İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 49. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kaçırılma olayında kaçırılanların birinin Gölbaşı'nda, birinin Pursaklar'da, birinin de Sincan'da bırakıldığına, bunun mafya yöntemi olduğuna, darbedildiklerine, Uğurcan Baynal'ın "Bir daha seni Boğaziçi eylemlerinde görmeyelim." diye tehdit edildiğine dair ifadesi olduğuna, İçişleri Bakanlığının bu konuyu derhâl netleştirmesi gerektiğine, 2021 yılında ülkeye, başkente böyle ayıplar yaşatılmaması gerektiğine, bu konunun açıklığa kavuşturulmasının İçişleri Bakanlığı ile Adalet ve Kalkınma Partisinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin açıklaması

Özgür Özel

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 49. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Şubat 2021 · 695 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özgür Özel (CHP), 18 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kaçırılma olayında kaçırılanların birinin Gölbaşı'nda, birinin Pursaklar'da, birinin de Sincan'da bırakıldığına, bunun mafya yöntemi olduğuna, darbedildiklerine, Uğurcan Baynal'ın "Bir daha seni Boğaziçi eylemlerinde görmeyelim." diye tehdit edildiğine dair ifadesi olduğuna, İçişleri Bakanlığının bu konuyu derhâl netleştirmesi gerektiğine, 2021 yılında ülkeye, başkente böyle ayıplar yaşatılmaması gerektiğine, bu konunun açıklığa kavuşturulmasının İçişleri Bakanlığı ile Adalet ve Kalkınma Partisinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin açıklaması); konuşma 695 kelime.

Özgür Özel (CHP, Manisa). “Kaçırılma olayında kaçırılanların birinin Gölbaşı'nda, birinin Pursaklar'da, birinin de Sincan'da bırakıldığına, bunun mafya yöntemi olduğuna, darbedildiklerine, Uğurcan Baynal'ın "Bir daha seni Boğaziçi eylemlerinde görmeyelim." diye tehdit edildiğine dair ifadesi olduğuna, İçişleri Bakanlığının bu konuyu derhâl netleştirmesi gerektiğine, 2021 yılında ülkeye, başkente böyle ayıplar yaşatılmaması gerektiğine, bu konunun açıklığa kavuşturulmasının İçişleri Bakanlığı ile Adalet ve Kalkınma Partisinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2021-02-18-kacirilma-olayinda-kacirilanlarin-birinin-golbasi-nda-birinin-pursakl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95393

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diyoruz ki: Anayasa’nın 98’inci maddesi Meclise genel görüşme yapma yetkisi ve ödevi veriyor. Anayasa’nın 98’inci maddesi ne diyor? “Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.” diyor. İç Tüzük’ümüzün de 101, 102, 103’üncü maddeleri bunu şöyle düzenlemiş: Bir konuda genel görüşme teklif ediliyor, Genel Kurul karar veriyor. Karar verirse -ki görüşme açılsın- kırk sekiz saatten önce açamıyorsunuz ve yedi günden geçe bırakamıyorsunuz. Niye böyle yapılmış? Talep olduğunda o görüşmeye katılması gerekenler gerekli hazırlıkları yapsınlar ama anayasal bu hak da geciktirilmesin diye.

Bizim genel görüşmedeki talebimiz ne? Talebimiz şu: Bütün dünyada bir coronavirüs salgını yaşanıyor. 2019 Aralığının sonunda Çin’de başlayan bu hastalık, ilk dış vakayı Singapur’da yaşattıktan sonra, mart ayının 10’undan itibaren de Türkiye’yi etkisi altına aldı. Sağlık Bakanına ilk başta tüm siyasi partilerden, toplumun tüm kesimlerinden iyi şeyler yapması için, doğruları yapması için çok ciddi bir kredi açıldı. Burada görüşmeye çağrıldı, o görüşmeye geldi. Ancak daha sonra Sağlık Bakanına duyulan güvende gitgide bir erozyon başladı çünkü bir süre sonra gördük ki, hasta sayımızı “vaka” diye ilan ederek ve aslında hastayla klinisyenler, vakayla pandemiyle mücadele edecek halk sağlıkçılarının muhatap olması gerekirken hem ülkemizi hem dünyayı kandırdık. Bu ortaya çıktığında iş işten geçmişti, normalleşmeyi “salgın geçti” gibi anlayan halkımız ikinci büyük dalgayla muhatap oldu ve şunu yaşadık: Kasım ayından itibaren günde 300 can kaybı.

