İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 15. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Kasım 2020 · 312 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi), 11 Kasım 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 312 kelime.

Rıdvan Turan (Halkların Demokratik Partisi, Mersin). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-turan-27-2020-11-11-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=92086

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli vekiller; tabii, Cengiz Holding’i tanıyoruz. Memlekette her taşın altından çıkmasından, ülkenin kaynaklarını har vurup harman savurmasından, aldığı milyar dolarlık kamu ihalelerinden ve millete en galiz küfürleri eden Mustafa Cengiz’den tanıyoruz; onu unutmadık, o da bizi unutmasın.

Değerli arkadaşlar, kalkınma, ne pahasına olursa olsun genişleme, büyüme anlamına gelmez. Kalkınma demek, kurumsal kapasitenin artması demektir. Kurumsal kapasiteyi yalnızca ekonomi planında ele almak, ekonominin büyümesine paralel olarak bu kurumsal kapasitenin ve kalkınmanın ortaya çıkacağını düşünmek olsa olsa bir vehimdir, gerçeklik değildir. Kalkınma denilen şey, aynı zamanda kültürel hayatın, aynı zamanda sanatsal hayatın, aynı zamanda biyoçeşitliliğin, toplumsal huzurun ve bunlarla birlikte eşit ve adil bir paylaşımın olduğu yerde söz konusu olur. AKP’nin kalkınması ise ne pahasına olursa olsun, hangi koşullarda olursa olsun ekonominin hormonlu bir biçimde şişirilmesine dayanmaktadır. Hormonlu bir biçimde şişirilmesi diyorum: Gayrisafi millî hasılanızın 25 bin dolarlara, 30 bin dolarlara çıkması tek başına kalkınma adına bir anlam ifade etmez. Bakın, dünyada pek çok otokratik yapılar var. Orta Asya’dan Arap coğrafyasına kadar. Bunların her birinin gayrisafi millî hasılası Türkiye’den çok çok daha fazla, belki dünyanın pek çok ülkesinden fazla ama eğer söz konusu olan kalkınmaysa yani kurumsal kapasitenin artmasıysa bunun ancak doğayla, insana olan saygıyla, kültüre, bilime, teknolojiye olan yatırımlarla ve saygıyla olacağını görmek gerekir.

Arkadaşlar, on sekiz yıldır Türkiye doğasına etmediğiniz kalmadı; uçağa binince görüyoruz, delik deşik edilmemiş dağ kalmadı, orman kalmadı, -özel çalışma alanım- kirlenmemiş akarsu kalmadı memlekette ve bunun sonucunda birileri buradan elde ettiği kaynaklarla zenginleşirken bu gayrisafi millî hasılanın 25 bin dolarlara çıkmayacağı zaten çoktan belliydi, şimdi 7 bin dolarlar seviyesindeyken bunun da az bir elde, AKP'ye yakın olanların elinde, bir saadet zincirinin elinde temerküz ettiğini hep beraber on sekiz yılın sonunda üzülerek izliyoruz.

Eğer kalkınacaksa bu ülke doğasıyla kalkınacak, tarımıyla kalkınacak, iyi insani ilişkilerle kalkınacak, entelektüel hayatıyla kalkınacak ama lütfen artık şu doğanın yakasını bırakın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 11 Kasım 2020

86 konuşmanın tamamı →