İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

(10/6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) No.lu Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Tüm Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle

Süleyman Girgin

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 6. yasama yılı · 2 Mart 2023 · 485 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Girgin (CHP), 2 Mart 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (10/6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) No.lu Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Tüm Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 485 kelime.

Süleyman Girgin (CHP, Muğla). “(10/6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) No.lu Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Tüm Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-girgin-27-2023-03-02-10-6996-7004-7005-7006-7007-7009-7010-7024-7026-7034-7035 (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=114400

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

“Ölüm hep bana, bana mı düşer usta?/Yalnızlık hep bana, bana mı düşer usta?” demiş şair. Neden bu halkın kaderinde hep ölmek, hep yalnız bırakılmak oluyor arkadaşlar? Neden bu kader planı bizde oluyorken 9 şiddetinde deprem yaşayan Japonya, Şili gibi ülkelerde yok? Nerede yanlış yapıyoruz ki bu kader planı hep bizde acıya sebep oluyor? Acılıyız, ülkemizin başı sağ olsun. Öfkeliyiz, bir doğa olayı karşısında asrın yönetim felaketine tanık olduk; bu yüzden öfkeliyiz. En eğitimli, en disiplinli, en donanımlı ordu hayati önemi haiz dakikalarda deprem bölgelerine gönderilmediği için öfkeliyiz. Bu kararı verenler kurtarılabilecek binlerce insanın vebalini taşımaktadır. Hâlâ çadır temin edilemediği için arabasında yatan insanlarımız var. Ölü sayımız resmî rakamlarla 45 bini aştı, yaralı ve sakat sayımız yüz binlerle ifade ediliyor. Göçük altından çıkarılamayan yurttaş sayısını bilmiyoruz ve kayıp çocuklarımız var.

Değerli milletvekilleri, depremler doğanın bir gerçeği; yüzyıllar öncesinde de vardı, şimdi de var, yarın da var olacak. Ülkemiz fay hatları üzerinde ve bu, bilimsel bir gerçek. Bunu bile bile önlem alınmaması, Deprem Yönetmeliği’nin harfiyen uygulanmaması, bilimden uzaklaşılması, “Bilim adamları ne diyor?” diye bunlara kulak verilmemesi göz göre göre faciaya hazırlıksız yakalanmamıza sebep olmuştur. Liyakatsizlik, kibir, inat ve kompleks bu sürecin kötü yönetilmesindeki dört ana sebep. Bu insanlar “Beni huzur içinde yaşat.” diye, bunun için iktidara görev verdi ama iktidar vatandaşları beton blokların arasında bıraktı ancak siz de siyaseten enkazın altında kaldınız.

Değerli milletvekilleri, 1999 yılındaki depremden sonra bir vergi getirildi, özel iletişim vergisi, deprem vergisi olarak bilinir, sonradan özel iletişim vergisi olarak değiştirildi. O zamandan bu yana ÖİV alınır vatandaşlardan. “Nerede bu vergiler?” diye sorulduğunda “Duble yollara, demir yollarına, havalimanlarına gidiyor.” demiştiniz. Yaptığınız yollar, viyadükler çatladı, havaalanları kullanılamaz hâle geldi. Yaptığınız hastaneler ortadan ikiye bölündü. Yirmi yıl boyunca inşaat, beton, yol diye övündünüz; 7,7’lik depremle tüm dekor çöktü. O gün 7,7 şiddetinde deprem oldu ama aynı zamanda o enkazın altında AKP iktidarının her noktasını sarmaşık gibi sardığı rant sistemi kaldı. Bilimden saptınız “Kader planı.” dediniz, insanların inancını böyle bir durumda dahi istismar etmeye devam ettiniz. “Madem kader planına inanıyorsan neden her gittiğin yere 3 bin kişilik koruma ordusuyla gidiyorsun?” diye sorarlar insana.

Değerli milletvekilleri, Sayın Erdoğan bölgeye gidiyor, konuşma yapıyor, diyor ki: “Bir sene müsaade edin, toplu konutlar yapacağız.” Hâlâ aklı fikri betonda yıllardır olduğu gibi çünkü elinin altında onlarca, yüzlerce bıçkın müteahhit var. Eğer elinde çekiç varsa her sorunu çivi olarak görmek istersin, Sayın Erdoğan da sorunu o şekilde görüyor. Tek adam rejiminin piyasacı mantığı bizi getirebileceği yere getirdi arkadaşlar, rant ve kâr hedefiyle sonuç bu. Artık köhneleşmiş, eskimiş, vakti dolmuş piyasacı ekonomik politikaları bir kenara bırakmak gerekiyor. Her şeyi piyasaya, kamusal olarak sağlanması gerekenleri de hayırseverlerin insafına bırakmakla gelebildiğimiz yer burası. Salgında dağıtılamayan maskeler, açıklanamayan ölüm istatistikleri, orman yangınlarında bulunamayan uçaklar, helikopterler… Şunu tekrar vurgulamaya devam etmemiz gerekiyor: Hayatımız, kelimenin tam anlamıyla, doğru düzgün işleyen bir kamuya ve doğru düzgün işleyen bir planlamaya bağlı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

74 konuşma daha · 2 Mart 2023

74 konuşmanın tamamı →