Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Muğla Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 10. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Ekim 2026 · 847 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 22 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 847 kelime.
Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-10-22-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149340
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; buradan bir kanun teklifi geçiyor. Yüzyılın soygunundan bahsediyoruz sizlere ama anlamak istemiyorsunuz.
Biliyorsunuz, çok yakışıklı bir yeniçeri var ve çok da güzel mi güzel böyle bıyıkları var fakat bir gün sabah erkenden kesiyor bıyıklarını "Ya, çok yakışıyordu size, neden kestiniz?" diyorlar. "Fare geçmişti." "E, yıkarsınız geçer." "Ama hayır, yol olur." diyor, yol olmaya başladı bu ve aynı zamanda da biliyorsunuz, şöyle bir fıkrası var Nasrettin Hoca'nın: Nasrettin Hoca'nın birisine borcu var fakat bir türlü borcunu ödemiyor. Daha sonra alacaklı gelince de diyor ki: "Vereceğim sana borcumu." "Nasıl vereceksin?" "Şu telleri görüyor musun?" "Görüyorum." "Şu koyun sürüsünü görüyor musun?" "Görüyorum." "Peki, bunlar buradan geçerse ne olur? Tüyleri bu dikenlere takılır, ardından da hanımla beraber toplarız, eğiririz, ardından bunu kazak yaparız, satarız, sana öderiz." Adam gülmeye başlıyor.
Şimdi, burada fonzedeler bu fıkraya uygun. 1'inci fıkrada yeniçeri misalinde söylediğim de size uygun arkadaşlar. "Niye?" diyeceksiniz. Bakın, eğer yol olur dediğimde, siz 17-25 Aralıkta o işlemleri yapanlara, evet, FETÖ'cüler vardı, devlete sızan insanlar vardı ve bunlar gizli gizli sizi dinlediler ve şantaj yaparak iktidarınıza ortak olmak istediler veyahut da devlet olmak istediler, elbette ki onlar suçluydu ama aynı zamanda da o insanları, muhataplarını Yüce Divana göndermemek de sizin için bir nakısaydı, onları gönderecektiniz, evet, yol olma oradan başladı arkadaşlar.
İkinci olarak nereden başladı? İkinci olarak 8 belediye başkanının görevden alınış şekliyle başladı. Niye o belediye başkanları görevden alındılar? FETÖ'cü müydü onlar? Eğer FETÖ'cüyse niye onlar hakkında gözaltı kararı almadınız? Veyahut da onlar eğer hırsızlıktan, yolsuzluktan dolayı itham ediliyorlarsa onlar hakkında niye işlem yapmadınız? Yol olur demiştim değil mi başlangıçta, evet, yol olmaya devam ediyor.
Ardından Yunus Emre Vakfında milyon dolarlar götürüldü, yine aynı şekilde görmezlikten geldiniz, duymazlıktan geldiniz ve şöyle bir noktaya doğru gidiyorsunuz: Gerek yargıda gerek yürütmede gerek yasamada çifte standartlı bir yürütme, çifte standartlı bir yargı, çifte standartlı bir yasama. O nedenle, ardından daha başka olaylar vardı. Mesela Sedat Peker'in söyledikleri. Sedat Peker'in söyledikleri iddialardı değil mi, aynı zamanda ispatlardı. Kim o iddiayı eğer yalanlarsa onu görüntülerle, konuşmalarla çok rahat bir şekilde ispat eder hâle geliyordu. Ardından, hatırlarsanız, bir milletvekilinin boşanma davasında milyon dolarlar meselesi vardı, yine borsa meselesi vardı ve aynı zamanda da orada 4,5 milyon dolarlık bir tekne vardı 100 bin liralık maaşın karşılığı.
