2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle
Hatay Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 30. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Aralık 2013 · 1.869 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sadullah Ergin (AK Parti), 13 Aralık 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE); konuşma 1.869 kelime.
Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay). “2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-24-2013-12-13-2014-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2012-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=27586
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
2014 yılı Adalet Bakanlığı bütçesi üzerine Genel Kurula bilgi arz etmek üzere söz aldım.
Sözlerimin başında şunu ifade ederek başlamak istiyorum: Bu yıl, 2014 yılı bütçesi son otuz yıl içerisinde Adalet Bakanlığına tahsis edilen en büyük bütçe. Bu açıdan Hükûmetimize adalet hizmetlerini geliştirmek üzere bu fedakârlığından dolayı teşekkür ederek sözlerime başlıyorum ve otuz yıl sonra bütçe içerisinde 1,72’lik bir paya ulaştı adalet bütçesi.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yargıya ilişkin konularda grupları ve şahısları adına değerlendirme yapan değerli milletvekillerimize, katkı sunan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Gerek bütçe görüşmeleri gerekse diğer vesilelerle adalet sistemimize ilişkin tüm hususları açık yüreklilikle paylaşmaktan bugüne kadar kaçınmadık. Parlamentomuz ve kamuoyumuzun sorunlardan, kaydedilen gelişmelerden ve planladıklarımızdan haberdar olmasını arzu ediyoruz. Günümüzde ve gelecekte değişim sürecinin tam olarak anlaşılabilmesi ve yapmaya çalıştıklarımızın açıkça ifade edilebilmesi bu şekilde mümkün olacaktır. Demokratik bilincin gereği olarak, adalet sistemimizle ilgili sorunlu alanları, niyetimizin ne olduğunu, varmak istediğimiz noktayı her zaman tüm açıklığıyla ortaya koymaya çalıştık. Bugün de bütçe görüşmeleri vesilesiyle bulunduğumuz noktayı, hangi noktaya geldiğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Huzurlarınızda bir kez daha ifade etmek istiyorum: Bizim amacımız sorunsuz işleyen bir adalet sisteminin ülkemize kazandırılması, demokratik hukuk devletinin evrensel kabul görmüş ilkelerinin hayata geçirilmesi, özgürlüklerin genişletilmesi ve sonuç olarak, halkımızın güven ve refah içinde hayatını sürdürmesine elverişli bir sisteme kavuşmasıdır. İnsan haklarına saygılı ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasinin ülke yönetimine hâkim kılınması günümüz medeniyetinin temelidir. İşte, tüm bunlardan dolayı hedefimiz adalet ve özgürlüklerin çıtasını hep daha yükseğe taşımak olmuştur. Bunun için her kesimin önyargılarından arınarak konuya ortak bir yaklaşım tarzı geliştirmesi gerektiğine de inanıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; adalet sistemimiz son yıllarda önemli gelişmeler kaydederek âdeta kabuk değiştiriyor. İyi bir mevzuat altyapısının sağlanması, insan kaynaklarının güçlendirilmesi ile teknik ve fiziki altyapının yenilenmesi alanlarında önemli gelişmeler yaşandı.
Değişimin diğer bir boyutunu ise zihinsel altyapı oluşturmuştur. Gelişen Türkiye’de daha iyi adalet hizmeti talep eden toplumun beklentilerine cevap vermeye başlayan bir yargı sistemine sahip olma çabalarımız sonuçlarını vermeye başlamıştır. Bugün için adalet sistemimiz hizmet odaklı bir anlayışa gelmiştir. İnsan haklarına saygıyı esas alan ve çözüme odaklanmış adalet sistemine doğru yol alıyoruz. Bu yolda ilerlerken belirlediğimiz politikalar adım adım hayata geçiyor. İnsan kaynakları yaklaşımımız; hâkim, savcı ve personel sayısının artırılması ile eğitim hizmetlerinin geliştirilmesini içeren ve bu konuda önemli sonuçlar alan projelerdir. İnsan kaynaklarına paralel değişim gösteren bir diğer alan ise teşkilat yapımızdır. İlk derece mahkemeleri ve yüksek yargı organlarının güçlendirilmesi için almış olduğumuz önlemler bu cümledendir.
Önemli gelişmeler yaşadığımız diğer bir alan ise mevzuat altyapımızdaki değişikliklerdir. Temel mevzuatın yenilenmesi önemli ölçüde tamamlanmıştır. Bunun yanı sıra yargının hızlanması ve insan hakları uygulamalarının geliştirilmesi için hazırlanmış yargı paketlerinin yasalaşması sağlanmıştır. Şimdi ise süreç içerisinde uygulama takip edilerek verimlilik ve iyileştirme adına gerekli müdahaleler devam etmektedir. Zira mevzuat alanının güncelliği dinamik bir yaklaşımı beraberinde getirmektedir.
