İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Mersin Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Nisan 2020 · 340 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi), 10 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 340 kelime.
Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi, Mersin). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-turan-27-2020-04-10-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87340
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
2000’li yıllar öncesinde devlet, üç ana başlıkta ifade edilebilecek desteklemeleri görece daha sistematik biçimde sunuyordu. Bunlardan bir tanesi alım desteğiydi, biri girdi desteği, biri de kredi desteği. Şimdi bir biçimiyle bunlar yine devam ediyor. Fakat, neoliberal tarım anlayışının ülkemizde 2000’li yıllardan bu yana egemen olmasıyla birlikte bunlar sürekli ve sistematik biçimde devam eden desteklemeler olmaktan çıktı ve piyasanın ya da uluslararası tarım tekellerinin o dönemde geçer akçe olan yaklaşımları ve anlayışları her neyse buna göre şekillenmeye başladı. Bu üç desteklemenin bir tanesi bugün konuşuyor olduğumuz kredi desteklemeleri.
Değerli arkadaşlar, Ziraat Bankası ve kredi kooperatifleri esasen çiftçiye kredi desteği sunmak için kuruldu. Nasıl Halk Bankası esnafı desteklemek için kurulduysa zamanında, Ziraat Bankasının temel amacı da çiftçiyi desteklemekti. Keynesçi dönemde, yani en azından 80’lerden bu tarafa doğru bakacak olursak, 2000’li yıllara kadar gerçekten bu desteklemelerde, kredi desteklemelerinde hiçbir zaman mükemmel yakalanamadı ama yine piyasa dalgalanmaları karşısında üreticinin çeşitli noktalarda sübvanse edileceği, kredi faizlerinin ortalamaya göre daha düşük olduğu bir seyir takip edildi. Fakat, 2000’li yıllardan sonra hem Türkiye’de hem dünyada çarşı pazar karıştı. Şimdi, Ziraat Bankası -esas vazifesi çiftçiye kredi vermek olan banka- Demirören Doğan grubunu alsın diye kredi arar hâle geldi ya da yerellerdeki kredi kooperatifleri uluslararası tarım tekellerinin yerel şubesi gibi çalışmaya başladılar. Oysa bu tür faaliyetlerde kâr amacı güdülmemeliydi, dünyada en azından yaklaşım genel olarak önemli bir süre boyunca bu oldu. Sebebi de şu: Yani siz piyasa dalgalanmalarından eğer üreticiyi korursanız üretimin daha fazla olmasını sağlarsınız, girdinin daha fazla artmasını önlersiniz, bununla da toplamda, ilk etapta devlet zarar ediyor gibi görünmüş olsa da, son noktada gıda egemenliği, gıda güvencesi ve gıda güvenliğini sağlamış olmaktan kaynaklı -örneğin bu kriz dönemi gibi dönemlerde- muazzam kâr edersiniz aslında. Şimdi gelinen noktada, Ziraat Bankası bu fonksiyonunu yeterince yerine getiremediğinden dolayı gariban çiftçi başka özel bankalara, mesela Denizbank gibi bankalara mecbur kaldı.
Arkadaşlar, 40 milyon dönüm arazi ipotek altında. Korkunç bir durum yani gıda egemenliği açısından korkunç bir durum. Bu bankaların elinde araziler toplanmaya başladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 10 Nisan 2020