İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Özgür Karabat

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Temmuz 2020 · 355 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 16 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 355 kelime.

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-karabat-27-2020-07-16-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90168

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Halkların Demokratik Partisinin vermiş olduğu önerge üzerine söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, son zamanlarda yapılan bütün araştırmalara bakarsanız eğer, toplumda hukuka güvenin son derece sarsıldığını görürsünüz. 2 kişiden 1’inin “Ben yargıya güvenmiyorum, hâkime, savcıya güvenmiyorum.” dediğinin araştırmalarla sabit olduğunu hep beraber görürüz. Öyle ki değerli arkadaşlar, aynı zamanda uluslararası ölçülere göre de Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 126 ülkeden 109’uncu sıraya düşmüş durumda. Bunun en temel sebebi, hepinizin de bildiği gibi, hukukun siyasallaşması, yargının yürütmenin kontrolü altına gelmiş olmasıdır.

Hatırlar mısınız, AKP ilk iktidara geldiğinde “Ben bu yargıya güvenmiyorum.” derdi, bazen yargı kararları karşısında en tepeden “Bu karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.” derlerdi. Şimdi, değerli arkadaşlar, bu dönemde ise yargının geldiği durum şu: Hâkimlerin birçoğunun AKP’nin ilçe başkanlarının, il başkanlarının akrabalarının olduğunu hepimiz biliyoruz. Artık, yargının geldiği durum şu değerli arkadaşlar: Bazı durumlarda devleti yönetenlerin “Ben bu davanın savcısıyım.” dediğini hepimiz biliyoruz. Dün daha bir skandal yaşandı, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcısı “Sayın Ömer Çelik” diyor. Değerli arkadaşlar, AKP yöneticilerine “sayın” diyerek eğilen bir yargının olduğunu görüyoruz.

Dolayısıyla, HDP Grubunun Selahattin Demirtaş’ın tutuklanma süreciyle ilgili verdiği bu araştırma önergesinin önemsenmesi gerektiğini birkaç soruyla söylemek istiyorum. Birincisi, değerli arkadaşlar “Burada bir siyasi irade var mıdır?” sorusu önemlidir. “Allah’ım, neydi günahım?” şarkısı var ya, acaba bu sorunun cevabı “Seni başkan yaptırmayacağız.” demek miydi? Değerli arkadaşlar, hukuka aykırı bir süreç, sizin deyiminizle hiçbir şey olmasa da bir şeylerin olduğunu gözlemliyoruz. Dolayısıyla, araştırmak gerektiği önemlidir diye düşünmekteyiz.

Yine, şöyle bir gerçeklik var: Bu süreçteki savcıların birçoğunun FETÖ davasından içeride olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla, FETÖ’nün dâhil olduğu bir sürecin sorgulanması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Genel olarak şunu söylemeliyiz ki özellikle siyasilerin hükümsüz tutuklanması bence son derece sakat bir durum. Bunun Hükûmetin bir sopası olarak kullanılması, hemen hemen her yerde yaygınlaşmasının da özellikle dikkat çekmemiz gereken bir konu olduğunu biliyoruz.

Türkiye öyle bir süreç yaşadı ki… Hükümsüz bir tutuklu ve Cumhurbaşkanı adayı sürecini yaşadık hep beraber değerli arkadaşlar. Dolayısıyla HDP’nin verdiği bu önergenin sizin açınızdan hiç kesinlik olmasa bile, şüpheler bile olsa dikkate alınarak burada oylanmasını rica ediyorum ve hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun, var olun. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

126 konuşma daha · 16 Temmuz 2020

126 konuşmanın tamamı →