Önem verdiğimiz bir diğer alan ise altyapı hizmetleri olmuştur. Bu kapsamda ülkemizin dört bir yanında yeni adalet sarayları yükselmiş ve yükselmeye devam etmektedir.
Altyapıya ilişkin önemli bir değişim ise bilişim altyapımızda yaşanmıştır. Bugün, adli birimlerde yargısal ya da idari tüm işlemler bilişim sistemi üzerinden yapılabilmektedir.
Tüm bunların yanında, ceza ve infaz kurumlarımızın modernleşmesi için de önemli adımlar atılmıştır. Öte yandan, infaz anlayışı çok boyutlu hâle getirilmiştir. Denetimli serbestlik, adli kontrol ve şartlı tahliye kapsamında geliştirilen seçimlik ve bireyselleştirilmiş infaz yöntemleri, elektronik kelepçe gibi uygulamalar bu çok boyutluluğun birer örneğidir.
Ülkemizde insan hakkı ihlallerine ilişkin şikâyetleri tamamen ortadan kaldırmak kararlılığındayız. Bunun için çok önemli adımlar attığımızı herkes geçmişte yaşanan acı tecrübeleri düşündüğünde görecektir. Adalet sistemimize ilişkin mevzuat değişikliklerini yaparken dikkat ettiğimiz hususlardan birisi de insan hakkı ihlallerinin sona erdirilmesidir.
Belirttiğim bu çalışmalar dışında birçok alanda yeni politikalar ortaya konularak uygulanmaktadır. Bu yeni politikalar alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, adli yardım, koruyucu hukuk, adli zaman yönetimi, mağdur hakları, mahkeme yönetimi sisteminin geliştirilmesi gibi birçok alanda toplanmaktadır.
Birazdan ayrıntısına değineceğim çalışmalardan da öte, belki de en önemli kazanımımız sistemimizin çözüm kapasitesinin artmış olmasıdır. Tüm adalet kurumları daha iyiye ulaşmak için sürekli bir arayış içerisindedir. Başta Bakanlığımız olmak üzere, yargı kurumlarımızın tümü stratejik planlama çalışmalarına ciddiyetle yaklaşmış ve bu noktada adımlarını atmıştır. Bakanlığımız 2014 yılında, önümüzdeki beş yılda yapacaklarının yer alacağı yeni stratejik planı hazırlamaktadır. Bu plan döneminin de başarıyla sürdürüleceğine olan inancımı paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, özellikle son üç yıldır üzerinde çok yoğun emek harcayarak durduğumuz konulardan bir tanesi de insan haklarıdır. Şükür ki bu konuda önemli mesafe alınmış ve somut gelişmeler yaşanmıştır. Bize göre, sorunlar uluslararası kurumlara taşınmaya ihtiyaç duyulmaksızın ülke içerisinde oluşturulan alternatif yollarla çözülebilmelidir. Bu yolda ilk olarak kurumsal yapılanma ele alınmıştır. İnsan Hakları Daire Başkanlığının kurulması bu alanda atılan ilk adım olmuştur. Bu kurumsal yapılanma vasıtasıyla ilk defa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki süreçler tek tek masaya yatırılmış ve çözümler tartışılmıştır. Tüm bu çalışmalar AİHM’le her aşamada istişareyle yürütülmüştür. Bu çalışmaların neticesi, çözümler tek tek hayata geçirilmeye başlanmıştır. İnsan Hakları Tazminat Komisyonunun oluşturulması bu alanda önemli bir aşama teşkil etmiştir. Söz konusu Komisyon başka ülkeler tarafından da örnek alınmaya başlandı şu anda. 12 Eylül 2010’da kabul edilen Anayasa değişikliğiyle sistemimize dâhil olan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı ile Kamu Denetçiliği Kurumunun faaliyete geçmesi insan haklarının korunmasına ilişkin standartlarımızı güçlendiren diğer çalışma alanları oldu. Her iki başvuru yolundan da alınan sonuçlar kamuoyumuzun gündemine geldikçe çalışmanın değeri daha da iyi anlaşılacaktır.
Geçtiğimiz süreç içerisinde başta yargı reformu paketleri olmak üzere gerçekleştirdiğimiz mevzuat değişiklikleriyle getirdiğimiz iyileştirmeler de büyük önem taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yayımlanan istatistiklere göre, değerli milletvekilleri, Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında en çok şikâyet edilen ülkeler sıralamasında Türkiye 2’nci sıradaydı ama bugün itibarıyla Türkiye, bu en çok şikâyet edilen 2’nci ülkelikten 5’inci ülkeliğe gerilemiştir. Önümüzdeki günlerde bu konudaki tablonun daha da iyiye gideceği açıktır.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Kaç ülke arasında 5’inciyiz Sayın Bakanım?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Devamla)Onu ifade ettim, 47 Konsey üyesi ülke arasında 2’nci ülkelikten 5’inciliğe gerilemiştir ama bu gerileme trendi devam edecektir.
