Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle
Ağrı Milletvekili ·
DEM Parti
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2025 · 273 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 15 Ekim 2025 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle); konuşma 273 kelime.
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 15 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejla-demir-2025-10-15-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=80990
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NEJLA DEMİR (Ağrı)Teşekkürler Başkan.
Bugün görüştüğümüz bu madde doğayı korumak için değil, doğayı işletmek için hazırlanmış bir düzenlemedir. Teklif millî parklar, tabiat parkları ve koruma alanlarını yalnızca turizm yatırımlarına değil, altyapı, enerji, iletişim, ulaşım, petrol ve doğal gaz hatları gibi ekonomik faaliyetlere açmaktadır. Kamu yararı ve zaruret gerekçeleriyle her türlü yatırımın önünü açan bu düzenleme doğa koruma ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca, uzun devreli gelişme planı zorunluluğunun kaldırılması, planlanma ve denetim süreçlerini fiilen devre dışı bırakmaktadır. Yani bir bölgeye enerji hattı, turistik tesis ya da yol yapılırken artık Çevresel Etki Değerlendirmesi yani ÇED süreci işletilmeyecek, bilimsel değerlendirmeler yapılmadan doğaya müdahale edilecektir. Oysa millî parklar, tabiat parkları, yaban hayatı sahaları gibi korunan alanlarda yapılacak her türlü altyapı, ulaşım veya enerji yatırımı için ÇED zorunlu olmalıdır. Gerçek koruma yatırım kolaylığıyla değil, hukuki denetim, bilimsel ölçüt ve toplumsal katılım ilkeleriyle mümkündür.
Bir diğer önemli değişiklik, hazineye ait koruma alanlarının Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün tasarrufuna devredilmesidir. Böylece yetki, karar ve denetim tek elde toplanmakta, yerel yönetimlerin, halkın ve bilim insanlarının söz hakkı ortadan kaldırılmaktadır. Bu model korumayı değil, rantı kolaylaştırır. Bugün "kamu yararı" adı altında yapılan bu düzenlemeler gerçekte özel şirketlerin çıkarına hizmet etmektedir. Zeytinliklerden meralara, ormanlardan kıyılara kadar pek çok alanda aynı yöntemi gördük. Şimdi, bu anlayış doğa koruma alanlarına taşınıyor. Doğa kamusal bir varlık olmaktan çıkarılıp sermaye için bir gelir kaynağına dönüştürülüyor. Biz DEM PARTİ olarak bu yaklaşımı kabul etmiyoruz çünkü doğayı korumak demek, yaşamı korumak demek. Doğayı yatırım alanı hâline getirirseniz, yaşamı yok edersiniz. Bu madde koruma değil, rantı, talanı ve denetimsizliği yasalaştırmaktadır. Bu nedenle, doğayı sermaye lehine yönetebilir bir işletme alanına dönüştüren bu maddenin teklif metninden çıkarılmasını talep ediyoruz.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
53 konuşma daha · 15 Ekim 2025