İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 58. BİRLEŞİM · SALI

Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Şenol Sunat

Manisa Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 58. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Şubat 2026 · 442 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Şenol Sunat (İYİ Parti), 10 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 442 kelime.

Şenol Sunat (İYİ Parti, Manisa). “Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/senol-sunat-2026-02-10-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142097

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ŞENOL SUNAT (Manisa)Evet, sayın milletvekilleri, bugün size Manisa'da küçük bir bölgenin büyük bir hikâyesini anlatacağım. Akhisar'da Horasan erenlerinin diyarı Sazoba, Beyoba ve Akselendi'yi anlatacağım sizlere. 1980'lerde çöl filmlerinin çekildiği, toprağı savrulan, suyu çekilen, ot bitmez, kuş uçmaz bir yerdi burası. Adına Taysun Çölü demişlerdi. 1996'da yani eski Türkiye'de Orman Bakanlığı, TEMA Vakfı ve köylü el ele verdi, 145 hektara 101 bin fidan dikildi, toprak tutuldu, su korundu. Yıllar geçti üstünden, bugün o diyarlarda ağaçlar yeşerdi.

Sayın milletvekilleri, keşke her hikâye böyle güzel devam etseydi ama olmadı. Bu kadar emekle ayağa kaldırılmış bir ekosistemin bağrına birileri kazma indirdi. Bugün o bölgede altın madeni aranıyor. Üstelik bu ilk denemeleri de değil. 2020'de aynı bölgede yine bir madencilik girişimi olmuştu "ÇED Gerekli Değildir" kararı alındı ama halk itiraz etti, yargı iptal etti, Danıştay temyizi oy birliğiyle reddetti. Şimdi soruyorum: Yargı kararı bu kadar açıkken, halkın itirazı bu kadar netken aynı bölgede maden arama faaliyetleri nasıl oluyor da yeniden başlatılıyor? Bölge halkının iddiası "11 milyon lira ödendi, izinler alındı." deniyor. Ey iktidar, bu ülkeyi sadece betondan, kazıdan, talandan mı ibaret sayıyorsunuz? Sizin gönül gözünüzde toprak, su, ağaç paradan başka bir şey değil mi? Sözüm ona çölleşmeyle mücadele eden Çevre Bakanlığı, size sesleniyorum: Kim var bu şirketin arkasında? Halk durdurmuş, yargı durdurmuş; bu şirketler neden durmuyor? Bu topraklara göz dikenler hangi güce yaslanıyor? Bu konu sadece çevre meselesi değil sayın milletvekilleri, bir tarım meselesi aynı zamanda. Bu bölge, Akhisar Ovası'nın en verimli arazileri. 2017'de Akhisar Ovası büyük ova koruma alanı ilan edildi, tarımsal sit alanı oldu. Uşak'ta hatırlarsanız, neler yaşandığını hep birlikte gördük, altın madenciliğinin yer altı sularını nasıl sömürdüğünü gördük. Köylü için sulamanın bitmesi toprağın tuzlanması, verimin düşmesi, çiftçinin üretimden kopmasıdır. Tarım Bakanlığı tarımsal sit alanlarını böyle mi koruyacak? Büyük ova koruma rejimi kâğıt üzerinde mi? Bu ülkenin köylüsü, toprağı, suyu bu kadar mı sahipsiz? Erozyonla mücadele eden Tarım Bakanlığı, bu mu sizin mücadeleniz? Toprak Koruma Kanunu ne zaman uygulanacak?

Sayın milletvekilleri, mesele burada da bitmiyor ne yazık ki. Bu bölge aynı zamanda kültürel mirasın da kalbi; Horasan erenlerinden Arap Tekke Dede'nin, Koca Bektaş Dede'nin diyarı burası. Bu bölgeler tescilli kültür varlıklarıyla dolu. Kemiklidere'de antik yerleşimler ve tümülüsler, Kumkuyucak'ta ve Lütfiye'de arkeolojik sit alanları, Beyoba'da nekropol alanlar var; hepsi 10 kilometrekarelik alanda, hepsi iç içe, hepsi bölge kurul kararıyla da koruma altında. Peki, soruyorum: Arkeolojik sit alanlarının yanı başında sondaj makineleri nasıl çalışır? Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ne için vardır? Kültür Bakanlığı bu ülkede neyi korumakla görevlidir?

Sayın milletvekilleri, buradan çağrımdır: Sazoba, Beyoba, Akselendi ve komşuları kaderine terk edilmemelidir. Altın arama faaliyetleri derhâl durdurulmalıdır. Arama faaliyetleri çıkarma faaliyetlerine asla dönüşmemelidir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 10 Şubat 2026

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →