İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 12. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 12. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ekim 2018 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 31 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle); konuşma 548 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 31 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2018-10-31-701-sayili-olaganustu-hal-kapsaminda-bazi-tedbirler-alinmasi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75728

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Biz bu oyunları, bu taktikleri, geçmişten edinilmiş tecrübelerle kurulan bu kumpasları biliriz, bunlara da pabuç bırakmayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bugün, ülkenin Anayasası’nı değiştirdiğiniz, özgürlüklerini askıya aldığınız, geriye götürdüğünüz, rejimine kastettiğiniz iki yıllık bir ara rejimin son KHK’sini görüşüyoruz. İki yıllık ara rejim sona erdi ama KHK’nin son olması, olağanüstü hâlin sona erdiğini ispatlamıyor çünkü olağanüstü hâlin ismini kaldırdınız ama cismi ortada duruyor. Bunu İçişleri Komisyonuna sevk ettiğiniz ve başka ülkelerdeki birkaç kötü örneği de kendinize dayanak teşkil ettiğiniz, Anayasa Mahkemesinde yarattığınız sindirmeye güvendiğiniz o OHAL hükmündeki kanunla sağladınız zaten. Adı gitti, kendisi kaldı ama biz, OHAL’in sözüne değil, özüne karşıyız. O yüzden de tüm hatiplerimiz kanun dışılıklara, Anayasa ihlallerine vurgular yaptı.

15 Temmuzda bir uzlaşı vardı, bunu biraz önce Ramazan Can da anlattı, bu işin kitabını yazmış olanlar da. O geceyi, hem de sadece üç partiyi değil, ortalıktaki karışıklık, bir başka yerden buraya gelmedeki engelden dolayı irtibat kuran o günkü dördüncü partiyi de kastederek, 16 Temmuz oturumunda da hakkını herkes teslim ediyor ama 20 Temmuza gelindiğinde, 15 Temmuz ile 20 Temmuz arasında biz burada tebrikleri kabul ettik darbeye karşı dik duruşumuz ve ortaya koyduğumuz iradeden…

Arkadaşlar, kimse kimseyi kandırmasın, bütün askerî darbeler, muhatabı olan iktidara doğru yapılır ama döner dünya ve ülke kamuoyu, başta ana muhalefet, muhalefet partilerinin gözünün içine bakar. On altı yıldır tarafına düşman hukuku uygulanmış ama sıkışıldığında aynı gemide olunduğu akla gelmiş bir muhalefet partisinin temsilcisi olarak oradan çıkıp “Yeniden seçimler yapılana ve demokratik yoldan iktidar değişene kadar ana muhalefet görevimizin farkındayız, sahibiyiz, seçilmiş iktidarın ve Meclisin arkasındayız.” diyebilmek, darbenin belini kıran birçok unsurun yanında hiç azımsanmayacak bir çıkıştır. 15 Temmuzdaki bu yaklaşımı sadece CHP değil, bugün derin ayrılıklar içinde olduğumuz MHP de, ertesi gün gelip imza koyan HDP de söyledi ve dedik ki: “Bu darbe girişimini yapanların hep birlikte canını okuyalım.” Ama 20 Temmuz günü, dönemin Başbakanı şimdiki Meclis Başkanımızdan, Sayın Genel Başkanım bir telefon aldı: “Biz OHAL ilan ediyoruz, destek verir misiniz?” Genel Başkan dedi ki: “OHAL ilanı, eğer Meclisin bir kısmı darbecilerle enfekte olsaydı…” OHAL ilan etmek ne demek? Meclisin yasama yetkisini alıp, geçici ve olağanüstü bir süre için yürütme organına vermek demek. Oysa Mecliste darbeyi destekleyen yok. Varmış, o da sizin içinizdeydi, herhâlde bu dönem ayıkladınız ama diğer partilerden çıkmadı. (CHP sıralarından alkışlar)

Ama bir gerçek var. Biz dedik ki “Meclis darbecilerle enfekte olmadıktan sonra, Meclisin yasama tekeline el atmayın kardeşim, gelin mücadeleyi birlikte yapalım.” Dinlemediniz, OHAL’i ilan ettiniz. OHAL ilanı televizyonlarda geçerken gazeteciler sordu, partinin grup başkan vekili, sözcülerinden bir tanesi olarak dedim ki: “En basit deyimle, yasama Meclisine, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı yapılmış siyasi bir nankörlüktür, dört gün önceki tavrı görmezden gelmektir.” Ve 15 Temmuzu 16 Temmuza bağlayan gece “Bu, Allah’ın bir lütfudur bize.” diyenlerin, o darbeyi araçsallaştırarak o lütuftan kendi siyasi darbelerini yapmaya çalıştıklarını, kendi sivil darbelerini yapmaya çalıştıklarını hepimiz gördük. Sırf biz mi gördük? Tarafsız kuruluşlar, uluslararası kuruluşlar, Türkiye'nin bağımsız ama demokrasisini ölçen, o konuda konuşan, konuşması gereken, konuştukça sizi meşrulaştıracak, iktidarınızı meşrulaştıracak herkes, OHAL’in istismar edildiğini, kötüye kullanıldığını gördü.

Burada önemli bir kilometre taşının daha altını çizmek durumundayız. İki üyesi, evet, FETÖ’cüdür ama usulüne uygun olmayarak derdest edilen -ve edilmelidir, cezaevine gitmelidir ayrı konu ama- atamasını Abdullah Gül’ün, bir gün bilmem ne bakanlığında tutup da AYM’ye yaptığı o kişileri derdest edişiniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

137 konuşma daha · 31 Ekim 2018

137 konuşmanın tamamı →