İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Konya Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Profesör Doktor Erol Güngör'ün ölüm yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

Selçuk Özdağ

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Mayıs 2017 · 686 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selçuk Özdağ (AK Parti), 3 Mayıs 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Konya Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Profesör Doktor Erol Güngör'ün ölüm yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 686 kelime.

Selçuk Özdağ (AK Parti, Manisa). “Konya Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Profesör Doktor Erol Güngör'ün ölüm yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-26-2017-05-03-konya-selcuk-universitesi-eski-rektoru-profesor-doktor-erol-gungor-un (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=59051

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük mütefekkir Profesör Doktor Erol Güngör’ün ölüm yıl dönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Başımıza gelen bunca musibet bir tesadüf değil. Bunca musibet göz göre göre, bağıra bağıra, çağıra çağıra geldi ve sosyokültürel hayatımızı mahvu perişan eyledi.

15 Temmuzdan beri hayatımda hiç olmadığı kadar tefekkür ediyorum. Zaten o travmatik olaydan sonra uykularımız da uyku değil artık. Düşündükçe farkına vardığım bir ayrıntı var. Bu ayrıntı, sosyal ahlak ve ahlak psikolojisi hususundaki toplumsal yetersizliklerimiz. Uzun zamandır düşünüyorum, bir insan kendi vatanına nasıl ihanet edebilir, elindeki silahı milletine nasıl doğrultabilir ve bir insan Meclisini nasıl bombalayabilir? Gerçekten vatanını, milletini ve bayrağını seven birisi olarak bütün bunları anlamakta güçlük çekiyorum ve havsalam almıyor. Neyse ki Profesör Doktor Erol Güngör’ün Ahlâk Psikolojisi ve Sosyal Ahlâk kitabı imdadıma yetişiyor. Merhum Erol Güngör Hocayı okudukça yaşadığımız bu acı merhaleleri daha iyi analiz ediyorum. Sonra keşke diyorum, keşke Erol Güngör’ü bütün Türkiye bilse ve tanısaydı. Türkiye’nin en iyi sosyal psikologlarından birisi olan bu değerli hocayı kaç kişi tanıyor, kaç kişi yazılan onca eserini okudu diye soruyorum kendime, lakin cevabını bulamıyorum.

Her yönüyle yerli ve millî olan Erol Güngör’ün aşağıdaki eserlerinin isimlerini hususen okuyorum. Zira bunca eseri kaleme almış bu önemli mütefekkirimiz neden hiç gündeme gelmedi acaba, bunu inceden inceye düşünmemiz de gerekmez mi diye soruyorum.

Ahlâk Psikolojisi ve Sosyal Ahlâk, Dünden Bugünden Tarih-Kültür ve Milliyetçilik, İslâmın Bugünkü Meseleleri, İslam Tasavvufunun Meseleleri, Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik, Sosyal Meseleler ve Aydınlar, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, Türkiye’de Misyoner Faaliyetleri, Tarihte Türkler, Kelâmî Sahada Estetik Yapı Organizasyonu, Şahıslar Arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü, Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar… Kırk beş senelik kısacık hayatına bunca eseri sığdıran, akademik çalışmalarında ciddi başarılara imza atan Profesör Doktor Erol Güngör’ü bu toplum neden tanımaz, neden bilmez acaba?

Hocası Profesör Doktor Mümtaz Turhan gibi Erol Güngör Hoca da değeri anlaşılamamış çok önemli bir fikir adamımızdır. Güngör Hoca, eserlerini kaleme alırken bu milletin irfanını, kültürünü, moral değerlerini ilmek ilmek örerek yarınki nesillere aktarmaya çalışmıştır. Milliyetçilikle ilgili görüşleri herkese benzemez. Mesela: “Biz büyük bir imparatorluğun ve büyük bir medeniyetin çocuklarıyız. Bizim milliyetçiliğimiz, sömürgecilerin işgalinden kurtulmak ve devlet kurmak için yapılan siyasi istiklal mücadelelerine yahut sıfırdan başlayarak millî kültür yaratma hareketlerine benzemez.” “İslamiyete geçiş, Türk tarihi içinde büyük bir dönüm noktasıdır. Fakat bu değişmenin büyüklüğü bizi daha önceki Türk kültürüne karşı körleştirmemelidir. Her şeyden önce millî varlığımızın temel taşlarından biri olan dilimiz, bize eski kültürümüzden intikal etmiştir.”

Sayın milletvekilleri, Tanzimat’tan bu yana Türk insanının yaşadığı kimlik sorununa ve kültür buhranına eserlerinde sık sık parmak basmıştır Erol Güngör. Bugün dağa çıkan PKK’lı terörist de FETÖ’cü terörist de veya buna benzer diğer teröristler de aynı buhranın ürünüdür. Bu kimlik ve kültür buhranına bağlı sorunlarımızı acilen çözmek zorundayız. Her on senede bir darbelerle, sosyolojik kaoslarla ve terörle yüzleşmek istemiyorsak, bu travmaları sonsuza kadar çöplüğe atıp hayal ettiğimiz büyük hamleleri yapmak istiyorsak kültür ve medeniyet gelişimimizi en üst seviyede inşa ve ihya etmek mecburiyetindeyiz.

Yeni nesilleri fikrî, edebî, tarihî, siyasi ve içtimai mevzularda iyi yetiştirmek mecburiyetimiz vardır. Nurettin Topçu, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Ali Fuat Başgil, Cemil Meriç, Necip Fazıl, Seyit Ahmet Arvasi, Dündar Taşer, Fethi Gemuhluoğlu, Samiha Ayverdi, Ahmet Kabaklı, Mehmet Kaplan, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi isimlerin fikrî yönlerini yeni nesillere iyi anlatmalı ve kendilerine bu mütefekkirlerin görüşleri ışığında bir yol haritası çizmek durumunda olmalıyız. Bu yol haritası ise ilkokul yıllarından itibaren belirlenmelidir. Millî eğitim politikamız baştan ayağa yerli ve millî olmalıdır.

“Vatan sevgisi imandandır.” sözünü bütün kurumlara, caddelere, meydanlara, dağlara ve ovalara yazmalıyız mesela. Profesör Doktor Erol Güngör “Vatan sevgisi en önemli sosyolojik ve psikolojik terbiyedir.” der. Çocuklarımıza şayet vatan, millet ve bayrak sevgisini veremeyeceksek okuma yazma öğrenmeseler de olur. Nitekim, sözde çok iyi eğitim görmüş, her bir şey olmuş hainlerin millî değerlerden yoksun olduklarında neler yaptıklarını hep birlikte gördük.

Medeniyet ve kültürü ihmal eden toplumların iflah olduğu görülmemiştir ancak bu medeniyet ve kültür telakkilerini oluştururken ideolojik bağnazlık içine girilmeden, Türk toplumunun beş bin yıllık kültür ve medeniyeti gözetilerek ivedilikle bu meseleye eğilmek farz olmuştur.

Ahmet Erol Güngör’ün deyişiyle vatan sevgisinin maya tutması için insanlarımıza sosyolojik ve psikolojik terbiye şarttır. Bu da biz siyasetçilerin olduğu kadar kültür adamlarının ve ilim adamlarının da görevidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 3 Mayıs 2017

55 konuşmanın tamamı →