İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · SALI

Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasına şahsına sataşması nedeniyle konuşması

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Haziran 2016 · 890 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 21 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasına şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 890 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasına şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-26-2016-06-21-canakkale-milletvekili-bulent-turan-in-ak-parti-grup-onerisi-uzerinde (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=49989

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin yeni bir grup önerisiyle karşı karşıyayız her hafta olduğu gibi. Örneğin, içinde bulunduğumuz bu tarihi şimdiye kadar 7 kere düzenlediler bugün ne görüşelim, kaça kadar çalışalım, kaçta bırakalım diye ve emin olun, haftaya bir daha düzenleyecekler, bayram dönüşü bu düzenlemeleri bir daha yapacaklar çünkü grup olarak bir irade kullanmak ve kaliteli yasama yapmak değil, bir yerlerden gelen talimatlar, bir yerlerle yapılan pazarlıklar sonucunda onu çektim, bunu koydum, saray bastırdı, paraleli kazıdım, bilmem kimi dengeledim hesapları içinde Meclisi çalıştıran, iktidar adı altında kendi iktidarından yoksun, muktedir olmayan, Meclis düzenine hâkim olmayan, yarınını bilemeyen bir grupla karşı karşıyayız. (CHP sıralarından alkışlar)

Bugün gelinen noktada, biraz önce Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına sayın milletvekili konuştu. Terminoloji açısından dahi tutulacak yanı yok konuşmanın. Ne diyor? “Tatilden feragat…” Arkadaşlar, milletvekilliği tatil yeri değildir, milletvekillerinin tatili olmaz, milletvekillerinin yaz dönemi çalışmaları olur. (CHP sıralarından alkışlar) O yüzden, bir iktidar partisi milletvekilinin tatilden feragat edeceğiz, iki hafta daha çalışacağız; böyle bir şey yok arkadaşlar. Çok net bir şey söyleyelim: Vatandaş sizden verdiğiniz sözleri tutmanızı bekliyor. Davutoğlu Hükûmeti, devrik hükûmet, devrik Başbakan geldiğinde “24’üncü Dönemde yapılacak hataları yapmayacağız." demişti. 4+4+4’teki kavgadan tutun, İç Tüzük'ü zorla burada değiştirmeye çalışmalarına kadar istişare etmeden yaptıkları her şey ve hatta Gezi sürecinin sonucunda tek başına iktidardan düştünüz, o dönemde yani vatandaşın sizi alıp buraya ittiği, hatta aslında bu köşeye konmanız gereken, muhalefet partisi olmanız gereken dönemde çok şey konuşuldu. O süreçte grup başkan vekilleriniz bizi arayıp bilgi veriyorlardı belli konuda. Diyorduk ne oldu? Sayın Davutoğlu yaşananlardan ders aldığımızı, muhalefetle istişare etmemiz gerektiğini söylüyordu. Bugün Davutoğlu neden burada değil? Çünkü istişareye karşı olan, karşılıklı grupların diyaloğuna karşı olan, parlamenter sistemi güçlendirmeyi doğru bulmayan, Parlamentoyu işlevsizleştirip bir başka yerde bir vesayet odağı oluşturup tek adam yönetimiyle ülkeyi yönetmek isteyen birisi Davutoğlu’nun bu kadarcık açılımına dahi tahammül edemedi.

Şimdi deniyor ki: “Zaman yok.” Evet, zaman yok. Ama iki ay önce, ne istiyorsanız yaparız, dedik. Vize serbestisi, Türkiye’nin en önemli meselesiydi, sabahlara kadar çalıştık, zaman zaman bizi eleştirdiniz “Efendim, madem destekliyorsunuz niye konuşuyorsunuz?” diye. 72 kriter vardı, 72 kriterden 57’sini tamamladık hep beraber, kaldı 5 kriter ve Davutoğlu giderken, gitmezden evvel, yani ölüm yiyicisiymiş, bilemiyormuş kendisi ama görevden alınmadan hemen önce şöyle söylüyordu saray: “Ya bu vize serbestisi olur, olmazsa olmaz. Bunu büyütmenin ne anlamı var?” diyordu ve gördük ki Davutoğlu’nun da başını bu konudaki talepleri önemli ölçüde yedi. Şimdi diyorsunuz ki: “Efendim, vize serbestisinde terörle mücadele meselesiyle ilgili bir kanun var, elimizi kolumuzu bağlar, biz onun yerine şimdi çok daha başka bir kanun getiriyoruz.” Arkadaşlar, vatandaşı kandırmayalım. Eğer samimiyseniz gelin, vize serbestisindeki terör hariç geri kalanları yapalım. Sizin yapamadığınız terör düzenlemesi değil, sizin yapamadığınız Yolsuzlukla Mücadele Eylem Planı güncellenerek GRECO tavsiyeleri ışığında düzenlemeler yapmak. Bundan korkuyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Sarayı rahatsız eden, Avrupa Birliği Polis Teşkilatına tabi olup suçluların iadesi anlaşması konusunda Türkiye’nin çekincelerinden vazgeçmesi. Yarın öbür gün birileri yurt dışına kaçtığında, burada iktidar değiştiğinde, ensesinden tutup da Türkiye’ye teslim edilmesinden korkuyorsunuz. Kişisel Verilen Korunması Kanunu. Elinize yüzünüze bulaştırdınız. Burada uyardık. Aha da kabul edilmedi, geldi, karşınızda.

