İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve Sivas Milletvekili Hakan Aksu ile 79 Milletvekilinin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2717)
Denizli Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu · 3. yasama yılı · 28 Kasım 2024 · 318 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sema Silkin Ün (Saadet Partisi), 28 Kasım 2024 tarihinde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve Sivas Milletvekili Hakan Aksu ile 79 Milletvekilinin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2717)); konuşma 318 kelime.
Sema Silkin Ün (Saadet Partisi, Denizli). “İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve Sivas Milletvekili Hakan Aksu ile 79 Milletvekilinin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2717)”. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu tutanağı, 28 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sema-silkin-un-2024-11-28-izmir-milletvekili-ceyda-bolunmez-cankiri-ve-sivas-milletvekili-hakan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=68780
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEMA SİLKİN ÜN (Denizli)Anlayışınız için teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Genel Kurula geçeceğim için biraz erken söz aldım, arkadaşlar haklarını helal etsinler, aslında maddeyle alakalı konuşacağım ama orada olduğum ana denk gelebilir diye.
Özellikle aile hekimliği maddesiyle ilgili düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Şimdi burada, hasta yoğun bir ülkeyiz; OECD'de bir kişinin yıllık sağlık kuruluşlarına başvurma sayısı 7, bu başvuru sayısı bizde 11 maalesef. Bir hekimin aşağı yukarı 3.500 hastası var, 2 kez gittiğini düşünürsek ve yıllık çalışma günü ortalaması iki yüz elli, buna bölsek yani günde 30 hastaya bakmak zorunda kalan aile hekimleri olabilir, sayısal veriler üzerinden konuşuyoruz. Bir de nöbet sorumlulukları var, nöbet demek ertesi gün elbette çalışmamak demek ve diğer hekimin o gün tek kalması demek. Bu şartlarda koruyucu sağlık hizmetinin sunulması çok güç gözüküyor.
Şimdi "Amaç, sevk zincirinin işletilmesi." deniyor. Bu, daha önce de işte, Denizli'nin de içinde olduğu 4 pilot ilde denenmişti ve yaşanan sorunlar nedeniyle süresiz olarak ertelenmek zorunda kalınmıştı. Burada ikinci basamağın yükünü hafifletmek istenirken aslında birinci basamağın da biraz acımasızca yükü artırılıyor gözüküyor. Elbette, hepimiz birinci basamağın etkili ve etkin şekilde yaşatılmasını arzu ediyoruz ama bu formül ona mı gidiyor orada şüphemiz var. Şimdi, birinci basamaktan ikinci basamağa geçerken sevkli gidişlerde yüzde 50 indirim öngörülüyor. Bu neye neden olacak bizce? Birinci basamak hekimleri üzerindeki sevk baskısını artıracak. Burada, ikinci basamağın teşvikindense teşvik olarak birinci basamaktaki tedavilerde ilaç katılım paylarında aslında bir indirime gidilse ve birinci basamak bu şekilde cazip hâle getirilse aile hekimlerinin aslında birinci basamağa gidişi gönüllü sağlansa bu maksadın daha hasıl olacağı bir zemin oluşturulmuş olur.
Şimdi, bu hâliyle düzenleme, açıkçası aile hekimliğini biraz değersizleştiren bir vaziyet arz ediyor. Aile hekimini sevk memuru düzeyine indirgiyor maalesef ve bu, "Beni sevk et." baskısı üzerinden de hekimlere yönelik şiddeti körükleyen bir düzenleme görüntüsü veriyor bu hâliyle. Ben, tekrar maddede bunun konuşulması ve birinci basamağın teşviki yönünde bir adım atılmasını görüşlerinize sunuyorum.
Sayın bürokratlarımıza da milletvekillerimize de yaptıkları çalışmalar için teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
88 konuşma daha · 28 Kasım 2024