Âdeta seferberlik ilan ederek yürüttüğümüz tüm bu çalışmalarımız, hâlihazırda Avrupa Konseyi ve Strazburg Mahkemesi tarafından birçok ülkeye model olarak gösterilmeye başlanmıştır. Kasım ayı içerisinde Strazburg’a yapmış olduğumuz ziyarette bu açıkça diğer ülkelerin büyükelçileri önünde de tarafımıza ifade edilmiştir. Diğer yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihat veri tabanı olan HUDOC’un Türkçe versiyonu Bakanlığımız ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sekretaryası iş birliğiyle hazırlanarak kullanıcıların istifadesine sunulmuştur. Bu yenilik Avrupa Konseyinin resmî dilleri olan İngilizce ve Fransızcadan başka bir dille yayın yapması bakımından AİHM tarihinde bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. 47 üyesi olan Avrupa Konseyi ve bu konseyin mahkemesi olan AİHM’de İngilizce ve Fransızca dışında yayın yapılan 3’üncü dil Türkçe olmuştur.
NAZMİ GÜR (Van)Davası çok olduğundan.
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Devamla)Herhâlde İngilizlerin de, Fransızların da davası çok ki o iki dille yayın yapılıyor.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, uluslararası ilişkilerimizin en önemli parçasını Avrupa Birliğiyle ilişkiler oluşturmaktadır. Bakanlığımız Avrupa Birliğine üyelik müzakereleri çerçevesinde üzerine düşen sorumlulukları sürekli, önemli bir öncelik olarak görmüştür. Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde üzerine düşen tüm önlemleri gecikmeksizin yerine getirmiştir. Bu konuda daha önce görülen savunmacı ve içe kapanık politika terk edilerek kararlı adımlar atılmıştır. Ülkemiz uyum sürecinde adalet alanında üzerine düşenleri son yıllarda önemli ölçüde yerine getirmiştir. Bu sürecin reform çalışmalarımıza olumlu katkısını burada ifade etmeliyim.
İlerleme raporları üyelik müzakerelerinin yürütülmesinde önemli enstrümanlardır. Çalışmalarla gelinen nokta bunlar vasıtasıyla ortaya konulmaktadır. Ortaya konulan değerlendirmelerin tümünün doğru ya da yanlış olduğunun söylenmesi işin tabiatı itibarıyla mümkün değildir. Dönemimizde her ilerleme raporunda geniş biçimde olumlu gelişmelerden bahsedilmiştir. Reform çalışmalarımızın uluslararası arenada anlaşılıyor olması bizleri daha da mutlu etmektedir. Eleştiriler büyük bir titizlikle inceleniyor ve çalışmalarla bu eleştirilerin giderilmesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. 2013 yılı ilerleme raporu da bu minvalde ele alınmıştır. Söz konusu raporda tarafımıza eleştiriler yöneltilmekle beraber yargı alanındaki çok sayıda olumlu gelişmeler de ifade edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; mevzuatımızın tüm yönleriyle gözden geçirilmesi, günün değişen ihtiyaçları yanında toplumu bulunduğu noktadan daha ileriye taşıyacak normların ihdası büyük önem arz etmektedir. Hükûmetlerimizin çalışmalarıyla adalet sistemimizin mevzuat altyapısında çağımızın hukuk devleti ve demokrasi anlayışı ile insan hakları ilkelerine uygun reform niteliğinde değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda son on yılda temel yasalarımızın tümü değiştirilmiştir. Türk Ticaret Yasası, Hukuk Muhakemeleri Yasası ve Borçlar Kanunu ise en son değiştirilen temel yasalarımız olmuştur. Son dönemde gündemimize giren yargı reformu ve demokratikleşme paketleriyle de daha iyi bir adalet sistemine doğru giden yolun âdeta kilit taşları döşenmiştir. Başta Anayasa değişiklikleri olmak üzere mevzuat değişiklikleriyle birçok yeni uygulama ve kurum ülkemize kazandırılmıştır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; adalet hizmetleri alanında başarı sağladığımız konulardan bir tanesi de insan kaynakları hususudur. Her 100 bin kişiye düşen hâkim sayısı 2002 yılında 7,5 iken, bugün itibarıyla 11,1’e yükselmiştir. Yine her 100 bin kişiye düşen savcı sayısı 4,5 iken bugün itibarıyla 6,2’ye yükselmiştir. Bu artışlar sevindirici olmakla beraber yetersizdir, onu da ifade ediyorum.