Ve son olarak da AB ülkeleriyle adli yardımlaşmadan korkuyorsunuz. Korkmuyorsanız gelin bunu yapalım, siyaseti şeffaflaştıralım, siyasetin finansmanıyla ilgili düzenlemeleri yapalım. Siz “İl, ilçe başkanı bulamazsınız.” diyorsunuz ama bu düzenlemeleri yapalım bir tek terör kalsın. Ondan sonra gelin burada vatandaşı kandırın. Ama Türkiye’yi ciddi şekilde sıkıntıya sokmuş durumdasınız.

Bir iftar yemeğine gittiniz. Sarayda iftar yemeği. Hiçbir gruba davet yok, sadece bakanlar ve iktidar milletvekilleri.

BÜLENT TURAN (Çanakkale)Hayır, öyle değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Keşke ücreti Recep Tayyip Erdoğan’ın cebinden ödenseydi. Helali hoş olsun, o zaman yapın iftarı. Ama Ahmet Necdet Sezer oğluna yaptığı düğünün elektrik faturasını öderken sarayda kendi kendinize iftar yemeği verip o şaşaalı iftarın parasını da Cumhurbaşkanlığının bütçesinden ödüyorsunuz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum)Siz “Gitmeyiz.” diyorsunuz, ne yapsın adam?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Bugünlerde AKP, ramazanı sahurla, iftarla, ibadetle geçirmesi gereken Müslümanlar varken iftarlar, çok tartışılacak iftarlar ve iftiralarla geçirdi. (CHP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Demagoji yapma. Demagoji yapıyorsun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Geçen hafta boyunca Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna iftira ettiniz. Adalet Bakanınızı suçüstü yaptık, dün açıkladık, bugün karşılaştım dedim ki: Özür mü, istifa mı? “Özgür Bey, bizimle bu kadar uğraşmayın.” deyip gözünü kaçırıp gidiyor.

Şimdi gelinen bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi Grubundan özür dilenecek. O Adalet Bakanlığı mevkisi boşu boşuna işgal edilmeyecek. Bir Adalet Bakanı ağzıyla yalan, iftira belgeleri üretilmesinin hesabı sorulacak, hesabı verilecek! (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, ayrıca, bir Meclis Başkanı düşünün, yine iftar yapıyor. Ya bu nasıl bir iş? 3 bin davetli var, gelen 1.200. Ülkeyi nasıl bölmüşsünüz. Böyle bir itibarsızlık olur mu? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum)Davet ediyorsun suç, davet etmiyorsun suç! Ayıp ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Köyün muhtarı köyde iftar yapsa, 200 kişi davet etse, iftara 80 kişi gelse muhtar istifa eder utancından, muhtar!

VELİ AĞBABA (Malatya)O muhtar ama!

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Demagoji yapıyorsun. Demagoji yapma. İftira atıyorsun!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Şunu söyleyelim: Meclis Başkanı 3 bin kişiye iftar mı verecek? Hep birlikte veririz o iftarı, Meclisin parasıyla değil. Meclisin parasıyla yapıyorsa 3 bin tane fakir fukara çağıracak…

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ)Kendi tarihinize bakın önce!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)...Ankara’da okuyan 3 bin öğrenciyi çağıracak, 3 bin mülteci çağıracak iftar yapacağız devletin parasıyla. Yok, devletin parasıyla efelik yok; yapacaksan kendi cebinden ödediğin parayla yapacaksın, bu kadar basit.

Türkiye’yi rezil ettiniz…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 21 Haziran 2016

61 konuşmanın tamamı →