Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Kırklareli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 86. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Nisan 2018 · 495 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Türabi Kayan (CHP), 17 Nisan 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 495 kelime.
Türabi Kayan (CHP, Kırklareli). “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turabi-kayan-26-2018-04-17-devlet-su-isleri-genel-mudurlugunun-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68977
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TÜRABİ KAYAN (Kırklareli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 548 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 22’nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum.
AKP Hükûmeti geldiği günden bu yana “kooperatif” denince öcü görmüş gibi oluyor. Nasıl bir anlayışsa, nasıl bir davranışsa bunu bir türlü çözemedik; çözen varsa bunu en kısa yoldan bize de anlatsın. “Sulama kooperatifleri” diyoruz, “sulama birlikleri” diyoruz, bunları nasıl yok edeceklerini düşüne düşüne sonunda bir çare buldular. Kooperatifleri ve birlikleri DSİ’ye bağlayarak oradan bir atama yapıp bu kooperatiflerin, birliklerin yaptığı işleri, işlemleri şimdi, atanmış olan bir kuruma yaptıracaklar.
Değerli arkadaşlar, PANKOBİRLİK, ÇUKOBİRLİK, FİSKOBİRLİK, TARİŞ, TRAKYABİRLİK; bunlar, yok etmek için bugüne kadar ellerinden geleni ardına koymadıkları kurumlar.
Değerli arkadaşlar, tarım, kooperatifle gelişir, kooperatifle güçlenir ve tarımsal ürünler kooperatifle artarak, dışarıya satılarak döviz elde edilir. Oysa bizde, tarımsal ürünlerin bırakın artırılmasını, döviz girdisine katkıda bulunmasını… Bizler ne yapıyoruz? Şeker fabrikalarını özelleştirip, şeker fabrikalarını işlemez hâle getirip, hatta dört beş yıldan beri dört tanesini sürekli olarak çalıştırmayıp, kapalı tutup, şeker üretimini azaltıp, dışarıdan dövizle nişasta bazlı şekeri alıp ülkemiz insanını zehirlemeye çalışıyoruz. Şimdi, aynı şekilde, bilindiği gibi, bu kooperatifler kapatılıp bunlar sulama kooperatifleri yerine DSİ’nin gönderdiği kişilerle denetlenecek.
Değerli arkadaşlar, tarımsal üretimi artırmaya bakalım. Tarımsal üretimi artırıp sattığınız zaman elde ettiğiniz dövizin yüzde yüzü ülkemizde kalır. Bu, sanayi ürününe benzemez. Sanayi ürününü üretip dışarıya sattığınız zaman bu sanayi ürününü üretmek için dışarıdan yarı mamul ithal yaptığınızda yaklaşık yüzde 80’ini yine dışarıya veriyorsunuz. Hâlbuki gerek şeker üretimi gerek diğer tarımsal üretimlerde yaptığınız üretimle sattığınız zaman da bu ihracattan elde ettiğiniz dövizin olduğu gibi, yüzde yüzü Türkiye’de kalmaktadır.
Şimdi, sulama kooperatifleri para alamıyor, çiftçiye yaptığı masrafı alamıyor diye dertlenip bu sefer DSİ’ye bunu vermeye çalışıyorsunuz. Peki, bugüne kadar ülkemizde ticaret yapmış, sanayi yapmış veyahut da teşvik almış, hayvancılık kredisi almış, 1.500-2.000 başlı hayvancılık kredisi almış, sanayi mamulü için kredi almış ama sıkışmış, ödeyememiş, onlara bir şey yok. Onların zararı, bankanın görev zararı olarak bir kenara konuyor ama çiftçinin sulama yaparak ürettiği mamulün bir zaman gelip bir şekilde doğa şartlarından dolayı, doluya maruz kaldığı zaman mahvolunca bunun parasını ödeyemediği zaman çiftçinin tepesine binilir, tarlası sattırılır. Peki, tarlasını sata sata bugün çiftçinin durumu ne hâldedir? Tarla el değiştirmektedir, tapu el değiştirmektedir. Kimin eline geçmektedir? Size söyleyeyim, yabancıların eline geçmektedir. Türkiye’nin kendi öz evladına vermediği, yakıştırmadığı bu mülkiyeti, maalesef yabancılara peşkeş çekerek onların yine hâlâ devam etsin diye bu iktidara destek vermesi beklenmektedir.
Bu sadece tarımda değil, iktidara geldiği günden beri AKP bakın neler yaptı? Tarım felç, sanayi felç, ticaret felç, üretim felç, seçim yasaları felç, yargı felç, hukuk felç, demokrasi felç, şehircilik felç, ordu felç, sağlık felç, eğitim felç oldu.
Değerli arkadaşlar, eğitim deyince özellikle şunu size söylemek istiyorum. Kırklareli’de nitelikli liseler için de size birkaç örnek vereyim: İmam-hatip lisesi, mesleki teknik lisesi, TOBB Sosyal Bilimler Lisesi, fen bilimleri lisesi, fen lisesi, Lüleburgaz Meslek Lisesi ve Lüleburgaz Fen Lisesi.
Değerli arkadaşlar, seksen yıldır Kırklareli’de “Kepirtepe Köy Enstitüsü” adı altında kurulan, şimdi Kepirtepe Öğretmen Lisesi olarak bilinen...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TÜRABİ KAYAN (Devamla)Sayın Başkan, bir dakika rica edeceğim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 17 Nisan 2018