Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Tekirdağ Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 623 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selcan Taşcı (İYİ Parti), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 623 kelime.
Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149234
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "kanunun ilk maddesi" tanımı sair zamanda bu bir prosedür maddesi olarak görülebilir ama burada tanımı doğru yapmak önemli çünkü mevzubahis olan cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu, mevzubahis cumhuriyet tarihinin en büyük örgütlü hırsızlığı yani millete karşı işlenmiş çok ağır bir suç bu kanunla etkileri düzenlenen. Gelin görün ki ceza yok, suçun olduğu yerde ceza yoksa adalet de yok demektir arkadaşlar zira adalet suç ile cezanın dengesi üzerinde yükselir.
İktidar temsilcilerinin kurdukları o büyük cümlelerin hilafına bir metin geldi önümüze zira ucu hiçbir yere gitmiyor. Hiç öyle, ucu nereye giderse oraya kadar gitmenin iradesi yok bu teklifte; tam tersine "Aman ucu SPK'ye gitmesin." telaşı var; MASAK'a gitmesin, Borsa İstanbul'a gitmesin, BDDK'ye gitmesin; bu vurgunculara, üstelik de geçmişte haklarında manipülasyon cezaları olduğu hâlde lisans verenlere gitmesin. Cumhuriyet başsavcılığı uyarmış, Bakan ifşa etmiş, Genel Başkanımız uyardı, Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız Sayın Erhan Usta, Ayyüce Türkeş Taş uyardı ama aman sakın, bunca uyarıya kör, sağır, dilsiz kalanlara, bunca uyarıya rağmen DDK'yi vaktinde devreye sokmayanlara ama en çok da 2017'den itibaren bu ülkede her şeyin tek yetkilisi olarak konumlanan Sayın Cumhurbaşkanına gitmesin ucu telaşı var bu teklifte.
Bu teklifle ne mağduriyet giderme ne sorumlulara hesap sorma ne de hesap ödetmek noktasında sonuç alınamayacağı ortada olduğundan her gün bir başka iktidar sözcüsünün bir başka zihni sinir çözüm icadına tanık oluyoruz: Vurguncular yüksek kazancın vicdani manada haksız olduğunu düşünüyorlarsa gelsinlermiş, iade etsinlermiş, gönüllerinden ne koparsa! Hukuk devletinde böyle bir ölçü olabilir mi? Gözümüzün önünde cinayet işlendi; katil vicdanen haksız olduğunu düşünüyorsa teslim olsun ama kendini haklı sayıyorsa, elini kolunu sallayarak dolaşsın aramızda. Ayrıca ne vicdanı? Her 3 çocuktan 1'inin resmen aç olduğu bir ülkede, bu ülkenin bütün çocuklarını dört yıl boyunca besleyecek maddi kaynağı buharlaştıranın vicdanı mı olur Allah aşkına? Vicdanı olsa yapar mı zaten bunu? Yaşlıların otogar köşelerinde sabahladıkları bir ülkede 300 bin sosyal konut yapacak parayı buharlaştıranın vicdanı olabilir mi? Çalışan maaşlarının yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında, onun yarısı da açlık sınırının altındayken üçer maaş, beşer maaş almayı kendine hak görebilen partili bürokratların vicdanı olabilir mi?
Yeri gelmişken, değerli milletvekilleri, 128 milyar dolar nerede? Bu büyük soygunun faili olan bir tek hırsızın bile neden layığınca cezalandırılamayacağını düşündüğümüzün en somut delillerinden biridir bu soru. "Faiz sebep, enflasyon sonuç." zırvasını tevil için yok edilen 128 milyar dolar nerede arkadaşlar? "Sattık ama yerine koyduk."tan başka açıklama var mı bu konuda? Aynı kafa: "Geri verdik, geri koyduk." E, çaldınız ama. Ama suç işlediniz, bunun bir cezası olmayacak mı? Bu teklife göre olmayacak.
Yüz yıllık bir son sözü var aslında bu meselenin: "Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin/ Doyuncaya, aksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin!" Pek açsınız çünkü doymak bilmiyorsunuz. Varlık Fonu, kamu bankalarının kredileri, KÖİ'ler... Doymuyorsunuz ama şunu da bilin: Türk milletinin ahı, derste açlıktan bayılan çocukların, bebeklerini emziği şekerli suya batırarak avutmaya çalışan annelerin ahı boğazına takılacak bu hırsızların. Bu çağın hanı yağması da öncekiler gibi son bulacak.
AK PARTİ sözcüsü "suçlu" diyemedi de "şeytan" dedi ya hırsızlara; aklıma Yezid geldi nedense, Muaviye geldi, Emevi zulmü geldi. Onun için, oradan girdikleri için mevzuya, kurdukları yağma çarkı hep böyle yanlarına kâr kalacak sananlara Ömer bin Abdülaziz'i hatırlatmak isterim. Eşinden, dostundan, akrabasından gelen kayırma taleplerini reddederken ne diyor Ömer bin Abdülaziz: "Eğer ben adaleti kendi yakınlarıma uygulamazsam yarın huzurumahşerde bunun hesabını veremem." Sarayın, saray elitlerinin o güne kadar haksız şekilde el koyduğu, gasbettiği ne kadar mal mülk varsa milletinkini millete, devletinkini devlete iade ediyor biliyorsunuz ve bunu yaparken ne diyor? "Allah'a isyanın olduğu herhangi bir konuda hiç kimseye itaat edilmez." Etmeyin arkadaşlar. Helal, kıyamete kadar helal; haram, kıyamete kadar haram. Suç failine göre suç olmaktan çıkmadığı gibi günah da işleyene göre günah olmaktan çıkmıyor. Siyasallaşmış yargı caydırıcı gelmiyor, korkmuyor olabilirsiniz ama Allah'tan korkun, ahiretinizden olmayın.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
120 konuşma daha · 21 Ekim 2026