CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Mersin Milletvekili ·
Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Haziran 2019 · 278 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Turan, 11 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 278 kelime.
Rıdvan Turan (Mersin). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-turan-27-2019-06-11-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78448
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben Yeni Yaşam gazetesinin imtiyaz sahibiyim. Gazete hakkında herhangi bir toplatma kararı yok, herhangi bir karara bağlanmış bir durum yok, bir yargı kararı yok, buna rağmen Yeni Yaşam gazetesinin tutsakların birbiriyle haberleşme ihtimaline binaen herhangi bir hukuki gerekçesi olmadan cezaevlerine girmesi engellenmiş durumda. Buna ilişkin sorularımızı sorduk, inşallah çıkmaz ayın çarşambası olmadan sorularımıza cevap alacağız.
Değerli arkadaşlar, cezaevleri ülkelerin demokratik kalitesini gösteren yerlerdir. Cezaevlerinde ne kadar insan kalıyor, bunlar hangi suçlardan dolayı cezaevindeler ve nasıl cezaevinde yatıyorlar sorularının cevabı ülkenin demokrasi kalitesini gösteriyor. Bakın, 800 çocuk var cezaevinde. AKP’nin on yedi yıllık döneminde 3.500 hasta tutsak hayatını kaybetti ve yine, bine yakın hasta tutsak -ki bunlar ciddi hayati risk içerisindeler- şu anda cezaevlerinde. Cezaevlerinde özellikle politik tutsaklara dönük bir tür düşman hukuku uygulaması söz konusu yani cezaevinde yatan o ülkenin vatandaşı değil, bu sebeple de düşman hukukuna maruz bırakılarak deyim yerindeyse tutsaklık içerisinde bir başka tutsaklık işkencesi yaratılmak suretiyle bir tür hesap sorma biçiminde bu süreç devam ediyor. Hakkında toplatılma kararı olmayan kitaplar içeriye verilmiyor. Örneğin Ayşe Düzkan benim gazetemin yazarıdır, kendi yazdığı makalesini cezaevinde Yeni Yaşam gazetesi gelmediğinden dolayı okuyamıyor. Kelepçeli muayene yine en önemli insan hakları ihlallerinden bir tanesi. Askerî garnizonmuş gibi ayakta sayım dayatması, çıplak arama -ki son derece onur kırıcı bir saldırı yöntemi, bir işkence yöntemi- bütün cezaevlerinde yoğun biçimde uygulanmakta. Belki duymuşsunuzdur, “süngerli oda” diye çığlığınızın dışarıya ulaşmasını, başka mahkûmlar tarafından duyulmasını engelleyen, etrafı süngerle kapatılmış işkencehaneler var. Belki duyan olmuştur, gören olmamıştır belki ama duyan olmuştur. Cezaevlerinde bunlar yaygın olarak arkadaşlar yürürlükte.
Şunu üzülerek ve utanarak söylüyorum: Türkiye Cumhuriyeti cezaevlerinde kötü muamele ve işkence kurumsallaşmış durumdadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 11 Haziran 2019