Bu hafta, tutulan 13 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımıza, 3 askerimize, 16 şehidimize ne kadar üzüldük. 2 Bakan geldi, bilgiler verdi, burada özel oturum yaptık. Dikkatinizi çekerim, biz şu anda bile günde onun 5 katı kadar kayıp veriyoruz. Ölen herkesin annesi var, babası var, evladı var, çocuğu var, torunu var. O yüzden, 300 kişi kaybediyorduk kasım ayında, her gün bir Soma faciasıydı ama mart ayında bilgilendirmeye gerek gören Bakan, bu Meclisin bu konuyu konuşmasını gerekli gören iktidar partisi, bugüne geldiğimizde, bu talepten uzak duruyor ve biz, şu ana kadar bekledik. Bakanlık Meclise gelip bilgi verecekse genel görüşme talebimizi vermeyecektik, çekecektik. Bakan, on beş gün içinde bir tarih söylesin programı o kadar yoğunsa, biz demiyoruz yarın gelsin; yok. Ama bu genel görüşme açılırsa -gelecek hafta perşembe gününe kadar vakit var- neye cevap vermesi gerekiyor? Bir: Bütün dünya mutasyona uğramış, önce İngiltere’deki virüsleri, o virüslere aşıların etkili olup olmayacağını tartışıyor, biz tartışmıyoruz. Bir Bilim Kurulu üyesi dedi ki: “Türkiye’ye özgü mutasyon var.” Bu konuda bilgiye ihtiyaç var, böyle bir bilgi yok. Sayın Bakan 9 Aralıkta ve 25 Aralıkta yaptığı beyanlarıyla Türkiye’nin elinde şubat ayının sonuna kadar 54 milyon coronavirüs aşısı olacağını söylemişti, şu ana kadar 13 milyon aşı geldi, endişeliyiz, bir şey söylemiyor. Peki, bu aşının tedarikinde Çin’in bunu bir siyasi pazarlık malzemesi yaptığı şüphesi var, bu konuyu konuşamıyoruz. Ve Türkiye’nin aşılama faaliyetlerinin, Türkiye’nin aşı geliştirme çabalarının… Cumhuriyetin en önemli kazanımı Hıfzıssıhha Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde kapatıldı. Şu an yerli aşı çabaları ne durumdadır? Bunları bilmek istiyoruz, bunu konuşamıyoruz ve günde 100 insanımızı kaybettiğimiz bir süreçte, bugün bile üç günde bir Soma faciası yaşıyorken Bilim Kurulu üyeleri diyor ki: “Şubat ayının sonu, martın başı gibi üçüncü dalga gelebilir.” Bu konuda ne yapacağız, bunu konuşmak istiyoruz.

Ayrıca, 30 üyesi olan barolara “Oy kullanırken birbirinize coronavirüs bulaştırırsınız.” diye seçim yaptırılmazken, iktidar partisi lebalep dolu salonları teşvik ederek, tebrik ederek “El ele tutuşun.” diyerek coronavirüs konusunda doğrudan salgının…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Özel.

SALİH CORA (Trabzon)Hijyen kurallarına uygun bir şekilde doldu.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Şimdi, şöyle bir şey diyebilirsiniz, belli standartları koyarsınız: “Bu standartları sağlayanlar yapar.” Barolara diyor musunuz, “HES kodu verirseniz, maske takarsanız, mesafeye uyarsanız 35 avukat, başkanınızı seçin.” Neden? Orada siyasi endişeniz var. Ama sadece siyasi partilere toplanmak serbest. Şu anda Türkiye'nin salgınla mücadelesindeki en önemli tehdit Adalet ve Kalkınma Partisinin yaptığı kalabalık ve kalabalığın bizzat Genel Başkanlarınca övüldüğü ve teşvik edildiği kongreleridir. İl il vaka sayıları var. Önden baksan en çok vakanın olduğu 5 ilde son bir haftada kongre yaptı Adalet ve Kalkınma Partisi, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, sonradan bakarsan, çok büyük bir risk alınmış ve on beş gün sonra o kongrelere katılan insanların sağlığı ve halk sağlığı ciddi şekilde tehlikede.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)Sayın Başkanım, bir cümlemi tamamlamama müsaade ederseniz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

114 konuşma daha · 18 Şubat 2021

114 konuşmanın tamamı →