MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Siirt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 13. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Aralık 2015 · 635 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yasin Aktay (AK Parti), 10 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 635 kelime.
Yasin Aktay (AK Parti, Siirt). “MHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasin-aktay-26-2015-12-10-mhp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42020
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YASİN AKTAY (Siirt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Dünya İnsan Hakları Günü’nüzü tebrik ediyorum. Böyle bir günde, tabii, insan hakları söylemleri konusunda dünyanın çok derin bir ikiyüzlülük içerisinde olduğunu da bu vesileyle, sözlerime başlamadan önce bu kürsüden ifade etmek istiyorum. Eğer bu ikiyüzlülük olmasaydı dünyada, bugün, 380 bin kişinin katledildiği, kendi yönetimi tarafından katledildiği Suriye gibi bir yere insanlar bu kadar duyarsız kalmazlardı. Her gün, her saat, her dakikada Suriye’de insan hakları ayaklar altına alınmaktadır, her çeşit insan hakkı ihlalleri yapılmaktadır ama dünyanın ne yazık ki buraya gereken tepkiyi verdiğini söylemek çok zor. Hele hele Suriye’de pek çok kesim söz konusu olduğunda, dünyayı ayağa kaldıran gene de bazı durumlar varken, özellikle Bayır Bucak Türkmenleri konusunda, dünyanın öbür ucundan gelip, sözüm ona DAİŞ’e karşı mücadele adına, terörle mücadele adına buraya gelip âdeta DAİŞ pasaportu alan Rusya’nın veyahut da başka ülkelerin gelip burada DAİŞ’e hiç dokunmadan, sadece buradaki sivilleri katlettiği âdeta bir tiyatro izliyoruz; trajik bir tiyatro tabii ki, acı bir tiyatro; insanların hayatına mal olan, sivillerin, çoluk çocuğun hayatına mal olan, kitle göçlerine mal olan bir tiyatro izliyoruz burada.
Bu vesileyle, sözlerime başlamadan, yine de böyle bir genel görüşme önergesi dolayısıyla böyle bir konuyu gündeme getirdikleri için Milliyetçi Hareket Partisinin değerli milletvekillerine teşekkürlerimi ifade etmeyi bir borç addediyorum.
Değerli milletvekilleri, Suriye’deki ihtilafın bu ülkede yaşayan Türkmen kardeşlerimiz üzerindeki etkilerinin ve yarattığı sıkıntıların giderilmesi AK PARTİ iktidarının her zaman önceliği olmuştur. Biz, Türkmen kardeşlerimize yönelik desteğimizi Suriye’deki krizin başından itibaren her daim sürdürdük, hem de bu desteği verirken karşılaştığımız menfi propaganda ve yayınlara rağmen, verilen desteğe bin bir türlü çirkin yakıştırmalara rağmen, demin de duyduğumuz bir sürü çirkin yakıştırmalara rağmen kararlılığımızdan sapmadan bunu yaptık. Türkmen kardeşlerimiz de onlar için yapılanların, desteğin bilincindedir. Halkımız da Türkmen kardeşlerimiz için yapılanları bilmekte ve görmektedir. O yüzden, bu kürsüden “Siz Türkmenler için şimdiye kadar ne yaptınız?” gibi ithamlara veya sorulara sadece Türkmen kardeşlerimizin sözlerine kulak vererek cevap alabilirsiniz aslında. Bizim burada esasen söylemek… Sadece, Abdurrahman Mustafa’yı, Türkmen Meclis Başkanını dinlemenizi bu vesileyle tavsiye ederim.
Esasen, sözümün bu noktasında şunu ifade etmek istiyorum: Biz “Türkmen kardeşlerimiz” derken bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz, Suriye'deki toplumun bütün unsurları bizim kardeşlerimizdir. Suriye toplumunun bütün unsurları ile Türkiye toplumu arasında bir mütekabiliyet, bir karşılıklılık vardır. Suriye'de kim varsa Türkiye'de de aynısı vardır, Suriye'de Kürtler varsa Türkiye'de de Kürtler vardır; dolayısıyla Suriye'deki Kürtler de bizim kardeşlerimizdir, Suriye'deki Araplar da bizim kardeşlerimizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli kardeşlerim, demin ifade edildi, Türkiye Kürtlerin âdeta düşmanı gibi ifade edilmeye çalışıldı; bu sözleri teessüfle karşıladığımı buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye hiçbir zaman Kürtlerin düşmanı olmadı, Suriye'deki Kürtler hiçbir zaman Türkiye tarafından düşman olarak telakki edilmemiştir. Aksine…
MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)PYD’ye ne diyorsun?
YASİN AKTAY (Devamla)PYD… Güzel bir yere geldik. PYD Suriye'deki Kürtleri ne kadar temsil ediyor ve kimlerle kucak kucağa oturmuş durumda, o soruya önce bir cevap vermemiz gerekiyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır)Kararı sen mi vereceksin?
YASİN AKTAY (Devamla)PYD hakkında konuşuyorum, sizin hakkınızda konuşmuyorum.
PYD, ne yazık ki… Bakın, Suriye'de 11-12 tane çok güçlü Kürt örgütü vardır; PYD, her şeyden önce o 11 Kürt örgütünün hepsini tasfiye etmek suretiyle bir Kürt düşmanlığı sergilemiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, PYD’nin tasfiye ettiği, zulmettiği, sürgün ettiği -Kuzey Irak’a sürgün edilen Kürtlerin haddi hesabı yoktur- o Kürtlere yine kucak açan Türkiye olmuştur. Türkiye, Suriye'deki trajediden nasibini en acı biçimde almış, oraya karşı en insani tepkiyi ortaya koymuş olan ülkedir ve bununla gurur duyuyoruz. Bizim, bugün, dünyada gurur duyacağımız çok önemli bir vakamız vardır. Bütün dünyada Suriye’den 2 milyon insanın…
MAHMUT TANAL (İstanbul)Yasin Bey, “MİT tırlarıyla IŞİD’e silah gönderdik.” diye siz demiştiniz değil mi?
YASİN AKTAY (Devamla)…ne ırkına ne cinsine ne milliyetine ne dinine ne mezhebine hiçbir şekilde bakmaksızın…
MAHMUT TANAL (İstanbul)Yasin Bey, “IŞİD’e silah gönderdik.” diyen sizdiniz değil mi?
YASİN AKTAY (Devamla)…hiçbir şekilde bakmaksızın…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 10 Aralık 2015