İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Yasin Öztürk

Denizli Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Yasin Öztürk (İYİ Parti), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 526 kelime.

Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasin-ozturk-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149271

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YASİN ÖZTÜRK (Denizli)Sayın milletvekilleri, bölgenizde bir berbere tıraş olmak için gittiğinizi düşünün; tıraş bitti, kredi kartını uzattınız ama her ne hikmetse POS cihazı çalışmıyor, sizin de yanınızda yeterli nakit para yok, son çare IBAN numarasını istediniz ve ödemesini yaptınız; aradan bir hafta geçti, bir haftanın sonunda vergi dairesinden esnafa gelen havale için savunma istediler. Ne güzel değil mi? Niye anlattım bunu? En ufak bir işlemde bile denetim mekanizması en küçük bir esnafa bile aslında çalışabiliyor, vatandaşın bir borcu gecikse kapısına tebligatla dayanabiliyorsunuz, esnafın vergisi aksasa faiziyle tahsil ediyorsunuz, herhangi bir vatandaş en küçük hatasında denetimin, hukukun bütün ağırlığıyla karşı karşıya kalıyor. E, peki, binlerce yatırımcının birikimi erirken milyarlarca işlem ve olağan dışı kazançlar gündeme geldiğinde kim ya da kimler hesap veriyor? Çok acı ama şu ana kadar olanları ve yapılanları ibretle izliyoruz. Peki, hukuk herkese eşit mi işliyor, AK PARTİ'sine yakın olanlara başka, millete bambaşka bir hukuk sistemi mi var ülkemizde? Yine çok acı ama bunu da ibretle izliyoruz. İnsanlar bugün yalnızca parasının ne kadarını geri alacağını değil, bu noktaya nasıl gelindiğini ve kayıpların gerçek sorumlularına ulaşılıp ulaşılamayacağını soruyor. Önümüzdeki teklif bu belirli fonların tasfiyesi ve hukuka aykırı elde edilen değerlerin geri kazanılması için 9 maddelik özel bir düzenleme ancak bu bütün yatırımcıların parasının ödeneceği veya kişi başına 1 milyon liranın garanti olduğu anlamına gelmiyor; ara ödeme, fonun tasfiye varlığına, yatırımcının hesaplanan net yatırımına ve Kurulun belirleyeceği koşullara bağlı.

Arkadaşlar, yatırımcıları doğru net bir şekilde bilgilendirmeliyiz, ödeme miktarı, zamanı ve şartları belirsiz bırakılırsa mağduriyetler azalmaz, aksine büyür. Üstelik bu düzenleme yalnızca belirlenen formları kapsıyor, gelecekteki benzer krizlere karşı genel ve kalıcı bir koruma sistemi kurmuyor.

Değerli milletvekilleri, bu kriz bir gecede ortaya çıkmadı. 26 Şubat 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olağan dışı fiyat hareketleri ve manipülasyonlarla ilgili, şüpheli hareketlerle ilgili kurumlara yazı gönderdi. Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu 22 Ekim 2025'te finans piyasalarındaki manipülasyon tehlikesine karşı yetkilileri uyardı. Buna rağmen risk büyüdü, kriz patladı ve fonlar tasfiye noktasına geldi. Buradan iktidara soruyorum: SPK, Borsa İstanbul, Takasbank, MASAK ve ilgili diğer kurumlar hangi uyarıyı ne zaman gördü ve ne zaman müdahale etti? İktidar yalnızca tasfiye düzenlemesi hazırlayarak bu sorumluluktan kaçamaz; denetimin nerede aksadığını, uyarıların neden sonuç vermediğini de açıklamak zorundadır.

Teklif, SPK'ye varlıkların değerlemesi, satış yönetimi ve ödeme sırası konusunda geniş yetkiler veriyor, bazı varlıkların borsa dışında satılmasına da izin tanıyor. Bu yetkiler bağımsız değerleme, açık itiraz yolları ve düzenli kamu raporlamasıyla dengelenmelidir, aksi hâlde tasfiye süreci yeni bir belirsizlik ve güvensizlik yaratabilir.

Teklif, hukuka aykırı şekilde fondan çıkarılan değerlerin ve sorumluların mal varlıklarının takip edilmesini öngörüyor fakat tasfiye öncesinde olağan dışı kazanç elde edenlerin iadesi zorunlu değil, isteğe bağlı. Fonda kalıp kaybı üstlenen yatırımcıya net yatırım hesabı uygulanırken erkenden çıkıp olağan dışı kazanç elde eden kişiye "İstersen geri ver." denilmesi sizce adalet mi? Haksız kazanç sahibinin vicdanına bırakılamaz; hukuki güvenceyle tespit edilmeli ve geri alınabilmelidir.

Komisyonda, tasfiye ve tahsilatın düzenli açıklanması, Sayıştay denetimi, küçük yatırımcıların durumunun ne olduğunun ele alınması ve tahsilat geldikçe ek ara ödeme yapılması yönündeki tüm öneriler reddedildi. Madem süreç şeffaf işliyor, neden şeffaf ve bağımsız denetim güvencelerine karşı çıkılıyor? Neden kriz öncesinde etkisi yalnızca fon pay sahipleriyle sınırlandırılıyor? Masumiyet karinesi, kamu kurumlarının görevini sorgulamaya engel değildir

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

136 konuşma daha · 21 Ekim 2026

Günün kaydı →
136 konuşmanın tamamı →