Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Ocak 2017 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Özgür Özel (CHP), 18 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 474 kelime.
Özgür Özel (CHP, Manisa). “Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 18 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-26-2017-01-18-amasya-milletvekili-mehmet-naci-bostanci-nin-satasma-nedeniyle-yaptigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=57214
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Daha önce de bir kez ifade etmiştim. Bu kürsüye bir milletvekilinin ilk kez geldiği günü size hatırlatmak isterim. Bu kürsüye ilk kez milletvekili seçildiğimizde rozetimizi taktıktan, kaydımızı yaptırdıktan sonra yemin töreni için geliriz. Geçmişinizde çok farklı kürsülerin çok mahir bir hatibi olabilirsiniz, geldiğiniz bir örgütün, bir teşkilatın en kıdemlisi, en kudretlisi olabilirsiniz, diksiyonunuz çok iyi olabilir, televizyon programları yapıyor olabilirsiniz; 20 ciltlik kitabınız vardır ama son derece basit bir metni eksiksiz tamamlamanın heyecanı, telaşı, yapamamanın kaygısı vardır. Oradan buraya gelirken hiç kurumadığı kadar ağzınız kurumaya, ayaklarınız dolaşmaya başlar. Kazasız belasız o metni okursanız, heyecanınızdan bir şey olmaz da sıralara kadar varır genel başkanın elini sıkarsanız, o dakikadan sonra üzerinizden büyük bir yük kalkar ve bir anda, sizi yetiştirenleri, örneğin ilkokul öğretmeninizi hatırlarsınız; anneanneyi, dedeyi, babaanneyi… Kendinden gurur duyma hâli değildir bu, onların sizinle duyduğu gurura sevinme hâlidir. Çünkü bu ülkede, bu ülkenin kurucularının canı kanı pahasına kurtardıkları ve kurdukları bu Mecliste çok önemli bir görevi, yasamayı ve yürütmeyi bu ülkenin o yürekli, güzel, bazen mağdur, bazen fakir, aç ama onurlu insanları adına yapacaksınızdır. Bu yapılan görevin, üzerinizdeki yükü son derece ağırdır. Dürüstlük yemini etmişsinizdir namus ve şeref üzerine. Bu yemin, yaptığınız tüm faaliyetleri, atacağınız oyu, söyleyeceğiniz sözü bağlar. Anayasa’ya sadakat, İç Tüzük’e bağlılık, artık sizin için terk edilmemesi gereken, onurunuz ve şerefinizle teminat altına almış olduğunuz önemli metinlerdir. Boşuna metinler değildir, toplumsal bir mutabakatla yazılmıştır. Geçmişten ders almıştır ama aşkın zamanlıdır, ileriye doğru yazılmıştır. Ülkeler vardır yüz altmış yıldır aynı metinle -dokunmadan- yönetilmenin gururunu taşırlar. Bize bu gururu yaşatmadılar, darbeler oldu, metinler değişti ama burada yazan yazı “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Haziran 1919’dan beri, Amasya Tamimi’nden beri milletin gönlüne yazıldı. Bu ağır yükü hep beraber taşıyoruz. Geçtiğimiz ilk turda yine 5’inci maddede, yine Meclisin görevlerinde buraya çıkıp, 23 Nisan 1920’de bir saraydan, saltanattan, bir aileden alınan egemenliğin buraya yani halkın ta kendisine taşındığını söylemiştik. Bu madde, şimdi egemenliği buradan yani halktan alıp bir başka saraya taşımak, seçilmişler yerine bir seçilmişin atadıklarıyla ülkeyi yönetmek, o ki sizin yerinize kanun yapmak, denetiminizden kaçmak ve bu ülkenin o ilkokul öğretmeninizin sizi yetiştirirken hayal bile belki edemediği ama televizyonda gördüğünde gözyaşlarını tutamadığı bu önemli görevi onun yerine yapmak yerine bunu vermek. Biz buna itiraz ettik, biz bunu görünür kılmak istedik. Gecenin üçüydü, bir mahcubiyet vardı, bir karartma vardı, televizyon yoktu, yayın yoktu, kimsenin haberi yoktu yapılmaya çalışılan işten ve dedik ki: “Bu milletin kürsüsünü sembolik olarak burada korumaya alıyoruz.” Alkışlarla başladık ancak yaşanmaması gereken şeyler yaşandı. Hepimiz üzüldük, hepimiz yaşananlardan utandık, hepimiz kaygı duyduk.
Bugün bu kürsüyü yine koruma altına alacağız, bu kürsüyü milletvekilleri yine koruma altına alacak. Bu kez bu kürsüyü korumak için arkadaşlarımı davet etmiyorum. Bugün bu kürsüyü korumak için burada oy kullanacak olan 550 milletvekilinin bu kürsüyü vicdanlarına emanet ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Sayın Başkan…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 18 Ocak 2017