Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
İstanbul Milletvekili · TİP
Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 781 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Saliha Sera Kadıgil (TİP), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 781 kelime.
Saliha Sera Kadıgil (TİP, İstanbul). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/saliha-sera-kadigil-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149237
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SALİHA SERA KADIGİL (İstanbul)Yüzyılın vurgununu yapanlardan hesap sormak için değil, mağdurların ağzına bir parça bal çalıp konuyu kapatmak için getirdiğiniz, sonra da "Bir vekil az konuşsa kârdır." diyerek şurada utanmadan temel kanun diye görüştüğünüz teklif üzerine Türkiye İşçi Partisi adına söz almış bulunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Siyasetten götürdükleri milyonları bir tek gün çalışmadan, bir toplu iğne başı üretmeden milyarlar yapan arsızların yarattığı zarar, en iyi senaryoda 800 milyar TL. İBB bursuyla okumasına rağmen kenarda duran 160 milyoncuk parasını fonda değerlendiren ve ceza olarak Whatsapp gruplarından çıkardığınız Genel Başkan Yardımcınızın kaldırdığı para 2,2 milyar TL. Haftada altı gün, günde on saat çalışıp ay sonunda 30 bin lirayla ancak geçinmeye çalışan milyonlarca namuslu insan için algılanması çok zor meblağlar bunlar. O yüzden şöyle anlatayım: Biz, yarattığınız açlıkla cedelleşen, koca günü okullarda aç geçiren çocuklara bir öğün olsun yemek verelim diye bu Mecliste yıllardır kanun teklifleri veriyoruz, bütçe istiyoruz, yeri geliyor kavga ediyoruz. Bakın, tüm bu çocuklara bir öğün yemek vermemizin maliyeti yıllık ortalama 250 milyar TL. Sözde Adalet Bakanının açıklamasına göre ise sadece 214 kişi bu fonlardan neredeyse 200 milyar TL götürmüş. Peki, kim bunlar? Hâlâ bilmiyoruz. Sayın Gül "Açıklansın." diyor, Sayın Zengin "Açıklansın." diyor, Bahçeli bile "Açıklansın." diyor ama açıklamıyorsunuz, sır gibi saklıyorsunuz; bilakis, işinize gelenleri sızdırıyor, hatta bu kontrollü sızmalarda manipülasyon yapıp üssüne utanmadan mağdur olmayı bile becerebiliyorsunuz. Oysa, bakın, herkesin çok dikkatle dinlemesini istiyorum çünkü siz bunları duymayın diye kapatıyorlar o televizyonları, bu fonun kurucuları AKP'li, fon üzerinden hisselerini hoplatıp zıplattıkları naylon şirketlerin sahipleri AKP'li, vurgun yapıp milyarlar götüren bakanlar, bakan yardımcıları, bakan çantacıları, genel başkan yardımcıları, bürokratlar AKP'li, bu vurgu yapılırken en iyi ihtimalle oturup kuzu kuzu seyreden SPK, BDDK, Borsa İstanbul, bakanlık, istisnasız tüm sorumlu kurumların yöneticileri AKP'li ama "Biz bir yıl evvel söylemiştik, daha ne yapalım canım!" deyip kendini kurtarabileceğini ve hatta bu hikâyenin kahramanı olabileceğini sanan bakanlar AKP'li.
Peki, bu vurguna güya herkesten çok sinirlenen, gün aşırı "Hesabını soracağım." diyen kim dersiniz? 500 bin insan doğrudan mağdur edilmişken bir anda hepsinden daha mağdur olmayı beceren, atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra hâlâ çıkıp cerrah titizliğiyle çalışabileceğini iddia eden kim? Ne hikmetse aynı AKP'nin Genel Başkanı; Allah Allah! Saat başı "Erdoğan çok sinirli, zinhar affetmeyecek." diyen kalemşorların, siyasetçi eskilerinin ve elbet bizatihi kendisinin inanmamızı umduğu masal şu: "Erdoğan'ın haberi yoktu, öğrenince aşırı derecede sinirlendi ama kimse merak etmesin, hesabını soracak." Hatta umarsızca saçmalayıp bunun Sayın Cumhurbaşkanına yapılmış bir darbe olduğunu anlatmaya çalışan sözde gazeteciler var.
