İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mart 2021 · 359 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necdet İpekyüz (Halkların Demokratik Partisi), 2 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 359 kelime.

Necdet İpekyüz (Halkların Demokratik Partisi, Batman). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-ipekyuz-27-2021-03-02-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95692

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA NECDET İPEKYÜZ (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türk Tabipleri Birliği geçtiğimiz dönem bir yayın çıkartmıştı “Aşı Pazarı Can Pazarı” diye. Gerçekten sağlık ve savaş, sağlık ve silah atbaşı gibi ilerlerse aslında insanlık kaybediyor ve o yüzden, aşı gibi hepimizin kurtarıcı bir şeyini bir meta gibi ele almak, ticari bir kavram gibi ele almak dünya için başlı başına bir felaket. Neden? Bir aşı dünyada hastalığ önleyebilecekken -nasıl ki çiçekte bir başarı kazanmışken, dünyada çiçek hastalığından söz edilmemişken- sağlık giderek bir biyolojik savaşa dönüşmüş, tehdide dönüşmüş. “Şu ülkeden şunu alacağız, bu ülkeden bunu alacağız; şu kadar fiyata alacağız.” Önemli olan, herkese eşit, erişilebilir sağlık hizmeti sunmak ve o yüzden HDP, Halkların Demokratik Partisi gerek içeride, ülke düzeyinde gerek de tüm dünya için eşit, erişilebilir sağlık hizmetlerinin olması gerekir…

Şimdi, pandemiyle beraber, Covid-19’la beraber, testler, işlemler, yapılan yatışlar ve tedavi edip etmediği hâlâ belirsiz olan kullanılan ilaçlar ciddi bir maliyet getirirken bir rekabet de getirdi. Nasıl ki sağlık bir ticari kavrama dönüştü, rekabet de öyle. Ne oldu? Dünya Sağlık Örgütü şöyle bir şey dedi: “Artık aşı meselesi ahlak dışı bir meseleye dönüştü.” Dünya Tabipler Birliği ne dedi? Dünya Tabipler Birliği dedi ki: “Aşıda bencillik, milliyetçilik, dünyayı bir yere götürmez, ülkeleri bir yere götürmez.”

Şimdi, aşı ne peki? Korur, önler, olmazsa olmaz. Her aşı olan, çok önemli ama, her aşı olan toplumu korumaz; aşı olanın sayısı fazla oldukça toplumun diğer riskli kesiminde de korunma sağlanmış olur. Uzun bir süredir Türkiye’de aşı meselesi tartışılıyor. Çin’den geldi mi, gelmedi mi, üretildi mi, üretilmedi mi? Pandemi ilk başladığında “Aşı üreteceğiz.” deniyordu “Üç ay sonra faz 1, iki ay sonra faz 2.” hâlâ yok. Yerli, millî kavramı o kadar kullanılıyor, buna o kadar söz atılıyor ama aşıda hiçbir şey yok, ithalata dönüştü.

Peki, ben size bir şey söyleyeyim: 1928’de Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünde aşı üretiliyordu ve ta 1980’lere kadar, 12 Eylülden sonra dahi 18 aşı ve serum üretiliyordu. Geçmişe baktığınızda -şimdi Çin’den aşı geliyor ya, Sayın Bakan da burada, çok iyi biliyor- geçmişte, kolera salgınında Türkiye Çin’e aşı göndermiş. Peki, ne oldu? Dünya Sağlık Örgütü diyor ki: “Sizin yaptığınız tesislerin artık güncellenmesi lazım, geliştirilmesi lazım.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

85 konuşma daha · 2 Mart 2021

85 konuşmanın tamamı →