Değerli arkadaşlar, bakın, dün burada bir değişiklik önergesi getirdiniz burayla ilgili. Burada sorumlular kim? Açıkça söyleyin bakalım. Burada sorumlu sadece 455 bin fona parasını yatıran hissedarlar mı, bunlar mı? Değil. Peki, kim? 7 milyon kişi borsadan ve diğer hisselerden payını almak için oralara üye olmuşlar, abone olmuşlar; onlar mı? Hayır, değil. Peki, kim? 86 milyon. Burada çok ciddi şekilde mağdur olan ve bu mağduriyetleri yaşayan 86 milyon ve bizim paralarımızla beraber birileri zengin oluyorlar. Asrın soygunu dedim size, hatırlarsanız eğer, asrın soygunu bu. Bundan daha büyük soygun olamaz. Ha "Yok." diyecekseniz o zaman araştırma önergemize "evet" oyu verecektiniz. "Evet" oyu vereceksiniz, bir yandan yargı devreye girecek. Yok, yargı devreye girmez, girermiş gibi yapar. Mesela, 2 No.lu Baronun Başkanının söylediği gibi veya adayın söylemiş olduğu gibi. Ne diyordu? "70 kişiyi hâkim yaptık." diyordu. O hâkimler mi yapacak bu soruşturmayı? O hâkimler mi yapacak, Allah aşkına söyler misiniz bana? O hâkimler yapamaz çünkü o hâkimler torpille işe girmişler. Kaç hâkim böyle girdi? Kaç kişi referansla girdi, kaç kişi torpille girdi? O yargı yapamaz. O yargı zaten 15 Temmuzdan sonra ya korkutuldu ya korktu veyahut da durumdan vazife çıkarttı, veyahut da ideolojisinin esiri olan insanlar tarafından yönetildi. "Nasıl o yargı yapamaz?" diyorum. Sizin istemediğiniz şekilde karar verenlere gerek Ayşe Barım davasında gerek Ekrem İmamoğlu davasında tenzilirütbe yapmadınız mı? Coğrafi teminata rağmen onları başka yerlere göndermediniz mi? Hani yargı bağımsızdı? Hani yargı tarafsızdı? Niye yargının üzerinde yürütme tasallutta bulunuyor? Bulunmayın, ben o yargıya güvenmiyorum.
"Ardından Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu burayı denetleyecek." deniyor. Vallahi oraya da güvenmiyorum. Niye güvenmiyorum? Onlar da çekinirler, onlar da korkarlar. Niye korkmasınlar ki? "Birine FETÖ'cüsün." derler. "Seni FETÖ'cülükle ilzam ederiz, itham ederiz." derler, korkarlar. Zaten geçmişte de şöyle diyorlardı: "O PKK'lı, o şu partili, bu partili..." Şimdi de "FETÖ'cü" derler. Kim korkmuyor arkadaşlar, söyler misiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, devam edin lütfen.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla)Hangi belediye başkanı korkmuyor muhalefetteyse eğer? Sabahleyin kalkınca ilk işi perdesini açmak oluyor. Peki, iktidar partisinin belediye başkanlarına, iktidar partisiyle iltisaklı olanlara niye bir şey yapılmıyor? Burada sorumluları kurtaramayacaksınız. Burada sorumlular bellidir; MASAK'tır, BIST'tir ve burada bellidir sorumlular, SPK'dir. Sorumlular bellidir burada; Hazine ve Maliye Bakanlığıdır. Sorumlu bellidir; İçişleri Bakanıdır, Adalet Bakanıdır, Millî İstihbarat Teşkilatıdır. Her şeyi biliyorsunuz da her şeyi görüyorsunuz da bunları niye görmüyorsunuz? Görmek istemediniz. O nedenle bu sorumluları kaçırmayın. Kaçırabilirsiniz; bakın insanlar zâr ağlıyorlar, insanlar çok ciddi şekilde çaresizler, çare arıyorlar bu insanlar. Göreceksiniz, çok ağır bir bedel ödeyeceksiniz.
Kaçmayın, gelin, burada Mecliste bir araştırma komisyonu kuralım ve size de faydalı olur. İçinizdeki kirlenmiş olanları, içinizde sizi istismar edenleri, içinize sızmış olanları da temizlemiş olursunuz böylece, anlarsınız. Bu, Adalet ve Kalkınma Partisi için bir turnusol kâğıdıdır. Tekrar yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorsanız, tekrar yeniden iktidar olmak istiyorsanız gelin, bu araştırma komisyonuna "evet" oyu verin, o zaman kurtulun diyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkanım. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 22 Ekim 2026