HDP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 64. Birleşim · 1. yasama yılı · 31 Mart 2016 · 717 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 31 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 717 kelime.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sezgin-tanrikulu-26-2016-03-31-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46809
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul)Evet, arkadaşlar, yıllar önce Afganistan’da Taliban güçlerinin Buda heykelini bombalama görüntülerini hep birlikte dehşet içinde izlerdik. Yine, son birkaç yıl içinde ‘IŞİD’ denilen o barbar grupların Palmira'da, Musul'da, Ezidi yurdu Şengal'de o insanların tarihî birikimlerine yönelik suikastlarını, bombalamalarını hep endişe içinde kederle izlerdik ve Türkiye toplumu olarak hep şunu derdik: ‘Aman bunlar bizden uzak olsun.’ Ne yazık ki, çok kısa bir süre içerisinde bizim de tarihî eserlerimize, tarihî değerlerimize yönelik benzer girişimler söz konusu oldu.
Değerli arkadaşlar, şu anda içinde bulunduğumuz Diyarbakır’ın tarihî Suriçi bölgesi yedi bin yıllık geçmişe sahip. Bu alan içerisinde surlar, camiler, kiliseler ve daha başka tarihî yapılar bulunmaktadır. Hemen yanı başımızda bulunan, Diyarbakır deyince zihinlerimizde en çok canlanan, Diyarbakır ismiyle en çok anılan, zihinlerimizde Diyarbakır’ın adıyla en çok sembolize olan Dört Ayaklı Minare’yi, ne yazık ki, iki gün önce, şu anda gördüğünüz gibi ayağından vurdular.
Arkadaşlarımızın elindeki dövizlerden de gördüğünüz gibi şunu diyoruz: Tarihî dört ayaklı minare insanlığa sesleniyor, ‘Beni ayağımdan vurdular. Ne savaşlar ne felaketler gördüm ama böyle ihanet görmedim.’ diyor bize.
Değerli arkadaşlar, bu tarihî yapı Anadolu'da örneği tek olan bir eserdir. Dünyada bunun bir örneği yoktur. Diyarbakır salnamelerine göre ve buradaki yazıtlara göre İslam’dan önce inşa edilmiş, tahminen bir çan kulesi gibi tasarlanmış. Ancak İslamiyet’ten sonra, fetihten sonra Akkoyunlu hükümdarlığı döneminde Sultan Kasım tarafından, hemen yanı başımızda gördüğünüz, Şeyh Mutahhar Camii inşa edilmiş ve bugüne kadar Diyarbakır'da yaşanan birçok felaketten sağ kurtulmuştur bu eser.
Biz Diyarbakırlılar olarak, Diyarbakır Barosu olarak tarihî değerlerimize, tarihî eserlerimize, insanlığın bin yıllık emeğine, birikimine bu kadim şehirde sahip çıkalım ve bu nedenle, buradan çok açıkça bir çağrı yapmak istiyoruz: Biz bu tarihî bölgede birçok medeniyete beşiklik etmiş, ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede, insanlığın bu ortak mekânında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz ve bu amaçla bugün arkadaşlarımla, Diyarbakır Barosu üyesi avukat arkadaşlarımla ve Diyarbakırlılarla birlikte buradayız. Buradan demokratik hakkımızı ifade etmek için buradayız. Bu davranışı tarihe yönelik bir şiddet eylemini, tarihi bir değere yönelik bir suikastı, bu saygısızlığı kınıyoruz. Tarihine, tarihsel değerlerine, tarihsel mirasına sahip çıkmayan toplumlar doğru ve güvenli bir gelecek kuramazlar. Bu nedenle, tarihimize, değerlerimize, tarihî ve kültürel mirasımıza sahip çıkalım diyoruz.”
Teşekkür ediyorum arkadaşlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bire bir aktardığım bu konuşma sevgili dostum, sevgili Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı son konuşmaydı ve tarihe yapılan o suikasttan sonra da kendisi suikasta uğradı ve alçakça katledildi.
Biraz önce burada tartışmaları izledim ama hicap duydum gerçekten. Tahir Elçi gibi bir barışseverin arkasından Parlamentonun böyle bir polemiğe konu olmasından, tartışmanın bu noktaya gelmesinden hicap duyduğumu ifade etmek isterim.
Değerli arkadaşlar, Diyarbakır Barosu 28 Kasım 2015 tarihinde tarihinin en ağır bedelini Tahir Elçi’yi vererek ödedi. Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır bölgesi, insanlık tarihi birçok bedel vermişti ama Tahir de kendi bedelini ödedi.
Şimdi, ona en çok kimler seviniyor biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Tahir bütün hayatını tırnaklarıyla kazımış, kendisini yetiştirmiş, büyük bedeller ödemiş, gençliğinde, öğrenciliğinde büyük bedeller ödemiş, avukatlığında büyük bedeller ödemiş bir avukattı, insan hakları savunucusuydu. Tırnağıyla kazdığı davalarda, faili meçhullerde onlarca insanı yargı önüne çıkardı, hiç kimsenin çıkarmadığını. Hiçbirimizin yapamadığını kendisi büyük bir emekle ve büyük bir ketumlukla yaptı ve en çok onlar seviniyorlar şimdi, bir daha sanık olamayacaklar seviniyorlar. Ve insan hakları savunucularıyla birlikte onun büyük çabasıyla mahkemelerin önüne çıkmış olan sanıklar, faili meçhul cinayetlerin sanıkları, korucular, JİTEM’ciler, kamu görevlileri şimdi, ondan sonra teker teker beraat ediyorlar, ondan sonra. Her davanın takipçisiydi; Eskişehir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Türkiye’nin her yerinde. Nerede bir insan hakkı ihlali varsa oradaydı. Şimdi en fazla onlar seviniyorlar.
Evet, şimdi, efendim, “Terör vardı, terör örgütü oradaydı, o nedenle bu olmuştur, sorumlusu odur.” Değerli arkadaşlar, bu ülkeyi biz yönetmiyoruz, Diyarbakır’ı da biz yönetmiyoruz; sizler yönetiyorsunuz, sizler. Baro Başkanını ya oraya göndermeyeceksin ya da öldürtmeyeceksin. Bu kadar!
RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Bağırma ya! Ne bağırıyorsun!
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla)Bu kadar! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Ne bağırıyorsun ya!
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla)Çıkıp burada böyle pişmiş, kibirli konuşamazsınız.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Oraya da söyle! Oraya da konuş!
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla)Ülkeyi siz yönetiyorsunuz, siz!
RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Bağıramazsın! Ne bağırıyorsun! Hayret bir şey ya!
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla)Siz yönetiyorsunuz. Ya göndermeyeceksiniz oraya, diyeceksiniz ki: “Sayın Baro Başkanı, sen oraya gidemezsin, orada hendek var.” Ya da öldürtmeyeceksin. Bu kadar basit. Bu ülkeyi biz yönetmiyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 31 Mart 2016