Bakanlığımız, eğitim çalışmalarının etkinliğinin artırılması için de büyük çaba sarf etmektedir. Örneğin gelişmiş ülkelerde yargı alanında önemli bir kurumsal aktör olan Adalet Akademimiz de son on yıl içerisinde kurularak bugünkü kurumsallaşmış yapısına getirilmiştir.
Adalet teşkilatı, son yıllarda en önemli gelişmelerden birisini de personel sayısındaki artışta kaydetmiştir. 2002 yılına oranla bu alandaki artış yüzde 100’ün üzerindedir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak alımlarla beraber ihtiyaç tamamen giderilmiş olacaktır. Ayrıca, adalet teşkilatına daha önce uzman personel istihdamı çoğu alanlarda bulunmamaktayken sosyolog, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlık alanları oluşturularak istihdam edilmeye başlanmıştır bu meslek gruplarımız da.
İcra ve iflas sistemimizin etkinliği de önemli çalışma alanlarımızdan birini oluşturmuştur. Bu amaçla Bakanlığımız bünyesinde sadece icra ve iflas işlerine bakacak bir daire kurulmuş ve bu birim icra ve iflas sisteminin etkinliğinin artırılmasına dönük çalışmaları yürütmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun yıllar yargı sistemimizin altyapı sorunlarının kalıcı biçimde çözülmesi için maalesef planlı bir çalışma yapılamamıştır. Bu kapsamda önemli mesafe aldığımız altyapı çalışmalarından bir tanesi de yargı teşkilatlarımızın görev yaptığı fiziki altyapıdır. Bu konuda Türkiye’de 170’in üzerinde adalet sarayı hizmete sokulmuş ve yenileri de şu anda inşa edilmektedir.
Yine, bilişim sistemi konusunda yaşadığımız gelişmeler son derece önemlidir. Buna en son sesli ve görüntülü bilişim sistemi olan SEGBİS’i eklemek suretiyle önemli bir mesafe kaydettik. SEGBİS, adliyelerden adliyelere, cezaevlerinden adliyelere yönelik görüntülü ifade alma, beyanda bulunma imkânları sağlamak suretiyle birçok zorunlu nakil işlemini de ortadan kaldırmaktadır.
Değerli arkadaşlar, modern ve güvenlikli ceza infaz kurumu inşası suretiyle kapasite sorununun aşılması yolunda önemli çalışmalar yapılmıştır. Yapmış olduğumuz adliye saraylarının yanında ceza infaz kurumlarımızın yapılması sadece kapasite artırımına dönük değildir. Türkiye’deki ceza infaz kurumlarımızın mevcut hâlini inceledik ve bunlar içerisinden standartları uygun olmayan 235 ceza infaz kurumunu kapattık ve bunun yerine 80’in üzerinde yeni ceza infaz kurumu kampüsü şeklinde inşa edildi. Önümüzdeki süreçte şartları el vermeyen, uygun olmayan ceza infaz kurumlarının kapatılmasına devam edilecektir. Bu ceza infaz kurumlarının dönüştürülmesi çalışmalarını sadece yeni cezaevleri yapımı olarak algılamanın doğru olmadığını ifade etmek için bunun altını çiziyorum. Mevcut ceza infaz kurumu kapasitemizi günün modern anlayışına uygun, insanca cezaların infaz edilebildiği kurumlarla değiştirmek, ikame etmek amacıyla bu kurumlar inşa edilmektedir.
Değerli milletvekilleri, ülkemizdeki gelişmelerden özellikle adalet alanında kaydetmiş olduğumuz hususları sizlerle konu başlıkları itibarıyla da paylaşmak istiyorum. Burada görüş ve eleştirilerini dile getiren değerli milletvekillerimizin farklı konularda eleştirileri oldu. Elbette ki bu eleştirilerden istifade edeceklerimiz olacaktır. Ancak, şu ana kadar yapılan çalışmalar ile Türkiye’nin katettiği önemli mesafelerden bir kısmını da sizlerle paylaşmak istiyorum doğrusu. Bunlardan bir tanesi ceza infaz kurumlarımızda bulunan hükümlü ve tutukluların durumudur, sayısıdır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye’de ceza infaz kurumlarımızda bulunan tutuklu hükümlü oranları şu an itibarıyla Avrupa Birliği ortalamalarından da üç puan aşağıya inmiştir.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Yapmayın Sayın Bakan ya…
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Devamla)Çok net ifade ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
104 konuşma daha · 13 Aralık 2013