İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · SALI

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Orhan Sarıbal

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Kasım 2019 · 304 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Sarıbal (CHP), 5 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 304 kelime.

Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-27-2019-11-05-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81445

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle “Karaoğlan” lakabıyla anılan, “Toprak işleyenin, su kullananın.” diyen, “Ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen.” diyen partimizin Genel Başkanı, Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit’in anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Değerli milletvekilleri, bir mesele tartışıyoruz. Mesele belli, gıda. Her gün insanın tüketmek zorunda olduğu, tükettiği gıdalardan bahsediyoruz. Bu ülkenin bütün sorunlarında olduğu gibi bu sorunun da temeli politiktir ve iktidarın yaklaşımıyla ilgilidir çünkü temel mesele denetimdir. Eğer siz denetimi yapamıyorsanız sorunları çözemezsiniz. Tarımda ve tarladan sofraya kadar gelen gıda zincirinin bütününde ciddi bir denetime ihtiyaç vardır ama siz bu denetim meselesini şirketlerin kâr meselesi üzerinden gördüğünüz sürece, rekabet meselesi üzerinden gördüğünüz sürece bu sorunu önleme şansına sahip değilsiniz çünkü bu, bütüncül, politik bir bakışla ilgilidir.

Tarlada, tarlaya düşen tohumdan itibaren orada kullanacağınız gübreyi, orada kullanacağınız ilacı, üretime döndüğü andan itibaren onun pazara sunulma yöntemini, sunulma modelini, onun depolanmasını, pazara ulaştırılmasını, bütününü eğer kontrol eden bir mekanizmayı hayata geçiremiyorsanız gıda güvenliğiniz yoktur arkadaşlar, “gıda güvenliği” denen bir kavrama sahip değilsiniz demektir; tesadüfen yaşamaya devam edersiniz. Eğer öyle olmasaydı Manisa’da zehirlenen askerlerimizin neden zehirlendiğini ortaya çıkarır, orada bir tedbir alır ve bugün ıspanaktan zehirlenme meselesinin önüne geçmiş olurduk. Bu oluyor mu? Olmuyor. Neden?

Bakın, 2003, 2004, 2005 yıllarında çeşitli kanunlar çıktı. O kanunlardan en önemlilerinden bir tanesi şuydu: Gıda güvenliğini doğrudan belirleyen bir kavram vardır, neydi o? 60 KW gücünden daha büyük gıda işletmelerinde 1 gıda mühendisi ya da 1 ziraat mühendisi ya da 1 veteriner ya da 1 kimyacı vardı, bu devam ediyor ama 60 beygir gücün altında çalışan bütün gıda işletmelerinde her 4 işletmede 1 veteriner veya mühendis, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi veya kimyacının olması koşulu vardı. Ne yaptınız? İstanbul Fırıncılar Odası toplandı, Hükûmete dedi ki: “Biz bu mühendis arkadaşlara, bu veterinerlere, bu kimyacılara boşuna para ödüyoruz. Buradan çıkalım.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 5 Kasım 2019

118 konuşmanın tamamı →