Şimdi, bu vurgunun hesabını Erdoğan soracak, öyle mi arkadaşlar? Buna mı inanacağız biz? Başkan Yardımcısı diye yanı başındaki koltuklara oturttuklarından mı soracak mesela? Üç beş ballı koltuğa birden tek imzayla atadıklarından mı soracak? Bu vurgunu oturup seyreden SPK üyelerinin tamamını kendisi atadı, Başkanı dışındaki hepsi hâlâ görevine devam ediyor. Hatta, bakın, bu kanun teklifiyle SPK'ye diyorlar ki: "Batırdığın işi gel yine sen temizle bakalım." Harika bir hesap sorma yöntemi, gerçekten dostlar başına!
Gelelim Borsa İstanbulunuza. Birkaç AKP'linin uyduruk hisseleri ülkenin en büyük holdinglerinden fazla yükselirken belli ki çekirdek çitleyerek seyreden Borsa İstanbul yönetimi seçiliyor. Kim tarafından seçiliyor? Eski Bakan olan damadı, damadının belli ki pek yetenekli tez danışmanı dâhil tüm üyelerini Erdoğan'ın atadığı Varlık Fonunun hissedarları tarafından seçiliyor. Ya, bakın, bu Borsa İstanbulun bir üyesi hâlâ Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri; bir üyesi Cumhurbaşkanının İletişim Başkanı; bir üyesi daha düne kadar Devlet Denetleme Kurulunun Başkanı; el insaf, el insaf artık! Madem bir tekinin bile dünyadan haberi olmayacaktı, bu kifayetsizleri niye o koltuklara oturttun? Madem yönetici seçmeyi, seçtiklerini kontrol etmeyi beceremeyecektin niye "Herkesi tek başıma ben atayacağım." diye tutturdun. Şimdi de çok sinirliymiş, hesap soracakmış. Bakın, bu milletin kürsüsünden açık açık söylüyorum: Hesap vermesi gerekenler hesap mesap soramazlar kardeşim, hesap soramazlar; hesap verecek olanlarsınız siz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, devam edin lütfen.
SALİHA SERA KADIGİL (Devamla)Anlattığınız masala göre burnunun dibinde dönen milyarlık vurgunları bile göremeyen bunca beceriksizin ve hatta bunca hırsızın altına eş, dost, akraba kontenjanından koltuk üstüne koltuk serenler bu skandalın mağduru değil, olsa olsa faili olabilirler. O yüzden kimse masal anlatmasın, kimse aklımızla daha fazla alay etmeye kalkmasın, yeter arkadaşlar! Erdoğan için bu mesele dönüp kendi atadıklarından sözde hesap sorma meselesi değil, hem yaptıkları hem yapamadıkları için hesap verme meselesidir. "Ucu kime dokunursa dokunsun." dedikleri bu korkunç masalın ucu da bucağı da önü de sonu da tüm bu pisliklere zemin hazırlayan saray rejiminin bizatihi kendisidir ve işte tam olarak bu buz gibi gerçekleri duymayın diye takır takır gazetecileri gözaltına alıyorlar, haber kanallarını kapatıyorlar, burada konuşan milletvekillerinin eşine, dostuna, arkadaşına salça oluyorlar. Hepsi bunları bilmeyin diye...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SALİHA SERA KADIGİL (Devamla)...çünkü aslında tek bir masal var: Bu tutmuş, bu yolmuş, bu pişirmiş, bu yemiş, bazısı da "Hani bana, hani bana?" demiş.
Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
120 konuşma daha · 21 Ekim 2026