini ve haksız kazançları önleyecek yapay zekâ destekli bir otokontrol sistemi kurulmasını da gerekli görüyoruz. Olağan dışı durumlarda yetkililerin tespitini ve karar vermesini beklemeden sistem otomatik olarak devreye girip işlemleri durdurabilmelidir.
Ayrıca, uzman, murakıp, müfettiş, denetçi gibi kariyer meslek mensuplarının özlük haklarındaki ciddi gerilemeye bağlı olarak kamudan ayrılmaları nedeniyle başta SPK, BDDK, Vergi Denetim Kurulu olmak üzere birçok bakanlık ve kurumumuz büyük sıkıntı çekmektedir. Bu sıkıntının daha da büyüyeceği mutlaka görülmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak kariyer meslek mensuplarının özlük haklarının zaman geçirilmeden iyileştirilmesi gerektiği görüşündeyiz.
Alınan tedbirlerle ve yapılacak düzenlemelerle sermaye piyasalarının güvenilirliğinin ve etkinliğinin artacağına, piyasaların daha sağlıklı, güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşturulacağına inanıyoruz. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır, finansal sistem güçlüdür, makroekonomik görünümde önemli bir sorun yoktur. Türkiye'nin millî yükseliş iradesiyle büyük bir siyasi kararlılığı ortaya koyduğu, birçok alanda dünyada önemli ilerlemeler kaydettiği "terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımların sonuç verdiği, aynı zamanda kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir.
Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin dirlik ve düzeni her şeyin üstünde, her türlü siyasi mülahazanın önceliğindedir.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Skandaldan bahsedenler FETÖ'cüler öyle mi yani? Allah akıl versin, vallahi akıl versin Allah!
MUSTAFA KALAYCI (Devamla)İstikrarımıza, güvenliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize kastetmek isteyenlere asla fırsat verilmemelidir.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Skandaldan bahsedenler FETÖ'cüymüş!
MUSTAFA KALAYCI (Devamla)Bu düşüncelerle Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak kabul oyu vereceğimiz kanun teklifinin hayırlı olmasını diliyor, sizlere ve aziz Türk milletine saygılarımı sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 20 Ekim 2026