İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · SALI

Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Şubat 2020 · 373 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 4 Şubat 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 373 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 4 Şubat 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2020-02-04-cankiri-milletvekili-muhammet-emin-akbasoglu-nun-yaptigi-aciklamasinda-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=85029

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, ben Mecliste görev yaptığım ilk dönemimde Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesiydim, partimin ilgili Komisyonunun üyesiydim. “Balyoz Kumpası” diye bir kitap yazdık biz. Ben şu kürsüde “Balyoz kumpası” dedim diye yemediğim laf kalmadı AK PARTİ Grubundan. “Kumpasçı sensin!” “Darbeci sensin!” “Darbeciler için kitap yazan sensin.” Ardından, altı ay sonra AK PARTİ’nin o zamanki Başbakan Yardımcısı “Millî orduya kumpas kurmuşlar.” dedi. Şimdi, 2013-2014’te “Balyoz kumpası” diyen adama “Darbeciler için kitap yazan utanmaz sensin!” diyenler, utanmadan, Millî orduya kumpas kurulduğu argümanına, söylemine dört elle sarıldılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)2009 yılında bir gece yarısı harf, kelime oyunuyla muhatap gruplar da kandırılmaya çalışılarak ve asla verdikleri önergeye de destek bulamadan asker kişileri sivil mahkemede yargılama hevesi FETÖ’nün... Çünkü FETÖ sivil mahkemeleri almış eline, orada Ergenekon yapıyor ve kafayı ülkenin Genelkurmay Başkanına takmış. O Genelkurmay Başkanı -ki defalarca cezaevinde görüştüm ben İlker Paşayla- bana dedi ki: “Benim karargâhım burası, Silivri. Ben devletimin aleyhine şu kadar bir söz söylemem ama bir cemaat devleti ele geçirmiştir, istediği yasayı getirmektedir, istediği gibi geçirmektedir.” O günlerde biz bunları raporlarımıza yazsak İlker Paşa rahatsız olurdu. “Ben Genelkurmay Başkanıyım.” dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Ama FETÖ’nün siyasi ayağı, bu kadar kusur ortadayken, 15 Temmuz darbesinden bir ay önce, 6 Haziranda verilmiş iddianameye “FETÖ istediği yasal değişiklikleri yasama Meclisine teklif ettirip kabul ettirecek güce erişmiştir.” diye bu ülkenin savcıları yazıyorken ve sizin verdiğiniz o önergeyle bu ülkenin namuslu subayları sivil mahkemelerde yargılanıp her biri darbecilikle suçlanmış, kimi içeride hayatını kaybetmişken insan birazcık ar eder, susar, özür diler, kabahatiyle oturur. Tutup da burada o önergeye sahip çıkma, o önergeyi Meclis iradesi olarak gösterme…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)O önergeyle, Fetullah Gülen cemaatinin bir şekilde yolunu bularak -tam da aradığınız, biraz ilerleseniz ulaşacağınız siyasi ayak oradadır ki- sizin Grup Başkan Vekillerinize imzalattırdığı önergeyle şunu başardılar: İddianamede savcı yazıyor, mahkeme iddianameyi kabul ediyor; “FETÖ’nün güçlü olduğu dönemlerde Silahlı Kuvvetlere girip, o günlerde albay rütbesinde olan Atatürkçü, cumhuriyetçi, millî unsurların bertarafı, FETÖ’cü albayların önünün açılması sonucunu doğurdu bu.” diyor. O önergeye atılan imzaya bugün sahip çıkılmaz, biraz ar edilir, utanılır, susulur, özür dilenir. Başka da sözüm yok size! (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

83 konuşma daha · 4 Şubat 2020

83 konuşmanın tamamı →