İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Tekin Bingöl

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mart 2020 · 512 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tekin Bingöl (CHP), 31 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 512 kelime.

Tekin Bingöl (CHP, Ankara). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tekin-bingol-27-2020-03-31-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86909

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA TEKİN BİNGÖL (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Birkaç gündür bu kürsüye çıkan her milletvekili arkadaşım ve Grup Başkan Vekilleri beni çok mutlu eden sözler sarf ediyorlar. Sağlık çalışanlarına övgüler düzülüyor, müteşekkir olduklarını ifade ediyorlar bu da bir hekim olarak beni çok mutlu ediyor. Ama neylersiniz ki yıllardır sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu olumsuz koşullarla ilgili aynı hassasiyeti maalesef Parlamento gösteremiyor. Biz söylüyoruz, karşımızda bir duvar var; biz öneriyoruz, neylersiniz ki o duvar bir türlü aşılmıyor.

Şimdi, bütün dünyayı kasıp kavuran, ülkemizi âdeta bir yangın yerine dönüştüren bir pandemiden bahsediyoruz. Olay öyle bir noktaya geldi ki, geçmiş yıllardaki salgınlardan daha düşük düzeyde ölüm oranları söz konusu olmasına rağmen yarattığı tahribat inanılmaz derecede. Peki, biz ne yapıyoruz? Bu konuda defalarca çok ciddi, çok içtenlikli öneriler yapıldı ama keşke bu öneriler, o gün, o önerilerin yapıldığı süre içerisinde dikkate alınsaydı. Test dedik, dilimizde tüyler bitti. Maalesef, test konusunda çok geç kalındığı için biz bu vakaların önüne artık geçemeyecek bir noktaya geldik.

Umreden gelen vatandaşlarımızla ilgili ciddi bir takip yapılmadığı için, üstüne üstlük sınırda özellikle Van’dan o insan kaçakçılığını teşvik eden girişimler bu vakaların daha da artmasına neden olan etkenlerden birkaçı.

Ama bir başka şey var; yine dilimizde tüy bitti, ya, bu ekipmanlar ciddi bir şekilde dağıtılmıyor; önlük, maske, gözlük, dezenfektanlar hâlâ bir sıkıntı, Türkiye'nin birçok yerinde –size de ulaşmıştır- bu büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Bakın, başka bir şey var; biz de diğer gruplar da hep önerdik, sağlık çalışanlarına ilave ödemeler yapılsın. E, yapıldı. Bu bizi mutlu etti. Kime yapıldı? Hekimlerimize ve hemşirelerimize, laborantlara yapıldı. Ama değerli arkadaşlar, o çatı altında çalışan hastabakıcılar var, hizmetliler var, güvenlik görevlileri var, sekreterler var; bunlar da aynı olumsuz koşullarda aynı riske maruz kalarak çalışma yapıyorlar. Peki, onlar niçin bu kapsama alınmıyor? Aslında orada belki hekimlerimizden daha da büyük tehlike altında olan, oraları temizleyen kardeşlerimiz ama böyle bir ayrımcılık bizi üzüyor. Bunun ortadan kaldırılması lazım.

Başka bir şey, aile hekimleri… Aile hekimlerinin de çok ciddi anlamda risk grubu olduğu herkesçe malum ama düşünün ki o aile hekimleri rapor aldıklarında, hastalandıklarında eğer hastalarını bir arkadaşına devredemezse ücretlerinin önemli bir kısmı ödenmiyor, kesiliyor. Olabilecek iş mi bu değerli arkadaşlar? Sonuçta onlar da hekim, onlar da böyle ciddi bir hizmet üretiyorlar ve risk altındalar. Bildiğiniz gibi, ilk başvurulan hekimler de aile hekimleri ama neylersiniz ki onlar da böyle bir muameleye maruz kalmışlar.

Şimdi, bizim yine dilimizde tüy bitti; ya, bugün için şu herkesin övgü dizdiği, teşekkürlere boğduğumuz sağlık çalışanlarıyla ilgili süratle düzenlemeler yapalım; infaz yasası kadar önemli değerli arkadaşlar. Şu sağlıkta şiddet yasasını el birliğiyle çıkaralım. Bakın, son altı yılda 176 binin üzerinde şiddet vakası gerçekleşti.

Peki ya intiharlar? 2015’te 180 sağlık çalışanı intihar etti, 2016’da 129 sağlık çalışanı intihar etti, 2017’de 122 sağlık çalışanı intihar etti. Niçin? Çünkü baskı altında çalışıyorlar, çünkü çok ciddi anlamda şiddete maruz kalıyorlar, çünkü performans onları ciddi anlamda bitap düşürüyor. O açıdan, bütün bu gerçeklikler önümüzdeyken sağlıkta şiddet yasasını niçin getirmiyoruz, niçin duyarsız kalıyoruz? Bunu anlamış değiliz. Adalet ve Kalkınma Partisinin, bizim ısrarla üzerinde durduğumuz bu yasa teklifine sıcak bakmamasının bir gerekçesini söyleseler, anlasak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

74 konuşma daha · 31 Mart 2020

74 konuşmanın tamamı →